KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1274
- Karar No
- 2024/391
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 07/01/2020
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Yazım tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili. 04/08/2016 tarihinde ... güzergahında, ... Mahallesi, ... Mevkiinde davacı kooperatife ait araç sürücüsü ... yönetimindeki .... plakalı aracın tek taraflı yaptığı kaza neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağında meydana gelen kazada araçta bulunan 2 adet ayrı ayrı 1.600 litrelik süt tankerlerinin devrildiği, birinin tamamen döküldüğü,
diğerinin ise yarıya kadar döküldüğü ve ... plakalı aracın sürücüsü konumundaki ... ın 2918 sayılı KTK 'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğine ilişkin tutanak düzenlendiğini, kazaya karışan ve ruhsat sahibi davacı kooperatif olan ... plakalı aracın 30/11/2015 tarihli poliçe ile genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın akabinde sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ve davalı şirket nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını,
sigorta şirketinin cevabi yazısı ile Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.8. maddesine istinaden "taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararlar"ın teminat dışı kabul edildiğini ve davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek 100,00.-TL araçta meydana gelen hasar bedeli ve 25,00.-TL zayi olan yük (emtia) bedeli olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile ilk etapta 125,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirtetinden poliçe kapsam ve bedeli ile sınırlı kalmak kaydı ile tahsiline karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince süresinde cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece; "....Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.8 maddesinde "Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar" sigorta teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan poliçe genel şartlarının anılan maddesi ile aracın ruhsatında belirtilen istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşınması halinde oluşan hasar ve ziyalar sigorta güvencesi dışında bırakılmıştır.
Ancak bu istisna hüküm uygulanırken gerçekleşen riziko ile istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşıma arasında uygun nedensellik bağının bulunması aranmakta ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi koşulu ile riziko ve hasarın sigorta güvencesi dışında olduğu kabul edilmektedir. ( Hukuk Genel Kurulu - 2001/11-1109 E., 2001/1108 K.) Mahkememizce kabul gören bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere kazaya sebep olan araç sürücüsünün uyuya kalarak yoldan çıkması ile sebep olunan kazada istiap haddinden fazla yük alınması ile rizikonun meydana gelmesi arasındaki illiyet bağının kesildiği,
olayın meydana gelmesine münhasıran aracın istiap haddinden fazla yüklenmiş olduğunun etkisi olduğu hususunda yeterli delil bulunmadığı ayrıca istiap haddine bağlı mekanik arızaya da rastlanılmadığından kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığı, bu nedenle meydana gelen zararın davacı araca ait 30.11.2015 tarihli .... poliçe no.lu sözleşme kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya ait ... plakalı kamyonetin modeli, kilometresi, dosya içerisindeki hasar fotoğrafları ile davalı sigorta şirketi tarafından hazırlanan eksper raporu ve hükme esas kabul edilen 01/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere kamyonetin onarım bedelinin asgari KDV hariç 26.400,00.-TL, ortalama ikinci el piyasa değerinin 28.000,00.-TL, hasarlı haldeki sovtaj(hurda) değerinin 1.600,00.-TL olduğu, onarımının ekonomik olmadığı, pert total kabulünün uygun olduğu, pert nedeniyle uğradığı zararın 26.400,00.-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin tazminat tutarından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Olay sırasında taşınan ve zayı olan süt miktarı sevk irsaliyesinde belirtildiği üzere 2.945 litre olup tarafların bu miktara itiraz etmediği, sütün litre fiyatının 1,037 TL üzerinden hesaplanarak litre fiyatı üzerinden toplam zararın (2.945 lt. X 3,037 TL = 3.053,96 TL ) 3.053,96 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı araca ait 30.11.2015 tarihli genişletilmiş kasko poliçesi incelendiğinde taşınan emtia teminatının 3.000,00 TL olarak belirlendiği dolayısıyla davalı sigorta şirketinin azami emtia teminatı olan 3.000,00 TL tazminat ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.... Davacının dava tarihinden itibaren yasal faizi talebi dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmış, davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin gerekçeli kararında davalı aleyhine hükmedilen nisbi vekalet ücretin yanlış hesaplandığını, toplam alacak miktarının 29.400,00 TL olduğunu, karar tarihi 07.01.2020 tarihi olup vekalet ücreti hesaplanırken 02.01.2020 gün ve ... sayılı resmi gazete yayınlanan avukatlık asgari ücret tarifesinin uygulanması gerekirken tarife gereğince 29.400,00 TL üzerinden hükmedilecek vekalet ücretinin 4.410,00 TL olması gerektiğini ancak yerel mahkemenin vekalet ücreti hesabında hata yapılarak 2019 tarifesi üzerinden hesaplama yaptığını,
buna ilişkin tashih talebinde bulundukları halde yerel mahkemenin 08.06.2020 tarihli ek kararı ile reddedildiğini, yerel Mahkemenin 15.10.2019 tarihli ek kararın kaldırılmasına, yerel mahkemenin gerekçeli kararının vekalet ücreti kısmının kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi yapılan ve davacı Kooperatifin maliki olduğu ... plakalı ticari aracı kullanan şoför .... 03.08.2016 tarihinde saat ..'de direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, trafik kaza tutanağında .. nın "KTK 52/1-b bendi gereği aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine ...trafik durumunun gerektiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 04.08.2016 tarihinde ... karakolda verdiği ifadesinde "araç yolun çukur tarafına gelmesi üzerine araçta bir dalgalanma oldu o anda araçtan bir şey boşa çıkmış olmalı ki direksiyon boşta kaldı..." şeklinde ifade verdiğini, istinaf istemlerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kasko sigortası kapsamında karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, kasko sigortası nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın davalı tarafından tazmininin gerekip gerekmediği, olayın teminat kapsamı dışında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı kabul edilebilmesi için, riziko ile istiap haddinden fazla yük yada yolcu taşıma arasında uygun “nedensellik bağı”nın bulunması ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerekir.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, aşağıda belirtilen bent haricinde İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
meydana gelen kazanın salt istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmamasına böylelikle meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında olmasına ve davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
2-Davacı tarafça vekalet ücretinin yanlış belirlendiği belirtilerek istinaf isteminde bulunulmuş olup, mahkemece kabul edilen dava değerinin 29.400,00 TL olduğu dikkate alındığında, mahkemece bu bedel üzerinden vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1274, K. 2024/391, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama