İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2026/216 K.2026/227

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2026/216Karar2026/227Tarih12 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.311 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/216 - 2026/227
Dosya no
2026/216
Karar no
2026/227
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2025
Numarası
2024/479 Esas - 2025/1051 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
16/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.311 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

22.07.2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Gazi Caddesi 117-A önünden park halindeyken dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hareket etmesi sonucu aracın ön kısımlarıyla, müvekkili ...'nun yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, Ankara Şehir Hastanesi'ne kaldırıldığını, vücudunun çeşitli yerlerinde kırık ve yaralanmalar meydana geldiğini, eski sağlıklı günlerine dönme ihtimalinin bulunmadığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, sürekli bakım ihtiyacı bulunduğunu, kazanın oluşumunda davalı ...

Sigorta A.Ş.'ye 135035407 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın ikame edilmesinden önce uğranılan zararların tazmini için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 40.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 08.05.2024 tarihli dilekçesinde, 40.000,00TL'lik maddi tazminat talebinin 38.000,00TL'sinin sürekli iş göremezliğe, 1.000,00TL'sinin geçici iş göremezliğe, 1.000,00TL'sinin ise bakıcı gideri tazminatına ilişkin olduğunu açıklamıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi il sigortalı bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu poliçede yazılı limitlerle sınırlı olduğunu, davadan önce müvekkili şirket tarafından ibraname mukabilinde davacı vekiline 29.11.2022 tarihinde 68.630,00TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafın imza ettiği ibraname ile haklarından feragat ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi halinde reddi gerektiğini, davacı tarafın maluliyet oranına itiraz ettiklerini,

maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan, kusur durumunun netleşmesi için de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yahut gelir bağlama işlemi yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini, mevcut kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hesaplamada asgari %20 oranında indirim uygulanması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği üzere, davacının oluşan maluliyetine göre sürekli işgöremezlik tazminatı zararının ödeme tarihindeki verilere göre karşılandığı, bakiyesinin bulunmadığı, geçici işgöremezliğinin ve bakıcı ihtiyacının bulunmaması sebebiyle bu yönde bir zararının da bulunmadığı gerekçesiyle; “Davacı yanın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebinin ayrı ayrı reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigorta şirketinin davadan önceki ödemesine esas maluliyet raporunda %3 malul olduğunun belirtilmesine rağmen mahkemece alınan raporda %1 malul kaldığı yönündeki tespitin doğru olmadığını, maluliyetinin daha yüksek olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olduğu anlaşılan davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep edilmiş, yerel mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Türk Hukuku'nda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114/1-ğ maddesi uyarınca, teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.

MÖHUK’un 48/2 maddesinde ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, Kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.

Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17. maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Yine, "Yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları" düzenleyen 5484 Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 88. maddesinde; "(1) Uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklılık şartından muaftır. (2) Başvuru sahibine, başvurusu reddedilen veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilere sağlanan hak ve imkânlar, Türk vatandaşlarına sağlanan hak ve imkânlardan fazla olacak şekilde yorumlanamaz." düzenlemesi getirilmiş ise de, ilgili düzenlemede aynı Yasa kapsamında, "geçici koruma" kapsamında bulunanların istifade edebilmesi "uluslararası koruma statüsünde" olması halinde mümkün görülmektedir.

Eldeki dosyada, davacının Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup, dosya kapsamından, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.

Nitekim, davacı tarafından sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemli olarak Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan ve Dairemizde istinaf incelemesinde olan sürücü ve işleten hakkında açılan davada teminat alınmak suretiyle davaya devam edildiği görülmüştür.

Bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, HMK'nın115/2. maddesi gereğince teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.

Kabule göre ise; davacı, sigortaya başvururken ibraz ettiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen rapor ile mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlar arasında aynı arazlar nedeniyle farklı maluliyet oranlarının tespit edildiği, bu haliyle maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-(4). maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, teminata ilişkin dava şartı ve kaza nedeniyle davacının maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/11/2025 tarihli, 2024/479 Esas - 2025/1051 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a- (4). maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2026/216, K. 2026/227, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/216
Karar No
2026/227
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2026/216 K.2026/295
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2026/216 K.2026/226
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2026/216 K.2026/368
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/217 K.2026/461
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/217 K.2026/153
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2026/217 K.2026/255

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.