KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Dosya no
- 2023/588
- Karar no
- 2023/644
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2022
- Numarası
- 2022/56 E. 2022/673 K.
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
...
VEKİLİ
DAVALI : ... - ... ... VASİ : ... - ... ...
VEKİLİ
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 02/03/2023
KARARIN YAZIM TARİH : 04/03/2023
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesi nedeniyle düzenlenen bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, "davanın HMK'nın m. 114/1-c hükmü uyarınca görevsizlik nedeni ile usulden reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından, davanın kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olduğu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı, ödünç sözleşmesinin dava konusu olmadığı, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istediği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK.'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK.'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı, takibe konu senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuş, davalı taraf ta borç olarak verildiğini savunmuş olup, davada temel borç ilişkisine dayanıldığı, uyuşmazlığın, kambiyo hukukundan kaynaklanmadığı, anlaşılmaktadır. O halde davanın ileri sürülüşüne ve dosyadaki tüm delillere, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre olayda nispi ya da mutlak nitelikte bir ticari davanın bulunmadığı, dolayısıyla davada görevli mahkemenin, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece verilen görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E-İmzalı Üye ... · E-İmzalı · Üye ... · E-İmzalı · Katip ... · E-İmzalı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/588, K. 2023/644, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama