KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1103
- Karar No
- 2021/1657
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13/05/2019
- Davanın konusu
- Alacak
- Yerel mahkeme kararı
- Davanın kabulü
- Yazım tarihi
- 08/10/2021
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı cari hesap ekstresinde görünen faturalara dayalı malları davacı şirketten satın aldığını, davalı şirketin davacı şirketten almış olduğu malların bedelinin bir kısmını nakit, bir kısmını da çek veya senet vererek ödemekte iken, bu şekilde işleyen cari hesap şeklindeki ticaret kapsamında borcuna karşılık olmak üzere davalının 24/04/2006 düzenleme tarihli, 01/06/2006 vade tarihli 6.915,00.-TL bedelli, 01/07/2006 vade tarihli, 6.915,00.-TL bedelli senet ve 01/08/2006 vade tarihli,
6.920,00.-TL bedelli 3 adet senedi davacı şirkete düzenleyerek imzalı ve şirket kaşeli olarak gönderdiğini, davacı şirketin de bu senetleri tahsil için 01/05/2006 tarihinde ... Bankası Denizli Şubesine teslim ettiğini, ...Bankasınca davalıya senetlerin şubelerine ödenmesi hususunda ihbar mektubu gönderildiğini, senetlerin vadesi geldiğinde ödenmediğini ve protesto olduğunu, ilk iki senedin Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyadan icra takibine konu edildiğini, davalı şirketin Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamına konu dosyadan takibe konu senetlerdeki imzaya itiraz ettiğini, Mahkemecede Denizli 3.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takibin durdurulmasına karar verildiğini, ayrıca asıl alacağın %20'si oranında tazminatı davalı tarafa ödemelerine ve asıl alacağın %10'u oranında para cezasını hazineye ödemelerine karar verildiğini, davalı tarafın senetlerdeki imzaya itirazı üzerine davalı hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olduklarını ve Denizli 8.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ...
Karar sayılı 18/11/2011 tarihli karar ile davalı şirket yetkilisi sanık hakkında hapis cezası verildiğini belirterek, 13.830,00.-TL alacağın senetlerin vade tarihi olan 01/07/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2011 tarihli ... Esas ...
Karar sayılı ilamı ile davacının davalıya ödemesine karar verilen asıl alacağın %20'si oranında tazminatın ve asıl alacağın %10'u oranında hazineye ödenecek para cezasının İİK'nun 170. madde son fıkrası hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesini, ayrıca %20 tazminatın ve %10 para cezasının tahsilinin ve icra takibinin dava kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığından ceza yargılaması sırasında senetlerin davalı şirketin yetkilisi tarafından düzenlenip davacıya ulaştırıldığı, senetler üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisi dışında diğer kişilerin senet vermesinde herhangi bir menfaatin olmadığı tespit edilmekle davalının imza itirazının haksız olduğu, senetlerin davalı şirket tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiği,
mahkememizce kabul gören bilirkişi raporunda da davacının dava konusu senetleri kendi ticari defterlerine kaydettiği ve bu senet bedelini davalının borcundan mahsup ettiği davacının defter ve kayıtları ile sabit olup, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiye bir itirazının bulunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının kapanış tasdiki yapılmadığından, TTK kapsamında usulüne uygun tutulmadığı, lehine delil teşkil etmeyeceği anlaşılmışsa da, ticari defter ve kayıtlarına göre, 11.04.2007 tarihi itibariyle davalı şirketin cari hesap bakiye borcunun 18.190,82.-TL olduğunun saptandığı,
davalı usulüne uygun verilen kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri bildirmediği anlaşılmakla davalının defter ibrazından kaçındığı ve HMK'nun 220/3 maddesi amir hükmü gereği davacının defter ve kayıt içeriğini kabul ettiği, Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile hükmedilen tazminat ve para cezası kendiliğinden ortadan kalkacağı gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamındaki hükmedilen kötüniyet tazminatı ve para cezasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması davasından sonra alacaklının genel mahkemede açtığı alacak davasında davanın kabulüne karar verilmesi halinde icra hukuk mahkemesince hükmedilen kötüniyet tazminatı ve para cezasına ilişkin hükmün kaldırılıp kaldırılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLER
1-Beyan dilekçeleri,
2- Denizli 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,
3-Denizli 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,
4-Denizli 8.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası,
5-Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası,
6-Bilirkişi raporu,
7-Dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 170/son maddesinde, "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacak-lıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar" hükmü düzenlenmiştir.
İİK'da genel mahkemede dava açan alacaklının haklı olduğunun anlaşılması halinde para cezasının kalkacağına dair hüküm var ise de, kötüniyet tazminatı yönünden kanun boşluğu bulunmaktadır, ancak alacaklının hem alacaklı olup, hem kötüniyetli olması hukukun genel prensiplerine aykırı olacağından bu boşluğun hakim tarafından doldurulması gerekmektedir.
Her ne kadar icra hukuk mahkemesince davalının itirazının kabulüne karar verilmişse de, genel mahkeme tarafından alacaklı lehine hükmedildiğinden İİK'nın 170/son. maddesi uyarınca alacak aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı ve para cezasının kaldırılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1103, K. 2021/1657, 8 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama