KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3070
- Karar No
- 2022/41
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazım tarihi
- 17/01/2022
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkemece ihtiyati hacize ilişkin verilen ara kararın süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkil şirketin Antalya merkezli plastik ve silikon deniz malzemeleri maske, palet vs. üreten ithalat ve ihracat yapan bir firma olduğunu, davalı firmanın da Balıkesir- Edremit merkezli,üreticiden alarak o bölgeye deniz malzemeleri temin eden bir firma olduğunu, tarafların aralarında akdi ilişki kurulduğunu ve müvekkil firma tarafından davalı şirkete 02.04.2019 fatura tarihli, KDV dahil 45.956,89 TL bedelinde palet ve gözlük satıldığını, faturaya davalı firma tarafından itiraz edilmediğini, taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde müvekkil tarafından davalı yana düzenlenen ...
Seri ... Sıra No'lu faturanın bir kısmının bedelleri davalı tarafından 2 ayrı çek ile taksit halinde ödendiğini ancak aynı faturanın kalan 15.956,89 TL bedelinin ödenmediğini, 5.956,89TL'lik faturanın üçüncü taksiti için davalı yanın herhangi bir çek ibraz etmediğini, davalı tarafından kalan 15.956,89TL'lik bakiyenin ödenmediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek davalının mal kaçırma ihtimalini önlemek ve hak kaybına uğramamak adına borçlu hakkında alacağı karşılamaya yeter miktarda mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06/10/2021 tarihli ara kararı ile; " davacı vekilince sunulan irsaliyeli fatura imzasız olduğu, fatura konusu ürünlerin karşı tarafa teslim edildiğini gösterir herhangi bir belgenin sunulmadığı ve bu haliyle alacağın varlığı miktarı ve muaccel olduğuyla ilgili ihtiyati haciz kararı vermeye yeter derecede kanaat oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine" karar verilmiştir. Ara karara karşı talep eden vekili vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkeme kararının usul ve yasaya, yerleşmiş yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, davalı tarafça cevap dilekçesi verilmediğini, davalı yan itiraz ve sebeplerini sunmadığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin davalı yanın vermesi gereken cevap yerine geçecek veya davalı yana ileri süreceği iddialar ile ilgili davalı lehine olacak cevapları hatırlatacak şekilde açıkça belirtmesi hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati haciz talebimizi reddetmesi ilerde telafisi mümkün olmayacak zararlara sebep olabilecek nitelikte olduğunu, davalı tarafça faturaya itiraz etmediğini,
fatura borcunun üçte ikisini ödediğini gösteren davalı yanca, müvekkil şirkete keşide edilen çekler dosya kapsamında mevcut olduğunu, bu nedenle alacağın varlığının belli ve kesin olmadığı ileri sürülerek ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin ihtiyati haczin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Maddi hukuka göre kimin haklı veya haksız olduğu İİK'nın 264. maddesi kapsamında yapılacak inceleme veya açılacak menfi tesbit, itirazın iptâli ya da istirdat davasında araştırılacak ve değerlendirilecektir.
Somut olayda, irsaliyeli faturanın imzasız olduğu, teslime ilişkin herhangi bir belgenin bu aşamada sunulmadığı, davalı vekilinin karardan sonra sunduğu 19.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin tam .... isimli firmadan görünen alacağının, bu firmanın 2019 yılında .... plastik olarak isim değişikliğine gitmesinden sonra davacı firma ile yapılan alım satım bedelinden düşülüp borcun nihayete ediğini ifade ettiği, bu durumda alacağın olup olmadığı ile var ise, miktarının yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığı,
bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3070, K. 2022/41, 17 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama