KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/272
- Karar No
- 2022/1879
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 08/10/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 23/12/2022
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında akdedilmiş ekte sunulu 18/05/2018 tarihli ve 12/06/2018 tarihli sipariş formu ve satış sözleşmesine istinaden ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, taraflarca imzalanmış olan iş bu sözleşmede ödeme cinsi USD olarak kararlaştırılmış ve ödeme vadeli olarak düzenlendiğini, bu durumda sözleşmenin imzalandığı tarihle ödeme yapılan tarih arasındaki kurun değişiklik göstermesi ve davalı tarafından vadeli TL çeklerinin verilmesi sebebiyle müvekkili şirkete yapılan ödemelerin eksik olup arada kur farkı alacağının da mevcut olduğunu,
müvekkili şirketin davalı şirketten ekte sunulu cari hesap ve faturalardan kaynaklı eksik ödemeden ve kur farkından dolayı alacağı takip tarihi itibariyle 3.594,00 USD olduğunu, söz konusu bedelin tahsili amacıyla taraflarınca davalı borçlu aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğünün .....
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış da davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli yetkiye ve borca itirazıyla icra takibinin durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını, icra takibine konu edilen alacağa takip tarihi itibariyle faiz işletildiğinden davalı borçlu şirketin faize itirazına itibar edilmediğini, tüm bu nedenlerden dolayı davalarının kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazların iptalini, davalı aleyhine alacağın asgari %20 si oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve harçları ile vakalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, Denizli İcra Dairelerinin yetkili olduğu iddiasının yerinde olmadığını, dava dilekçesinde iddianın aksine taraflar arasında ticari alışverişe ait sadece sipariş formu bulunduğunu, sipariş formundan bağımsız bir sözleşme bulunmadığını, bir başka anlatımla sipariş sözleşmesi dışında taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair münferit bir sözleşme bulunmadığını, sipariş sözleşmesinde ise kur farkı alcağına dair bir yükülülük ve düzenlemeye yer verilmediğini,
dolayısıyla taraflar arasındaki ilişki gereği davacı şirketin kur farkı faturası adı altında fatura tanzimle müvekkilinden ekstra bir bedel talep etmesi mümkün ve olası olmadığını, nitekim müvekkili şirketin bu nedenle kur farkı faturasını kabul etmediğini, icra takibini de haklı olarak itiraz ettiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedelien sipariş formu gereğince sipariş ve fatura USD bazlı olan ödeme TL üzerinden çek ile ödeme gerçekleştirilmiş ve bu güne kadar da bu işleme ilişkin bir ihtilaf çıkmadığınığını,
haksız ve kötü niyetli taleplere dayalı davanın esastan reddini %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve davanın reddini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin 3.594,00 USD üzerinden fiili ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru üzerinden devamına, 19.551,71 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadan karar verildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşmenin olmadığını, davacının ödeme aracı olarak çekleri kayıtsız şartsız kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari örf ve adet gereği kur farkının talep edilmediğini, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kur farkından kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre; davacının davalıya sattığı emtia bedellerinin yabancı para cinsinden kararlaştırıldığı, ancak taraflar arasında kur farkının alınacağına ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, bu yönde teamül ve uygulama olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca ödemelerin de çekle yapıldığı, kur farkına ilişkin 31/12/2018 tarih ve ..... nolu faturanın "çek kur farkı" olarak düzenlendiği, açıklama kısmına alınan TL çeklerden dolayı oluşan çek kur farkı faturası şeklinde yazıldığı,
Yargıtay 19. HD'nin 2016/6067 Esas 2017/842 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, çekle yapılan ödemelerde kur farkının da istenemeyeceği kabul edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/272, K. 2022/1879, 23 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama