İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2024/1276 K.2024/981

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasında 09/11/2023 tarihli kararına karşı davacı vekilince 02/12/2023 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;

Esas2024/1276Karar2024/981Tarih21 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.259 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı

Esas No
2024/1276
Karar No
2024/981
Karar tarihi
21 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/11/2023
Dava
Tapu İptali ve Tescil veya Alacak
Karar yazım tarihi
28/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.259 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasında 09/11/2023 tarihli kararına karşı davacı vekilince 02/12/2023 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.11.2015 tarihinden bu yana ... yapımcı firması olarak çalışmakta olduğunu, gerek müvekkilinin müteahhitliği almasının öncesinde ve gerekse aldıktan sonrasında bahse konu kooperatif için yıllara sari olarak bir takım inşaat imalatları yapıldığını, söz konusu imalatların halen devam etmekte olduğunu, bu kapsamda inşaat işlerine devam etmek üzere müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında 27.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını,

ancak sözleşme gerekleri şirket tarafından yerine getirilmediği gibi sözleşme imzalanma sürecine kadar yapılan tüm inşaat işleri hakkında muaraza çıkarılması ve dolan kastı ile hareket edilmesinin söz konusu olduğunu, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili davacının 2 adet tapu kaydından birisini ... şirketine devretmiş, bu şirketin ise dava dışı ... devir ve temlik ettiğini, ancak söz konusu şirketin sözleşme edimlerini hiçbir şekilde yerine getirmediğini, üstelik işi yapmak bahanesiyle inşaata gelen elemanlarının hırsızlık yaptığını, söz konusu şirket tarafından yapılmış ve teslim tesellüm tutanağı ile teslim edilmiş,

geçici veya kesin olarak kabul edilmiş hiçbir iş bulunmadığını, hakeza söz konusu şirket tarafından müvekkili şirkete kesilmiş fatura, irsaliye, tediye makbuzu türünde hiçbir belge de bulunmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları esas davada incelendiği takdirde durumun vuzuha kavuşacağını, söz konusu şirketin sözleşme kapsamında olmak üzere işe başlamadığını ve hiçbir faaliyet göstermediğini, yapılan ve tamamlanan hiçbir iş bulunmadığını, bununla birlikte;

şirket her ne kadar 1 adet tapu kaydı aldığını beyan etmiş olsa da 18.05.2018 tarihli ibraname başlıklı yazı ile 2 (iki) adet villa tapusunu aldığını beyan ve ikrar ettiğini, şirket sözleşmenin 13. Maddesi (d) fıkrasında Örnek Daire yapma şartını yerine getirmediğini, şirket sözleşmenin 13. Maddesi 1. Fıkrası gereği 173/1 T1 bağımsız bölüm numaralı villanın devri ile birlikte ödenmesi gereken 125.000 TL miktarlı ödemeyi yapmadığını, şirket tarafından yapıldığı ileri sürülen imalatlara ilişkin hiçbir teslim tesellüm belgesi, tutanak veya fatura/irsaliye bulunmadığını ve olamayacağını,

zira şirket tarafından sözleşme kapsamında yapılmış bir iş olmadığını, şirketin müvekkili şirkete sözleşme kapsamında ödeme yapması gerekmekte olduğunu buna ilişkin olarak ... plaka sayılı aracın kaydını 18.05.2018 tarihli harici satış sözleşmesi ile ... devretmeyi taahhüt ettiğini ve 250.000 TL miktarlı ödemenin müvekkili şirket alacağına mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak bahse konu araç devri şirket tarafından hiçbir zaman yapılmadığını ve ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında ... şirketine tapu devri yapıldığını,

buna göre müvekkili şirkete edim yükümü altında olan ... şirketi taşınmazı ... devretmiş olup bu kişi adına kayıtlı olarak görünmekte olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin bilgisi ve muvafakati olmadan söz konusu taşınmazn ... adına tescil edildiğini, müvekkili şirket ile arsa maliki arasında akdedilen sözleşme noter huzurunda yapılmış olup geçerli olduğunu, buna karşılık bahse konu şirketin hiçbir edim yükümünü yerine getirmediği halde başka müteahhitler tarafından yapılmış olan işleri tamamen kendisi yapmış gibi algı oluşturmak kastıyla alacak davası açtığını, söz konusu davaların Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ...

E sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu kapsamda her iki davanın birleştirilmesinde usul ekonomisi gereği yarar bulunduğunu, davalı haciz sahipleri mülkiyetin aynına bağlı olarak işlem tesis etmekle yükümlü olduklarını, ancak mülkiyetin müvekkili şirkete ait olup taşınmazın tapu iptal ve tescili bahsinde haciz sahiplerinin de hacizlerinin kaldırılması gerektiğini, şayet taşınmaz satışı yapılmışsa; satış bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi mülkiyet gereği olduğunu, davalı Antalya Gayrimenkul Satış Dairesi ...

E sayılı dosyası ile alacaklı göründüğünü belirterek, davanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile işbu davanın birleştirilmesine; ... Ada, ... Parsel, ... Blok ... Bağımsız Bölüm numaralı kat irtifaklı taşınmaz tapu kaydının iptali ile müvekkil şirket adına tüm hacizlerden ari olarak tesciline ve taşınmaz satışı yapılmışsa satış bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş;

Cevaba cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmazda müvekkili şirkete edim yükümü altında olan ... şirketi taşınmazı ... devretmiş olup bu kişi adına kayıtlı olarak görünmediğini, dolayısıyla müvekkillerinin bilgisi ve muvafakati olmadan söz konusu taşınmazın ... adına tescil edildiğini, müvekkili şirket ile arsa maliki arasında akdedilen sözleşmenin noter huzurunda yapılmış olup geçerli olduğunu, buna rağmen taşınmazın icraen satıldığını ve eldeki davanın açılmasının icap ettiğini, taşınmaza ilişkin bütün haciz ve satış işlemlerinin yolsuz bir tasarruf işlemi üzerine inşa edildiğini,

taşınmaza ilişkin satış gerçekleştiği takdirde fazlasıyla mağdur olan müvekkili şirketin zararının nasıl karşılanacağının ise muamma olduğunu, yolsuz tescile dayalı 1.500.000 TL bedelli satış işlemi gerçekleştiğini ve bu satışa ilişkin ... açtığı ihalenin feshi davası bulunmakta olduğunu, eğer ihalenin feshine karar verilmezse bu yolsuz tescil ve hacze dayalı olarak ihale satış bedelinin davalıya ait olacağını, böyle bir durumda taşınmaz bedelinin de taraflarına ödenmeyecek olup, yeni bir yargılama ile o bedeli de tahsil etmeye çalışacaklarını, böyle bir halde hukuki güvenlik ilkesi zedeleneceğini, TMK m.1023'e göre;

tapu kütüğündeki tescile iyi niyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağının ifade edildiğini, ancak burada dikkat edilmesi gereken husus önemle belirtmek gerekir ki tescile güvenerek ayni hak kazanan kişinin hakları korunmadığını, şahsi haklarda tapu siciline güven ilkesi uygulanmayacağından (TMK 1023), üçüncü kişilerin iyiniyetle iktisap savunmasına imkan vermeyeceğini, maddede iyi niyetle iktisabı korunan hak ayni hak olduğunu, haczin tapuya şerhinden sonra iyiniyetle olsa bile ayni hak kazanımı mümkün olmadığını,

haczin tapuya şerh edilmesinden önceki hacizli mal üzerindeki ayni hak kazanımlarının korunacağını ve bu ayni hakların alacaklıya karşı da geçerli olduğunu, şahsî hakkın, hak mevzuu üzerinde borçlu vasıtasıyla tesis edilebileceğini, bu sebepledir ki haciz işlemi de bir şahsi hak olup haczin şerhi de haczi ayni hak niteliğinde bir hak yapmayacağını, yargılamaya konu taşınmazda da ayni hak, müvekkili şirkete ait olup, hukuk düzeninde hakkı korunması gereken tarafın haciz koyan 3. Kişiler olmadığını, hukukumuzda borçlunun zannedilerek haciz konulan taşınmazda, asıl taşınmaz sahibinin tekrar hakkını isteyebildiği durumlar olduğunu,

ancak haciz koyanın iyiniyetli olduğu gerekçesiyle ayni hak sahibine karşı haklarının korunduğu bir durumun söz konusu olmadığını, bu sebepledir ki, söz konusu taşınmazlar üzerindeki hacizlerin TMK m.1023 kapsamında korunamayacağını, yolsuz tescilin tapudan terkini sağlandığı durumda TMK m. 1023 dışında bulunan tüm hakların ortadan kalkacağını, madde hükmüyle söz konusu durumlarda korunan hakların sınırlı olarak sayıldığını, kanunun lafzı dışına çıkılarak bu hakların genişletilmesinin mümkün olmadığını, eğer ki tapudaki devir hukuka uygun şekilde gerçekleşseydi haciz koyanın kötü niyetli olduğuna dair bir delil sunmaları gerekeceğini,

müvekkili şirket nezdinde Noter huzurunda Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığı ve dava konusu taşınmazın bu kapsamda sözleşme konusu olduğunu, yine şirket ile müvekkili şirket arasında sözleşme yapıldığı konularında ihtilaf bulunmadığını, ancak ayni hak sahibi olan müvekkilinin uzun süren yargılamalarla mağduriyeti artmakta, ayrıca taşınmazın şu aşamada yolsuz tescile dayalı hacizle satılması da önlenemez sorunlara sebep olacağını, kamu düzeni ile toplumun huzur ve güvenliği tehlike ve karışıklığa maruz kalacağını,

davanın sonuçlanmaması halinde kanuna dayanmayan yolsuz işlemin sonucunda yapılan diğer işlemlerin yolsuz tescilinin haklı yapacağını, yolsuz bir işlemin korunması gibi bir durum hiçbir hukuk düzeninde söz konusu olmadığını bildirmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Şti ve sahibi ... alacağı 750.000 TL için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine istinaden borçlunun muvazaalı olarak ... isimli üçüncü kişiye devretmiş olduğu davaya konu gayrimenkulü tespit ettiğini ve Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosya ile tasarrufun iptali davası açtığını, yapılan yargılama sonunda müvekkilinin icra dosyası miktarı üzerinden muvazaalı olarak devredilen taşınmaz için müvekkiline cebri icra satış yetkisi verildiğini, müvekkili davalının bunun üzerine Antalya Gayrimenkul Satış Dairesi ... sayılı dosya ile satış işlemlerine başlamış ilgili gayrimenkulün 14.11.2022 tarihinde 1.500.000 TL ye ihale alıcı ... satıldığını, akabinde taşınmaz maliki ... tarafından ihalenin feshi davası açılmış olup dosyanın şuan Yargıtay aşamasında olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle ilgili taşınmazın maliki olmalarının söz konusu olmadığını,

taşınmazın maliki olmadıkları da gözönüne alınarak davada taraf gösterilmelerinin usule aykırı olduğunu, davanın öncelikle usulden reddini talep etmiş;

İkinci cevap dilekçesinde özetle; yargılamaya konu olayda, yolsuz tescil teşkil edecek hiçbir durum bulunmadığını, taşınmazların cebri icra yoluyla satılması ve ihaleyi kazanan tarafın bu malı edinmesi, öncelikle ihale yoluyla edinimin bir tür tescilsiz iktisap hali olup özel hukuk sözleşmesine dayanmadığını, bu tür bir edinimin hukukî dayanağı, alıcı ve satıcının serbest iradesi değil; icra dairesinin kamusal yetkisi ve buna istinaden gerçekleştirilen bir cebri icra tasarrufu olduğunu, işbu davaya konu taşınmazın.

Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda cebri icra satış yetkisi verilerek iyi niyetli üçüncü kişiye iktisap ettirildiğini, tapu sicilinde tescilde iyi niyete dayanarak ayni hak ya da mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımının geçerli olduğunun Medeni Kanunda yer almadığını bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih, ... E. ... K. sayılı kararı ile; Ticaret Sicil kayıtlarında davalının tacir kaydının bulunmadığını, esnaf kaydının bulunduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu, davalının tacir olduğuna dair dosyada başkaca herhangi bir delilin de mevcut olmadığını, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığını, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine, davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili 02/12/2023 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak taraflarınca tapu iptal ve tescil talebiyle Antalya 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dava ikame edildiğini, söz konusu davanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

E sayılı dosyasıyla birleştirildiğini, dava halen devam etmekte olup derdest olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinde haciz sahibi olan fer'i nitelikteki hak sahibi durumunda olan işbu davanın davalısı ... hakkındaki davada aynı şekilde tapu iptal ve tescil talep edildiğini ve Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

E sayılı dosyasıyla birleştirme istendiğini, ancak İlk Derece Mahkemesi birleştirme konusunda 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından muvafakat verilmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiğini, oysa ticari nitelikteki davayla birleşme kararı verilmesi gerektiğini, Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

E sayılı dosyasında devam eden davaya bağlı ve fer'i nitelikte olan hacze dair eldeki davanın birleştirilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın ortadan Kaldırılmasına, işbu davanın Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir.

Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Dava dilekçesindeki açıklamalar ile iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamından, davalı tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın, TTK. nun 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK. nun 353/1-b-1. maddesi uyarıca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı usul yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE;

2- Alınması gerekli 1.169,40 TL. maktu istinaf karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL. harcın mahsubu ile bakiye 899,55 TL. istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3- Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5- İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

6- Kararın yerel Mahkemesince taraflara tebliğine;

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/05/2024

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1276, K. 2024/981, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1276
Karar No
2024/981
Tarih
21 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1281 K.2024/1310
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1292 K.2024/1311
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1299 K.2024/648
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1308 K.2024/1301
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1313 K.2024/719
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1314 K.2024/721

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.