KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2710
- Karar No
- 2021/2123
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/06/2021
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 08/12/2021
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının Aksaray şubesine ait, ... seri numaralı, keşidecisi ... , keşide yeri Aksaray olan 31/01/2020 keşide tarihli, 115.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu, çekin keşide tarihi geldiğinde davalının Mersin şubesinde çekin ibraz edildiğini, şube tarafından, "İş bu çek üzerindeki keşideci imzası tutmadığından tarafımızca işlem yapılmamıştır" şeklinde şerh yapılarak çek bedelinin ödenmediğini, ekli çek örneğinden de görüleceği üzere bu işlemin tarihinin de yazılmadığını, bu eksikliğin giderilmesi için davalı banka ile yapılan sözlü görüşmelerden ve şubeye yapılan başvurudan sonuç alınamadığını,
taraflarınca keşideci ve iki ciranta aleyhine Antalya Genel İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, icra dairesince çekin bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği anlaşılmadığında, çekin kambiyo vasfına sahip olmadığı gerekçesiyle ve kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamayacağından taleplerinin reddedildiğini, ibraz tarihi olmaması nedeniyle şikayette de bulunmadıklarını, çünkü bu suçun unsurlarının oluşmadığını, davalı bankanının kusurundan kaynaklı sorumluluğunun olduğunu, bankaların güven kurumu olduklarını,
adam çalıştıranın sorumluluğu yönünden tazminle yükümlü olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davada konu olan çekin davacı tarafından müvekkiline ibraz edildiğini, müvekkilinin kendisinde bulunan imza sirkülerindeki imza ile çekteki imzanın karşılaştırılması ile imzaların farklı olması nedeniyle çek bedelini ödemediğini, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün gereğini yerine getirdiğini, gerekli şerhi dercettiğini, davacının ilmasız takip yapmasında bir engel olmadığını, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, mevzuat hükümleri, emsal yargı kararları ışığında, çekteki keşideci imzasının sıhhatinden şüphelenen bankanın ödeme yapmaması, basiretli iş adamı gibi hareket etmenin bir gereği olması, ibraz tarihinin yazılmasının da yasal gereklilik olması ancak, çek hamilinin ibraz tarihi yazılı olmayan çek nedeniyle çek borçlularına karşı tüm yasal yolları tükettikten sonra alacağını tahsil edememesi durumunda davalı bankadan bunu isteyebileceği, ancak davacı tarafından tüm yasal yolların henüz tüketilmeden davalı banka hakkında açmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hamili olduğu çeke davalı bankanın ibraz tarihini yazmadığını ve bu kusurun davalı bankadan kaynaklandığını tartışmasız olduğunu, ibraz tarihinin yazılmaması nedeniyle çek kambiyo vasfını yitirmesininde itilaf konusu olmadığını, böylece davalı bankanın kusuru nedeniyle müvekkilinin çek dolasıyla TTK, Çek Kanunu ve İİK gereğince çeke tanınan ayrıcalıklardan istifade edemediğini çekin tahsil imkanında ortadan kalktığını, davalı bankanın objektif özen yükümlüklüğünün altında bulunduğunu adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun da mevcut olduğunu,
bankanın kusurlu eylem olması müvekkilinin kolayca işlem yapabileceğinin ve çek bedelini alabileceğini, tamamen göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3.maddesine göre; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda davacının tüm çek borçlarına karşı yasal yolları tükettikten sonra alacağını tahsil edememesi durumunda davalı bankadan tazminat talep edebileceği hususu da gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2710, K. 2021/2123, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama