KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2207
- Karar No
- 2022/1581
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 09/10/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 08/11/2022
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin şirket yetkilisi olduğu şirket kayıtlarına göre borcun sabit olduğunu, şirket kayıtlarında yer alan 30/11/2017 tanzim tarihli ... sıra nolu irsaliyeli faturada borcun açıkça belli olduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın görevli Mahkemede açılmadığını, davacının "..." unvanı, ... sicil numarası ile ticaret siciline kayıtlı işletme olduğunu, tarafların tacir olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, tarafların ...'a şirket üzerinden iş yapmak için 31/10/2017 tarihinde anlaştıklarını, ...'ın işlerinde kullanabileceği deposu olmadığı için süreçte yapılacak işler için ...
Mahallesinde bulunan ofisin kullanıldığını, ofis de bulunan ön muhasebe çalışanın da tarafların ön muhasebe işlerini yürüttüğünü, davaya konu 30/11/2017 tarihli ... nolu faturanın müvekkilinin talebi olmadan davacının kendi isteği üzerine binaen düzenlenerek kesildiğini, taraflar arasında satış sözleşmesi yapılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin ticari defterlerine kayıt yapılmadığını, BA-BS form kayıtları olmadığını, müvekkilinin isteği dışında kesilen faturaya istinaden davacı tarafın alacağının olmadığını, faturanın teslim alındığına dair ibare bulunmadığını, şirket tarafından hiçbir onay, imza veya kaşe vurulmadığını,
müvekkilinin faturada belirtilen malzemelerin hiçbirini teslim almadığını, davacı ile ... Hizmet yetkilisi olan ... ve müvekkili arasındaki anlaşmanın uyuşmazlıklar nedeniyle sona erdiğini, 01/03/2018 tarihli fesih sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre.
5 aylık süreçte yapılan çalışmaların beklentileri karşılamadığı için sonuçsuz kaldığını, ...'a 30.000,00 TL nakit ödendiğini, 5 aylık giderin karşılığında ...'nın ve müvekkilinin ...'a 20.000,00 TL ödeyeceği, bunun için ...'ın ... plakalı ... üzerindeki rehni kaldırması gerektiği, ...'ın rehni kaldırmayarak anlaşmaya uymadığını ve icra yolu ile araca el konulduğunu beyanla haksız ve kötü niyetli davanın reddini ve davacı yanın %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu ile icra takibine dayanak faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre ispat yükü davalı tarafa icra takibine dayanak faturadaki inşaat malzemelerini satıp teslim ettiğini ileri süren davacı taraftadır.
Davacı taraf dava değeri göz önüne alındığında davalı tarafa dava miktarı kadar mal satıp teslim ettiğini yazılı deliller ile ispatlamalıdır. Ancak davacı tarafça buna ilişkin herhangi bir teslim belgesi veya sevk irsaliyesi sunulamamıştır. Dava tarihi de 6100 Sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonradır. Davacı taraf açıkça yemin deliline de dayanmamış olduğundan karşı tarafa yemin teklif etme hakkı da hatırlatılamamıştır.
Buna göre ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturanın müvekkiline ait ticari defterlerde bulunduğunu, kayıtların müvekkili lehine delil oluşturduğunu, ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davalının davaya konu faturadan haberdar olmasına rağmen 8 günlük yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini, dolayısıyla itiraza uyulamayan fatura ile malın teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, faturaya konu malı davalı çalışanı ve tanıkları olan ...'ya teslim edildiğini, faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olması,
davalının ticari ilişkiye inkar etmemesi nedeniyle bu durumun yazılı delil başlangıcı teşkil ettiğini, adı geçen tanığın dinlenilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının ticari ilişkiyi kabul etmesi nedeniyle ispat yükünün davalıda olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının alacaklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TMK 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup işbu davada ispat yükü alacaklı olduğunu ispat eden davacıya aittir. Akdi ilişki kanıtlanmadığı sürece alacaklının borçlu adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı görünmesi alacaklının alacağını ispat edebilmesi için yeterli olmayacaktır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
hükme esas alınan 18/02/2020 havale tarihili mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, icra takibine ve davaya konu faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmamasına, Pamukkale Vergi Dairesinin 21/10/2019 tarihli cevabi yazısında davalının işletme hesabına göre defter tutması nedeniyle BA formu bildirim zorunluluğunun bulunmamasına, irsaliyeli faturada teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunmamasına, davacının akdi ilişkiyi ve mal teslimini usulüne uygun ve kesin delillerle ispat edememesine,
davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2207, K. 2022/1581, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama