KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2536
- Karar No
- 2022/98
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16/10/2019
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 24/01/2022
Karar Metni
1.869 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı müvekkilinin otomotiv (Hyundai) satış bayisi olup davalının da galeri oto kiralama işi yaptığını, aralarında oto alım satım sözleşmesi ile 2005 model Hyundai Marka ... plakalı aracı araç kiralama ve galericilik hizmetleri ile iştigal eden ...
Ştine 05.01.2005 tarihinde satığını davalının aracın trafik tescilde devri için davalının davacıyı oyaladığını, bu arada davalıya harici satış sözleşmesi ile satılan ... plakalı aracın 09.07.2005 tarihinde kazaya karıştığını, söz konusu aracın karıştığı tarihte aracın davalı tarafından aracın kiralandığı ...'da olduğunu,
aracın çarpıştığı motosiklet sürücüsü dava dışı ... nun davacı müvekkil'ine ve kazaya yapan dava dışı ... aleyhine Antalya 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını dava sonucunda tazminat hükmedildiğini davacı müvekkili tarafından mahkeme karaı doğrultusunda tazminat ve ferileri icra dosyasına tamamen ödendiğini,
davacının davalılara davayı ihbar edildiğini ancak yapılan ihbara rağmen davalıların davaya hiç katılmadığını davacının davalıya tazminat alacağı için icra müdürlüğünde takip başlattığını haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilip takibin durdurulduğunu beyanla davalarının kabulüne,
davalının taşınır taşınmaz mallarına alacaklarına karşılık 59.498,58 TL kadar alacak için tedbir konulmasını haksız ve kötü niyetli itirazın iptalıni davalının haksız kötü niyetli likit alacaktan kaynaklı takibe itirazı nedeniye alacağın %20 nden aşağı olmayacak miktarda icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili, davanın müvekkili ... yönünden husumet yokluğundan usulden reddinin gerektiğini icra müdürlüğünde başlatılan takipte usulüne uygun başlatılmadığını TC kimlik numarası olmaksızın açılan ... olarak takip başlatıldığını bu şahsın müvekkil ... ile ilgilinin bulunmadığını ve davalı sıfatı bulunmadığını, davacının başlatttığı takipte sözleşmede müvekkil ...'in şahsına dair hiç bir kayıt ve ibarenin yer almadığı ve üzerine herhangi bir sorumluluk atılamayacağı dava dayanağı olarak sunulan 05/01/2015 tarihli sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlendiği,
dolayısıyla yasal hükmün aradığı resmi şekle uygun olmadığı ve geçersiz olduğunu resmi şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olan sözleşme içinde yer alan hükme dayanılarak müvekkile herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini,
bunun da yargıtay kararları ile örnekleneceğini sözleşme üzerinde bir inceleme yapılmadan verilen ihtiyati haciz kararının haksız olduğunu ihtiyati hacze karar verilen tutarın 59.498,58 TL ye rağmen dosya borcu olan 73.460,00 TL yi icra dosyasına depo etmek zorunda kaldığını ve ekonomik olarak zor duruma düştüğünü beyanla ihtiyati haciz karaının iptaline olmadığı takdirde kaldırılmasını ihtiyati haciz miktarının verildiği şekilde müvekkil üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkuler üzerine tedbir konulmasına, olmadığı takdirde kesin ve süresiz teminat mektubunu ile değiştirilmesine,
davanın reddine davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu aracın 05.01.2005 tarihinde harici satım sözleşmesi ile davalıya satıldığı, satım sözleşmesinden sonra aracı teslim alan davalının aracı kira sözleşmesi ile üçüncü kişiye kiraladığı, araç üçüncü kişinin uhdesinde iken üçüncü kişinin 09.07.2005 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile davacı hakkında Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığı ve kararın kesinleştiği, davacının ilama dayalı başlatılan icra takibi nedeni ile 08.06.2015 tarihinde 59.498,58 Tl ödediği,
ayrıca davaya konu aracın 09.03.2009 tarihinde noter kanalı ile resmi şekilde satış işleminin de davacı tarafından davalıya yapıldığı ( ... tarihli Antalya Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile sabittir ), bu durumda ilk yapılan harici araç satış sözleşmesi geçersiz ise de davalı şirket, araç kendi tasarrufunda iken araca verdiği zararlardan sorumlu olduğu gibi, bu aracın karıştığı kaza nedeni ile ödenmek zorunda kalınan tazminattan da sorumludur. ( emsal Yargıtay 17 HD 2008/3 esas sayılı ilamı, Yargıtay 19 HD 2006/3766 esas sayılı ilamı, Yargıtay 17 HD 2014/11096 esas sayılı ilamı, Yargıtay 13 HD 2012/2419 esas sayılı ilamı,
Yargıtay 13 HD 2008/3 esas sayılı ilamı ) Kaldı ki söz konusu aracın kaza tarihinden sonra davalı şirket tarafından noter kanalı ile satın alındığı, bu aşamada tarafların söz konusu harici satım sözleşmesini geçersiz olmasına rağmen uyguladıkları, araç davalı şirketin tasarrufu altında iken sözleşmenin geçersiz olmasına dayalı olarak tazminattan kaçınmanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, davalı şirketin kaza tarihinde aracın zilyedi olduğu gözetildiğinde davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Yönünden yapılan yargılamada ise icra takibinin ... isimli şahıs adına başlatılmasına rağmen, davanın ... isimli şahsa yöneltildiği, eldeki davanın itirazın iptali davası olması hasebi ile icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava olduğu, soyismin sehven yazıldığının da iddia edilmediği, kaldıki takipteki ve davadaki şahıs aynı kişiler olsa dahi davacı vekili 7. celse vermiş olduğu beyanında davalı ...'in davalı şirketin yetkilisi olduğunu beyan etmesine rağmen bu davalının şahsen sorumlu olmasını gerektirir bir iddia da öne sürülüp ispatlanmamakla davalı ... yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin tazminat talebi ise davacının kötüniyetli takip başlattığı sabit olmadığından reddedilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili arasında yapılan oto alım satım sözleşmesinin resmi şekilde uyulmadan yapıldığından 2918 sayılı yasanın 20/d. maddesi gereğince geçerli olmadığını, geçersiz sözleşmelerin taraflar için hak ve borç doğurmayacağını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davacı vekili katılma yoluyla vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; rücu davasına konu edilen alacak miktarının mahkeme ilamına dayanması nedeniyle likit olduğunu, bu nedenle lehlerine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca ... yönünden verilen kararında hukuka aykırı olduğunu, bu yönüyle kararın kaldırılarak ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Ltd. Şti. yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İtirazın iptali davası icra takibine konu 59.498,58 TL asıl alacak tutarı kadar dava değeri üzerinden açılmıştır. Yargılamada da bu dava değeri dikkate alınmıştır.
1-Davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf incelemesi yönünden;
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
zarar tarihi itibariyle davaya konu aracın satış işleminin resmi şekilde yapılmadığı sabit ise de, adi yazılı şekilde satılan aracın zilyetliğinin ve tasarrufunun davalı şirkete geçmesine, davalı şirket tarafından da dava dışı üçüncü kişiye kiralanmasına, aracın üçüncü kişinin kullanımındayken meydana gelen kaza neticesinde uğranılan ve tazmin edilen zarardan davalı şirketin sorumlu olup davalıya rücu edilebileceğine, Yargıtay emsal içtihatlarının da bu yönde olmasına, (Y.
13. H.D 2012/2419 Esas 2012/7300 Karar sayılı, Y. 17. H.D 2014/11096 esas 2014/11411 Karar sayılı ilamları), aksinin iddia edilmesinin TMK'nın 2. maddesiyle bağdaşmayacağına, davalının sorumlu olduğu kabul edilerek verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının istinaf incelemesi yönünden;
a)İcra takibinin ... isimli şahıs hakkında başlatıldığı ancak itirazın iptali davasının ... isimli şahsa yöneltildiği, itirazın iptali davasının takiple sıkı sıkıya bağlı dava olması nedeniyle ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin karar yerinde olup, davacının bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.
b)Takibe ve itirazın iptaline konu alacak, ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olmakla ödenen tutar ilama dayalı olduğundan belirlenebilir ve likittir.
Bu halde davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir.
Sonuç olarak, yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2-a) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, (2-b) maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2536, K. 2022/98, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama