KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2398
- Karar No
- 2024/1715
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 24/06/2021
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Müvekkili olduğu şirketin 16/02/2017 tarihinde ...yetkili bayi davalı ...Şti.'nden 3 yıl garantili sıfır ...model ...model...plakalı aracı satış temsilcisi ... aracılığıyla satın aldığını, müvekkilinin önce aracın dizelini sorup fiyatının pahalı gelmesi neticesinde satış temsilcisinin benzinli araca gösterecekleri yerde LPG taktırılabileceğini, söz konusu yerdeki LPG sisteminin araca uyumlu olduğunu, garantinin bu kapsamda devam ettiğini belirtmesi üzerine benzinli araçta karar kılındığını, davalının yönlendirdiği firmada LPG taktırılıp müvekkilince faturanın ödendiğini, aracın davalı ...
LPG taktırılmış olarak teslim alınıp ruhsatın dahi benzinli LPG olarak çıkartıldığını, aracın tüm bakımlarının yetkili servis olan ...da yapıldığını, parça değişimlerinin garanti kapsamında değiştirildiğini, aracın çekiş performansının düşmeye başlaması ve çalışma esnasında ısınana kadar sık sık stop etmeye başlaması neticesinde 28/06/2019 tarihinde servise götürüldüğünde arızanın araç üzerinde fabrikasyon olarak bulunmayan LPG sisteminden kaynaklandığı belirtilerek kendilerinden garanti kapsamında bulunmadığından bahisle 12.281,00-TL bakım ücreti talep edildiği,
bu bedelden davalı yanın sorumlu olması gerektiğinden 12.281,00-TL hasar bedeli ve 50,00-TL değer kaybının 28/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar tacir bulunmakla malda açık ayıp söz konusu olmasa bile malı satım ve teslim alan davacı tacirin 8 gün içinde malı inceletme veya incelettirmekle yükümlü olduğunu, 8 günlük sürenin malın alıcı tarafından satım ve teslim alındığı tarihten itibaren başlayacağını, müvekkili olduğu şirketin de araca LPG takılmasını tavsiye etmediğini, taktırır ise garanti kapsamı dışına çıkacağını, araca LPG taktırmamasını tavsiye ettiklerini, davacıya satın aldığı aracına ilişkin müvekkilince LPG taktırılmadığı gibi araç LPG taktırılmış olarak da davacıya teslim edilmediğini, müvekkilinin aracın ruhsatını LPG'li olarak çıkartmadığını,
davacının kendi isteği ile dışarıda bir firmaya aracına LPG sistemi taktırıp orjinalini bozduğundan garanti kapsamı dışına çıktığını, aradan 3 yıla yakın bir süre geçtikten sonra davacının aracının stop ettiği şikayetiyle davalı servise gelip yapılan incelemelerde LPG sisteminin aracın diğer parçalarında arıza yarattığı anlaşılmakla aracın orjinalinde bulunmayan LPG sisteminin yarattığı arıza bedelinin garantiden karşılanamayacağı ve onarım bedelinin ödenmesi gerektiğinin davacıya söylendiği,
LPG sisteminin yarattığı arızanın bedelini bu sistemi kime yaptırdı ise ondan talep etmesi gerektiğini, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "Davacının, davalı şirketten 16/02/2017 tarihinde araç satın aldığı, garanti belgesine göre, araç garanti süresinin ilk iki yılda kilometre sınırsız, 3.yılda ise 100.000,00 kilometre ile sınırlı olacak şekilde toplam 3 yıl olduğu anlaşılmakla, dava açılış tarihi itibariyle garanti süresi henüz dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Davacının garanti kapsamı içerisinde davalıdan araç satın aldığı, satın alındıktan bir süre sonra lpg sisteminden kaynaklı arıza oluştuğu ve bu arızanın garanti kapsamına girmesi nedeniyle davacı vekili tarafından hasar bedeli ile değer kaybı tazminatı talep edilmiş ve araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu araca lpg-otogaz sisteminin takılmasından dolayı motordaki parçaya zarar verdiği, arızanın lpg sisteminden kaynaklandığı ve gizli ayıp olduğu belirtilmiş ise de, davaya konu aracın geçici tescil belgesinin davalı tarafından düzenlenip yakıt cinsinde benzinli olarak yer alması,
Lpg sisteminin dava dışı ... tarafından takılması, ek garanti belgesi isimli belgede davalının onayının bulunmaması, araç garanti belgesinde yer alan garanti kapsamı dışında kalan durumlar kısmında "Renault teknik onayı olmadan uzman kuruluşlar veya karo-seri imalatçılar tarafından yapılan ek uyarılar(doğalgaz,lpg)" ifadesinin yer alması, lpg ve aracın garantisinin ayrı ayrı yapılması,
dava dışı ...'un davalı firmaya lpg montaj ve proje bedelini fatura etmiş olmasının tüm işlemlerin tek başına davalının gözetim denetim ve bilgisi dahilinde olduğunu ispatlar nitelikte olmaması ve tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Uyuşmazlığa konu araca davalı şirket'in yönlendirmesi üzerine...nezdinde...markasının araçları ile uyumlu LPG sistemi entegre edildiğini, ve aracın benzinli - LPG yakıt cinsi ile ruhsatlanış şekilde davalı şirketten teslim alındığını, yerel mahkeme kararında, araca ilişkin 3 yıllık garanti süresinin devam ettiğinin isabetli bir şekilde vurgulandığını, davalı şirketin garanti ve gizli ayıp hükümleri kapsamında sorumluluğunun doğacağının son derece açık olduğunu, yeni satın alınan araca LPG takılmak sureti ile yapılan dönüşümün,
aracın garantisine etkisi hususundaki bildirim yükümlülüğünün davacı alıcıya değil davalı satış bayiinde olması gereken bir yükümlülük olduğunu, yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca yargılama esnasında tanzim edilen bilirkişi raporunun davayı aydınlatması gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından gerçekleştirilen yargılama esnasında hukuka aykırı, davayı aydınlatma kabiliyetinden yoksun ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna karşı itirazlarının hiç bir suretle gözetilmeksizin hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme tarafından çelişkili tanık anlatımlarına dayanılarak hukuka aykırı bir şekilde hüküm tesis edildiğini,
yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan garanti belgesi kitapçığının, davalı şirketin delil listesinde belirtilmediği gibi, davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde de ibraz edilmediğini, hukukumuzda yürürlükte bulunan katı usul kuralları gözetildiğinde, süresinde ibraz edilmeyen delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, araç satışından kaynaklı araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu aracın geçici tescil belgesinde ve araç faturasında davacı yana benzinli olarak teslim edilmesine, aracın garanti belgesinin davaya konu uyuşmazlığın niteliği gereğince re'sen incelenecek kayıtlardan olup garanti belgesinde de teknik onay alınmaksızın yapılan ek uygulamaların garanti kapsamı dışında olmasına,
araçtaki hasarın sonradan araca takılan LPG sisteminden kaynaklanıp davaya konu aracın imalatından kaynaklı bir ayıp bulunmamasına, davacı yanca dosya kapsamına sunulan reklamların davaya konu araç modeline ilişkin olmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2398, K. 2024/1715, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama