KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2432
- Karar No
- 2024/1699
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24/06/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.631 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmede anlaşmazlıklarda yetkili organın Denizli mahkemeleri olduğunu, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasının borçlusu ....'nin borca konu elektrik tüketiminin gerçekleştiği dönemde ... tesisat numaralı yerin abonesi olduğunu, borca konu elektrik faturasının... adına tahakkuk ettirildiğini, elektrik tüketiminin gerçekleştiği yere ait aboneliğin icra dosyasının borçlusu olan dosyaya itirazda bulunan ... olduğunu, buna rağmen davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının borcu karşılamaya yetecek menkul ve gayrimenkul malları üzerine tedbir kararı konulmasını, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ..sayılı dosyasına yapılan yetki ve borca itirazın iptaline,
takibe kalınan yerden devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının müvekkilinden alacağının söz konusu olmadığını, müvekkilinin Bursa'da faaliyette bulunduğunu, sözleşmeyi dilekçe ekinde sunan davacının güvence bedelini gösteren ek 2 numaralı belgeyi mahkemeye ibrazdan kaçındığını, davacı tarafça müvekkilinden güvence bedeli tahsil edildiği sabit olmakla bu bedel yönünden takas mahsup taleplerinde bulunduklarını, hukuki dayanaktan yoksun ikame edilen davanın reddine, müvekkili hakkında kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, " Taraflar arasında 29/03/2017 tarihli elektrik enerjisi perakende satış sözleşmesi imzalanarak ticarethane tarifesi sınıfı ile davalı şirketin elektrik abonesi haline geldiği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ayrıntılı ve gerekçeli olan bilirkişi raporu yargılamaya esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının bütün koşulların mevcut olması nedeniyle asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Güvence bedelinin güncellenerek mahsup edilmesi gerekirken bu yöndeki savunmalarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacı tarafın 30.05.2018 tarihli, 30436 sayılı yönetmelik yürürlüğe girdikten yaklaşık 1.5 yıl sonra 11.09.2019 tarihinde, güvence bedelini asıl alacaktan mahsup ederek kalan bakiye tutar üzerinden takibe devam edebilmek için itirazın iptali davası açma imkanı ve zorunluluğu varken kötüniyetli olarak tüm takip tutarına ilişkin itirazın iptali davası açtığını ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere güvence bedelinin takip tutarından mahsubu gerektiğini,
ayrıca yönetmelikte bu yönde emredici hüküm olmasaydı dahi davacı tarafın takas/mahsup defiine süresi içerisinde itiraz etmediğini, savunmanın genişletilmesi hususuna zımni olarak rıza gösterdiğini, gerçekten de güvence bedelinin takip talebinden düşülmesi gerektiği yönündeki savunmalarının ilk olarak 13.03.2021 tarihli dilekçeleri ile mahkemeye sunulduğu,
sonrasında davacı tarafından gerek 19.03.2020 tarihli celsede gerekse de 24.09.2021 tarihli celsede bu hususta herhangi bir beyan ve itiraz sunmadığını, hatta 24.09.2021 tarihli celsede 4 numaralı ara karar ile davacı şirkete "müvekkilden tahsil edilen güvence bedeli olup olmadığı ve varsa bu husustaki belgeleri sunması" adına müzekkere yazılmasına karar verildiği,
aynı tarihte davacı şirkete ilgili müzekkerenin yazıldığı ve 19.10.2020 tarihinde davacı tarafından "davalı şirket kayıtlarına ulaşılamadığı ve abone bilgilerinin paylaşılması halinde daha kapsamlı araştırma yapılabileceği" yönünde cevap verildiğini, bu kapsamda davacıya 19.10.2021 tarihinde yeniden müzekkere yazıldığı ancak davacı tarafın 07.11.2020 tarihli dilekçesi ile müzekkereye cevap vermekle birlikte nihayet "savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini" bildirdiği, hatta davacının, her iki müzekkereye cevaplarında da savunmaya ilişkin cevaplar vererek savunmanın genişletilmesine zımnen muvafakat ettiğini, iş bu sebeple;
güvence bedelinin mahsubu taleplerini sunduktan yaklaşık 8 ay, 2 celse ve bu hususta 2 müzekkere sonra tüm bu süreçten haberdar olan davacının "savunmanın genişletilmesine muvafakat etmedikleri" yönündeki beyanlarına itibar edilemeyeceğinin açık olduğundan mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere mevzuatın emredici hükmü doğrultusunda güvence bedelinin güncellenerek asıl alacaktan mahsup edilmesi gerektiğinden ve bu kapsamda müvekkil tarafından hesaplanma ihtimali bulunmayan bakiye alacak likit olarak değerlendirilemeyeceğinden davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
yine kalan bakiye tutar üzerinden takibe devam edebilmek için itirazın iptali davası açma imkanı varken itirazın iptali davasını kötüniyetli olarak tüm tutar üzerinden ikame eden davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekteyken de eksik inceleme neticesinde bu taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olup kararın bu yönüyle de istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Karar, davalı vekili tarafından güvence bedelinin alacaktan mahsup edilmesi gerektiği, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı şirkete müzekkere yazılarak davalı şirket tarafından yatırılan bir güvence bedeli olup olmadığı sorulmuş, mahkemeye verilen yanıtta davalı şirketin yatırmış olduğu güvence bedeline ilişkin evrakların gönderildiği görülmüş, akabinde elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden alınan ... tarihli raporda davalı şirketin ... tesisat numaralı abone için 29/03/2017 yılında yatırmış olduğu 14.520,00 TL tutarındaki güvence bedelinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre iade güvence bedelinin hesaplanması yöntemine göre ulaştığı değerin 15.752,36 TL olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince; davalı tarafın takas mahsup istemini iki haftalık yasal beyan süresinden sonra sunduğu, süresinden sonra ileri sürülen takas def'ine davacı tarafça muvafakat edilmediği ayrıca taraflar arasında düzenlenen elektrik enerjisi perakende satış sözleşmesinin güvence bedeli başlıklı 12.maddesi gereğince güvence bedelinin iadesi ya da güncellenip borçtan düşülmesi şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek güvence bedelinin güncellenerek borçtan düşülmesi yönündeki savunmaya itibar edilmediği belirtilmiştir.
Takip tarihinden sonra dava tarihinden evvel 30.05.2018 Tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35/5-a.2 ve 35/5-b fıkrasında.
"2) Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarından düşük ise güncellenmiş güvence bedeli toplam fatura tutarına mahsup edilir ve tüketiciye aynı gün içerisinde yazılı ve kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak bildirimde bulunulur.
Bildirimde güncellenmiş güvence bedelinin toplam fatura tutarını karşılamadığı, fark tutarın bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi, borcun ödenmemesi durumunda sözleşmenin fesih edilebileceği ve muaccel hale gelmiş borcun yasal yollarla tahsiline gidileceğine ilişkin hususlar belirtilir.
b) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin olarak yasal yollara başvurabilmek için elektriğin fiilen kesilmesi ve güvence bedelinin muaccel borçlara mahsup edilmiş olması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yasal yollara başvurulması halinde, yapılan işlemler sonlandırılır. Oluşan masraf ve giderler tüketiciden talep ve tahsil edilemez." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı şirket, dava tarihi itibariyle, davalıdan tahsil etmiş olduğu güvence bedelinin güncellenmiş halini muaccel borçlardan mahsup ederek, kısmi itirazın iptali davası açması gerekirken, güvence bedeli mahsup edilmeden itirazın iptali davası açmış olup ilk derece mahkemesince, güncellenmiş güvence bedelinin mahsup edilerek bakiye borç üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken itirazın tamamen iptaline karar verilmesi, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de dikkate alınarak Dairemizce doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda güvence bedelinin güncellenmiş halinin 15.752,36 TL olduğu belirtilmekle Dairemizce bu bedelin ödenmeyen borçtan mahsubuna karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığını belirtmiş ise de; alacak taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmakla yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacının kötü niyeti sabit olmadığından reddedilen miktar yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2432, K. 2024/1699, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama