KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2022
- Dosya no
- 2020/2232
- Karar no
- 2022/1976
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10/03/2020
- Numarası
- 2018/941 (E) 2020/165 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen, yukarıda ve tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili ...'ın yolda karşıdan karşıya geçerken dengesini kaybederek yere düştüğünü, o anda davalıların işleteni ve trafik sigortacısı bulundukları ... plaka sayılı aracın adı geçen davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek davacı ... yönünden belirsiz alacak davası şeklinde maddi tazminat ile 70.000 TL manevi tazminat, ... yönünden ise 30.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 7.834,91 TL geçici iş göremezlik ve 32.334,40 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın kararda belirtilen faiz başlangıç tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek adı geçen davacıya ödenmesine, davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili; maddi tazminat yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi manevi tazminat davası bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili; dava öncesinde yapılması gereken başvurunun usulüne uygun bir şekilde yapılmadığını, bu nedenle temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını, KTK'nın 68/a ve b bentleri ile yönetmeliğin 138/b maddesine göre davacının kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu, maluliyet oranının iş kolu tespit edilmeden hesaplanmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararından kaynaklı sorumluluklarının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuş ise de 10/03/2020 tarihli karar ile istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan ATK tarafından düzenlenen 18/10/2019 tarihli kusur raporu ve 14/11/2019 tarihli maluliyet raporunun HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, denetime elverişli düzenlenen bilirkişi raporlarının hüküm vermek bakımından yeterli olduğu, ilk derece mahkemesinin kusur ve maluliyet durumuna ilişkin kabul şeklinin usul ve yasaya uygun olduğu, dava öncesinde yapılan başvuru kapsamında sunulan belgelerin başvurunun usulüne uygun sayılabilmesi için yeterli olduğu,
türü kamyonet, kullanım şekli yük nakli olan sigortalı aracın ticari nitelikte oluşu nedeniyle avans faizi hükmedilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmektedir.
Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır.
Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/...'nın geçici iş göremezlik zararından sorumluluğu devam etmektedir. Bu yöne ilişkin mahkeme kabulünde de herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Buna göre davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi. Davacı ... bakımından açılan maddi tazminat davasında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi manevi tazminat davasında ihtiyari dava arkadaşı konumundaki davacıların her bir için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
15/11/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2232, K. 2022/1976, 15 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama