KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1294
- Karar No
- 2023/818
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/02/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 13/04/2023
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, her ne kadar davalı tarafından müvekkili şirket hakkında müvekkilinin taşeronu olduğu ....Hastanesi inşaatının ihalesi sebebiyle verdiği hizmete bağlı 6 adet iş makinası çalıştırma formu ve bu forma bağlanan ancak müvekkiline teslim edilmeyen faturaya dayalı icra takibine girişilmiş ise de, bu formlarda işi teslim alan olarak imzası bulunan kişilerin müvekkilinin çalışanı olmadığını, davalı alacaklının müvekkiline değil üçüncü bir kişiye hizmet verdiğini, buradan olan alacağını tahsil edemeyince düzenlediği fatura ile müvekkili hakkında takibe giriştiğini, faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını,
iş makinası çalıştırma formlarında imzası bulunan ...un kendi çalışanları olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin nakliye ve vinç taşımacılığı hizmeti verdiğini, davacının taşeron olarak bulunduğu diğer şehir hastanesi şantiyesinde telehandler adlı iş makinası ile davacıya nakliye, indirme, kaldırma ve taşıma hizmeti verdiğini, verdiği hizmete karşılık iş çalışma formları düzenlendiğini, bu formlarda belirlenen ücretin takibe dayanak 02/03/2016 tarih ve .... nolu faturaya konu edindiğini, faturanın davacıya elden verildiğini, belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan husus yapılan işinin bedeli üzerine değil, bu işin davacı hesabına yapılıp yapılmadığı noktasındadır, özellikle davacı tanıklarından birinin “Sigortamız .... üzerinden yatırılıyordu, ... bu şantiyede ....nın alt taşeronu olarak çalışıyordu, talimatları ...den aldım” şeklindeki ifadesi, imzası bulunan ...in gerçekte kendisinin davacı şirket çalışanı olduğunu belirtmesi karşısında bu iş formundaki işlerin davalı tarafından davacı için yapılmış işler olduğu kanaatine varılmıştır. Böylece davacının, davalının gerçekte kendisine verdiği hizmete karşılık her ne kadar düzenlenen formları inkar etse de hizmeti kendisinin aldığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yazılı delil başlangıcı durumu olmadığı halde tanık dinlendiği, ikinci tanık listesi yasağına rağmen ilk tanık listesinde bildirilmeyen tanığın dinlenmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalı şirketin yüklenici şirket olan .... Ltd.
Şti arasında ticari ilişkinin olduğunu, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, bu nedenle davalı defterlerinin lehine delil teşkil etmeyeceğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, faturanın müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, buna rağmen davalı defterlerine itibar edildiğini, formlarda isim veya imzaları bulunduğu belirtilen kişilerin müvekkil şirketin çalışanları olmadığını, bunun ... kayıtları ile sabit olduğunu, mahkemenin uyuşmazlık noktasının tayininde hataya düştüğünü, müvekkili şirket ile ...
Ltd. Şti arasında alt-üst işveren ilişkisinin olup olmadığı ve davalı ile ana yüklenici ... Ltd. Şti'nin aynı ilişki içinde olup olmadığının araştırılmamasının hatalı olduğunu, ispat külfetinin davalıda olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, iş makinesi çalıştırma formlarında gidilecek firma kısmında davacı şirketin adının belirtilmesine,
....un isim ve imzası bulunan formlardaki, ....in imzaların bulunduğu formlardaki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul etmelerine, davacının işçisi olarak çalıştıkları, işin davacı firma adına yapıldığını beyan etmelerine, belge tanığının mahkemece re'sen dinlenebilecek olmasına, 06/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, isimsiz imzaların tanık olarak dinlenen ....in elinden çıktığının belirtilmiş olmasına, davalının faturaya konu hizmeti davacıya sunduğu ve faturadan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
.....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1294, K. 2023/818, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama