KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2704
- Karar No
- 2024/1742
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25/06/2021
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.513 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu... arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Çek Açılış Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...’in sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine Antalya 13. Noterliği'nin 25.06.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek kredilerin kat edildiğinin bildirildiğini, ihtarname rağmen ödeme yapılmaması üzerine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ...yönünden yapılan itirazların gerçeği yansıtmadığını, uygulanan faiz oranlarının sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, KGF teminatlı krediye ... tarihinde 200.000,00-TL ödeme yapıldığını, bankanın KGF adına takip yapma yetkisi bulunduğunu ve icra tutarlarından düşülmemesi gerektiğini,
4749 Sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun geçici 20. maddesi uyarınca söz konusu tutarın10 katını aşmamak üzere bu kurumlarca verilebilecek kefaletin bakiye tutarına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirleneceğinin düzenlendiğini belirterek davalıların haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili, öncelikle dava şartı olan arabuluculuk süreci usulüne olarak sürdürülmediğini, arabuluculuk son tutanağının usulüne uygun tutulmadığını, davalıların temerrüde düşürülmeden takip başlatıldığını, kefaletin kanunun emrettiği şekil şartlarını taşımadığını ve geçersiz olduğunu, kefaletin geçerli olması halinde bile davalı ...’in kredi kartı borcundan ve çek yapraklarından sorumlu tutulamayacağını, ihtarname ile icra takibi arasında gerek tutar yönünden gerekse faizler yönünden farklılıklar olduğunu, hesap kat ihtarında tüm alacak kalemleri detaylı olarak bildirilmediğini, usulüne uygun bir hesap katı yapılmadığını,
temerrüt oluşmadan icra takibine girişilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar davalı ...'in dava konusu icra dosyasına dayanak sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu iddia edilse de.
TBK'nın 583. maddesi kapsamında davalı ...'nın kefaletinin geçersiz olduğunu, kanunda aranan şartların yerine getirilmediğini, şirket kredi kartı borcundan davalı ...'in bir sorumluluğunun bulunmadığını, icra takibinde talep edilen bankanın sorumlu olduğu çek yaprak bedellerinden de davalı ...'in sorumlu olmadığını, ödeme planı ve takibe konulan alacaklar yönünden kanuna aykırı olarak faiz işletildiğini,
davacı bankanın başlattığı icra takibinde belirtilen faiz miktarları ile davalıya gönderilen ihtarnamede ve ödeme planında belirtilen faiz miktarlarının uyuşmadığını belirterek öncelikle dava şartı arabuluculuk süreci usulüne uygun olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ve esas yönünden davacının haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı bankanın %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Davacı ve davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşme ve kefaletin yasaya uygun ve geçerli olduğu, buna göre davalı ...'nın da asıl borçlu şirket tarafından ödenmeyen borç tutarından kendi temerrüdünün sonuçları ile birlikte sorumlu olduğu, ayrıca sözleşmede açıkça yazdığı için kredi kartı borcundan da sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalıların sorumlu olduğu borç tutarlarının ...nolu kredi yönünden.
262.397,00-TL asıl alacak, 10.078,03-TL işlemiş faiz, 503,90-TL gider vergisi olmak üzere toplam 272.978,93-TL; nakde dönüşen çek bedelleri yönünden 30.450,00-TL asıl alacak, 940,57-TL işlemiş faiz, 47,03-TL gider vergisi olmak üzere toplam 31.437,60-TL; ...nolu kredi kartı yönünden 10.047,62-TL asıl alacak, 744,02-TL işlemiş faiz, 21,52-TL gider vergisi olmak üzere toplam 10.813,16-TL; ... nolu kredili mevduat hesabı yönünden.
10.644,38-TL asıl alacak, 365,16-TL işlemiş faiz, 18,26-TL gider vergisi olmak üzere toplam 11.027,80-TL olduğu, ibraz edilmeyen ve iade de edilmeyen çek yapraklarından dolayı davacı bankanın yasal sorumluluk riski bulunan çekler nedeniyle talep edebileceği gayri nakit depo tutarının da 14.210,00-TL olduğu anlaşılmakla, davanın taleple bağlı kalınarak kısmen kabulü ile; davalıların Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptaline; takibin; ...nolu kredi yönünden.
262.397,00-TL asıl alacak, 10.078,03-TL işlemiş faiz, 503,90-TL gider vergisi olmak üzere toplam 272.978,93-TL. Nakde dönüşen çek bedelleri yönünden 30.450,00-TL asıl alacak, 940,57-TL işlemiş faiz, 47,03-TL gider vergisi olmak üzere toplam 31.437,60-TL; ...nolu kredi kartı yönünden 10.047,62-TL asıl alacak, 744,02-TL işlemiş faiz, 21,52-TL gider vergisi olmak üzere toplam 10.813,16-TL; .... nolu kredili mevduat hesabı yönünden.
10.644,38-TL asıl alacak, 365,16-TL işlemiş faiz, 18,26-TL gider vergisi olmak üzere toplam 11.027,80-TL; alacak üzerinden olmak üzere toplam 326.257,49-TL nakit alacak ve 14.210,00-TL gayri nakit alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren nakit asıl alacak tutarlarına ticari krediler için yıllık % 27,72 oranında, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden TC Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen oranlarda temerrüt faizi ve faizin % 5 i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine;
haksız itiraz edilen 326.257,49-TL nakit alacağın takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda mahkemenin temerrüt faizini neden indirdiğine dair bir gerekçesinin bulunmadığını, kredinin ticari bir kredi olduğunu, TTK.'nın 8/1. maddesi kapsamında; faiz oranının taraflarca serbestçe belirleneceğini, özel bir kanun olan TTK'nın yerine genel kanunun TBK hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin temerrüt faizini neden %40'dan %27,72 indirdiğine dair hiçbir gerekçe göstermediğini, gerekçeli kararda bu yönde bir açıklama bulunmadığını, bilirkişi raporunda ise;
ticari faizde TBK.'nın 88-120 maddesinin kullanmayacağına dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararındaki karşı oyun gerekçe olarak gösterildiğini, hukuk sistemimizin HMK.'nın 25-26 maddeleri gereği tasarruf ilkesinin hakim olduğunu, hakim tarafların talep etmediği bir hususta araştırma yapamayacağını, bu yönü ile tarafları talep ve savunmaları ile bağlı olduğunu, müvekkili bankanın merkez bankasına bildirdiği azami faizin gerçek olmadığına dair bir iddiaları yok iken bilirkişinin re'sen bu karara varması ve mahkemenin bu rapor uyarınca itirazları dikkate almadan karar vermesinin hukuk yargılamasının yok sayılması olacağını,
mahkemenin HMK kural ve ilkelerini ihlal ederek bu kararı verdiğini, eğer davalıların müvekkili bankanın merkez bankasına bildirdiği azami faiz oranının gerçek olmadığını ileri sürseydi bile mahkemenin öncelikle maddi gerçeğe ulaşmak için araştırma yapması gerektiğini, buna ilişkin olarak en basit ifade ile bu yönde kendilerine süre vererek emsal kredi dosyası sunmak için süre verebileceğini, bu yönde müvekkili bankaya müzekkere gönderilmesi gerektiğini,
HMK uyarınca ilk dava açılışında bilirkişi tarafından taraflarca ileri sürülmemesine rağmen ortaya çıkarılan bu iddia ile igili olarak dosyaya hiçbir belge sunmadıkları için eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bilirkişi ve mahkemenin azami faiz oranının fiilen uygulanmadığına dair savlarını çürüten örnek kredi kartonlarını sunduklarını,
bu örnek dosyalar uyarınca bu faiz oranlarının %50 fazlası temerrüt faizi uygulanmasının yaklaşık yıllık %40 faiz oranına ulaştığını beyan ederek yerel mahkeme tarafından verilen kararın faiz oranları açısından düzeltilerek yeniden kabulüne karar verilmesini ilk derece mahkemesi tarafından belirttikleri hususlarda inceleme yapılması gerektiği düşünülüyorsa kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin 10. maddesinde; “Müşteri, temerrüdünün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.” hükmünü içermektedir. Dava dosyasında, Bankanın 20.09.2018 tarihli kredi yıllık azami faiz oranları bildirim formunda en yüksek faiz oranı %50 ile işletme kredileridir. Banka, takip talebinde nakde dönüşen çekler için %24,00, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı için %28,08 diğer krediler için ise %40,00 temerrüt faizi talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK'nın 8.maddesine göre faiz serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak; dosyada bulunan bilirkişi raporu ve raporda değerlendirilen HGK'nın 02.05.2019 tarih ve ...Esas, .... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 16.01.2017 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, bankanın esasında uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunmasının, kredi sözleşmesinde bir oran belirlenmemesi nedeniyle kredinin kapatıldığı tarihte uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %18,48 oranın esas alınarak temerrüt faizinin yıllık % 27,72 olarak belirlenmesi yerindedir. Aksi kabul taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede ortaya çıkan menfaat dengesine aykırı olacaktır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, istinaf edenin sıfatı ve HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2704, K. 2024/1742, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama