KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1038
- Karar No
- 2021/1638
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18/02/2020
- Davanın konusu
- Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle
- Yerel mahkeme kararı
- Davanın reddi
- Yazım tarihi
- 05/10/2021
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır Almanya da çalıştığını, uzun yıllar önce davalı kooperatife üye olduğunu, aidatlarını yatırdığını, görevini yerine getirdiğini, kooperatifin taşınmazının da satıldığını, müvekkilinin de satılmasını istediğini, müvekkilinin bu nedenlerle kooperatiften istifa ettiğini, Antalya 3. Noter ... sayılı 25/11/2016 günlü ihtarnamesi ile kooperatif hissesi karşılığı oluşan değerin kendisine ödenmesini kooperatiften istediğini, ancak davalı kooperatifin istifanın kabul edilmediğini para ödemesi yapamayacaklarını bildirdiğini, davalı kooperatifin kabul etmeme hakkı ve imtiyazının olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalı kooperatiften alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, söz konusu satış işlemini yapan kooperatif üyelerin zarara uğratanlar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde zimmete, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, Antalya 27.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyaları marifetiyle yargılamaya başlanmış olduğunu, ceza dosyalarının derdest olarak bulunduğunu, bunun yanı sıra yapılan satışın iptali amacıyla satın alan üçüncü şahıs ...
A.Ş aleyhine Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası marifetiyle tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu davanın da hala derdest olduğunu, ana sözleşme gereği kooperatifin zaten yapı kooperatifi olarak kurulduğunu, bu durumda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması gerekirken kooperatife ait olan arsanın satışa çıkartılmasının usule ve ana sözleşmeye zaten aykırı olduğunu, bunun yanı sıra daha önceki yönetim tarafından dağıtılan paraların üyelerde alınması amacıyla icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takiplerine yapılan itirazlar kapsamında açılan itirazın iptali davalarının da devam ettiğini savunarak,
davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının 28/11/2016 tarihinde istifa ettiği, 2016 yıl sonu bilançosunun 07/05/2017 tarihinde toplanan genel kurulunda yapıldığı ve aynı genel kurulu izleyen bir ayın bitimi olan 07/06/2017 tarihinde çıkma payı alacağı muaccel olacağı, buna rağmen davanın 17/03/2017 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibari ile ayrılma alacağının muaccel olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kooperatifler Kanununun 17. Maddesine göre her yılın başında 6 ay içinde genel kurulun yapılması gerektiğini, kooperatif yönetimin genel kurulu Ocak ayında yapmayarak zararlarına sebep olduğunu, ortaklara yapılacak olan iadenin kooperatifin kesin borcu olduğunu, bilançonun onayına gerek olmadığını, kooperatifin borcu ödemeyeceğini açıkça bildirdiğini, 2017 tarihinde yapılan genel kurulda alacağın yer almadığını, kooperatifin ödemeyi keyfi olarak geciktiremeyeceğini, mahkemenin kabulüne göre de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatiften alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacak miktarının ne olduğu konusunda toplanmaktadır.
DELİLLER
1-Beyan dilekçeleri,
2-Cevabi müzekkereler,
3-Bilirkişi raporu,
4-Dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğinden çıkan ortak tarafından açılan alacak davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesinde "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." hükmü düzenlenmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/1. maddesinde "Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. (Ek cümle: 18/6/2017-7033/9 md.) Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Dosya kapsamının incelenmesinden, davacının 28/11/2016 tarihinde davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, 2016 yılı bilançosunun 07/05/2017 tarihinde toplanan genel kurulda yapıldığı, aynı genel kurulu izleyen bir ayı bitimi tarihi olan 07/06/2017 tarihinde davacının çıkma payı alacağının muaccel olacağı, dava tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin alacağın varlığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili, mahkemenin kabulüne göre davanın usulden reddinin gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince dava erken açıldığı, dava tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiştir. Dava hakkı dava şartı olup, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1038, K. 2021/1638, 4 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama