İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/3218 K.2025/214

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2021/3218Karar2025/214Tarih7 Mart 2025Okuma11 dk · 2.187 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2021/3218
Karar No
2025/214
Karar tarihi
7 Mart 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
22/09/2021
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Yazım tarihi
07/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.187 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı şirketten bakiye 222.660,63 TL alacağı olduğunu, arabuluculuk müessesinden bir sonuç alamadıklarını, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nünB.,.

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının takip sonrası dava öncesi borcun miktarını karşılayan tutarda 07.01.2020 tarihinde 100.000,00 TL ve 06.07.2020 tarihinde her biri 65.000,00 TL tutarında toplam 130.000,00 TL'lik iki adet çek ile ödeme yaptığını, kısmi ödemeler öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edildikten sonra davalının bakiye borcu bulunduğunu belirterek fazlaya dair hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında kapak hesabı yapılmak sureti ile ve ödemelerin düşülmesi ile bakiye kalan şimdilik 40.145,48 TL bakiye dosya borcu olan asıl alacağa ve ferilerine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı asıl alacak miktarının % 20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili; davacı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına müvekkili şirket tarafından takip konusu faturalar nedeniyle borçlu bulunmadığına dair itiraz edildiğini, ayrıca taraflar arasında ürünler nedeniyle ve talep edilen alacak nedeniyle ihtilaf mevcut olup yargılamayı gerektirdiğinden likit bir alacaktan söz edilemeyeceği için % 20 icra inkar tazminatının da reddi gerektiğini belirterek haksız ve kötü niyetli iddialarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; "Çeklerin, hukuki mahiyeti gereği yapılan bu genel açıklamalardan sonra, dosyaya dönüldüğünde; mahkememiz davacının, davalı tarafı takip öncesi temerrüde düşürmediği, bu nedenle takip öncesi işlemiş faize yer olmadığı, çekin verildiği tarihe kadar bir ödeme belgesi olduğu ve verildiği tarihten vade tarihine kadar faiz hesaplaması gerekmediği, davalının davacı tarafa takip sonrası dava öncesi yapmış olduğu ödemelerin öncelikle asıl alacak faiz ve ferilerinden mahsup edilmesi gerektiği kanaatinde olmakla; bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereği; bakiye borcun 28.992,69 TL olduğu, takipten önce bir temerüdün olmadığı kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne karar vermek, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.

Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, davacının inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 28.992,69 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.798,53 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki mevcut ticari ilişki sebebi ile faturaya ve cari hesaba dayalı olarak ticari alışveriş yapıldığını, taraflar arasındaki cari hesaba göre müvekkilinin 222.660,63 TL bakiye alacağı kaldığını, taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin faturalar ile ticari defter ve kayıtların davalı taraftan alacaklı olduklarını gösterdiğini, 25.04.2021 tarihli mali bilirkişi..tarafından düzenlenen 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin asıl alacağı ile birebir örtüşür şekilde 222.660,63 TL asıl alacağı olduğu hususunda görüş bildirdiğini,

davalı tarafça daha sonra müvekkiline ait hesaba yatırılmak üzere 07.01.2020 tarihinde 100.000,00 TL ve iki adet de çek ile 06.07.2020 tarihinde her biri 65.000 TL'den olmak üzere toplam 130.000,00 TL haricen borcun bir miktarını karşılayan ödeme yapıldığını, kalan borç yönünden ise herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalının halen borcu bulunduğunu, icra takibinden de anlaşılacağı üzere kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara sayıldığını, 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda bir kısım hesaplama hatası yapıldığını,

öncelikle bilirkişi raporunda takip öncesi hesaplanan 475,82 TL işlemiş faizin temerrüt oluşmadığı gerekçesi ile hesaba dahil edilmediğini, tarafların tacir olup cari hesaba göre alışveriş yaptıklarını, tarafların cari hesabı birebir örtüşmekte olup mutabık kaldıklarını, dolayısı ile ayrıca bir temerrüde düşürülmesine de gerek olmadığını, yine 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda takip tarihinden sonraki işleyen faiz hesabında hata yapıldığını, müvekkiline verilen 16.07.2020 tarihli toplam 130.000,00 TL bedelli iki adet çek ödemesinin sanki 16.01.2020 tarihinde yapılmış gibi varsayılarak faiz hesabı yapıldığını,

oysaki çeklerin tarihlerinin 16.07.2020 olduğunu, bilirkişinin 16.01.2020 – 16.07.2020 tarihleri arasındaki 130.000,00 TL'nin işlemiş faizini hesaplamadığını, bu nedenle işlemiş faiz miktarının eksik hesaplandığını, Çek Yasası'nda yapılan düzenleme ile çeklerin gününden önce tahsil edilmesi ve kullanılması mümkün olmayıp, çekin ancak gününde tahsil edildikten sonra ödenmiş sayıldığını, bu nedenle çek yasasındaki açık düzenleme karşısında çekin vade tarihine kadarki faizini hesaplaması gerektiğine ilişkin yapmış oldukları itirazlar sonucu Mahkemece ek rapor alınmış ise de Yerel Mahkemece çekin kredi değil bir ödeme aracı olduğu,

müvekkilinin daha öncesinde davalı tarafı temerrüde düşürmediğinden bahisle faiz istemlerinin yerinde olmadığından bahisle faiz isteminin reddine karar verildiğini, her ne kadar bilirkişi tarafından faiz hesabının taraflarınca talep edildiği şekilde hesaplaması yapılmış ise de Yerel Mahkemece 25.04.2021 tarihli kök raporun hükme esas alındığını ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa ki itirazlarında da dile getirmiş oldukları üzere hazırlanan raporun eksik ve hatalı olup hükme elverişli olmadığını, taraflar tacir olup, cari hesaba göre alışveriş yaptıklarını,

ticari teamüller de esas alındığında müvekkilinin davalı-borçlu tarafı temerrüde düşürmek için ayrıca bir ihtara veyahut icra takibine gerek olmadığını, davalının müvekkiline takip sonrası dava öncesi yapmış olduğu ödemelerin öncelikle asıl alacak faiz ve ferilerinden mahsup edilmesi gerektiği kanaatinde olmakla fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca hesaba harçların ilave edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının ortadan kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket hakkında Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ....Esasında kayıtlı cari hesap alacağına dayalı takip yaptığını, müvekkili şirket tarafından takip konusu faturalar nedeniyle borçlu bulunmadığına dair itiraz edildiğini, ayrıca taraflar arasında ürünler nedeniyle ve talep edilen alacak nedeniyle ihtilaf mevcut olup yargılamayı gerektirir bir durum söz konusu olduğundan likit bir alacaktan söz edilemeyeceği için %20 icra inkar tazminatının da reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna göre verilen kararın kabul edilemeyeceğini,

eksik inceleme ve tespit ile hazırlanmış bir rapor olup aleyhe hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, ispat yükü davacı tarafta olup takip dayanağı faturadan/cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öte yandan müvekkili şirketin takibe konu edilen faturalardan/cari ilişkiden dolayı herhangi bir borcunun da mevcut olmadığını, takip konusu edilen faturaya dayalı takip ve açılan davalarda faturaya konu hizmetin verilip verilmediği,

fatura konusu hizmetin veriliş şekli, sadece kargo ya da PTT tarafından düzenlenen belgenin ibrazı yeterli olmayıp müvekkili tarafça hizmetin ve faturaların teslim alındığını alacaklının ispat etmesi gerektiğini, davacının cari hesap içerisinde takip konusu gösterdiği faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olup ticari defterlerinde yer almadığını, faturanın taraflardan birini borç altına sokabilmesi için borç doğurucu bir hukuki işlemin bulunması gerektiğini, fatura bir akit olmayıp, ihdası muteber bir borç ilişkisinin varlığına bağlı olduğunu, TTK'nın 23. maddesinden de anlaşıldığı üzere faturanın,

onu teslim alan muhatabı bağlaması için sözleşme ile yüklenilen edimin yerine getirilmiş olmasının şart olduğunu, bu bağlamda, davacının müvekkili adına fatura düzenlemek suretiyle alacaklı olduğu iddiasının müvekkili açısından herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, faturanın taraflar arasındaki hukuki ilişkinin -ifa aşamasına- dair düzenlenen bir belge özelliği taşıdığını, dolaysıyla sadece faturanın tanzim edilmiş bulunmasının faturanın içeriğinin doğru ve haklı olduğu anlamına gelmediğini,

aynı zamanda faturanın muhataba tebliği ve fatura konusu emtianın da yine muhataba teslimi olgularının faturayı tanzim eden tacir tarafından hukuken geçerli deliller aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, ancak bu husustaki ispat yükü yerine getirildiği takdire faturalara istinaden bir alacak iddiasının ispat edilmesinin mümkün ve geçerli kabul edilebileceğini, faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.

Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;

Davacı vekili bilirkişi raporunda takip öncesi hesaplanan 475,82 TL işlemiş faizin temerrüt oluşmadığı gerekçesi ile hesaba dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, tarafların tacir olup cari hesaba göre alışveriş yaptıklarını, tarafların cari hesabı birebir örtüşmekte olup mutabık kaldıklarını, dolayısı ile davalı tarafın ayrıca bir temerrüde düşürülmesine de gerek olmadığını ileri sürmüş ise de; taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin açık cari hesaba dayalı olduğu,

dosya kapsamında ödemelere ilişkin vadeyi belirleyici bir sözleşme bulunmadığı ve ayrıca yasanın öngördüğü şekilde davacı tarafça davalı tarafa keşide edilmiş bir ihtar olmadığından Yerel Mahkemenin borçlunun takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve takip öncesi işlemiş faize yer olmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yine davacı vekili bilirkişi raporunda takip tarihinden sonraki işleyen faiz hesabında hata yapıldığını, müvekkiline verilen 16.07.2020 tarihli toplam 130.000,00 TL bedelli iki adet çek ödemesinin sanki 16.01.2020 tarihinde yapılmış gibi varsayılarak faiz hesabı yapıldığını, oysaki çeklerin tarihlerinin 16.07.2020 olduğunu, bilirkişinin 16.01.2020 – 16.07.2020 tarihleri arasındaki 130.000,00 TL'nin işlemiş faizini hesaplamadığını, bu nedenle işlemiş faiz miktarının eksik hesaplandığını, Çek Yasası'nda yapılan düzenleme ile çeklerin gününden önce tahsil edilmesi ve kullanılması mümkün olmayıp,

çekin ancak gününde tahsil edildikten sonra ödenmiş sayıldığını, çek yasasındaki açık düzenleme karşısında çekin vade tarihine kadarki faizinin hesaplanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; çek bir ödeme aracı olup yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacı tarafça kabul edilen ileri tarihli çeklerden dolayı ayrıca faiz talep edilemeyeceği, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3/5. maddesinin yürürlüğünden sonra da bu hususta herhangi bir içtihat değişikliğine gidilmediği (Bkz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2024 tarihli 2023/1611 Esas 2024/4348 Karar sayılı ilamı) anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece çekin verildiği tarihe kadar bir ödeme belgesi olduğu ve verildiği tarihten vade tarihine kadar faiz hesaplaması gerekmediği kabul edilmek suretiyle bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Son olarak davacı vekili bilirkişi raporunda hesaba harçların ilave edilmediğini iddia etmiş ise de; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda harçların hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmış olmakla davacı tarafın bu husustaki istinaf itirazları da yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise; Dava faturaya ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup dava konusu alacak likit olduğundan Yerel Mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı vekili bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlanmış olup aleyhe hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının takip dayanağı faturadan/cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davalı şirketin takibe konu edilen faturalardan/cari ilişkiden dolayı herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, sadece kargo ya da PTT tarafından düzenlenen belgenin ibrazı yeterli olmayıp hizmetin ve faturaların teslim alındığını alacaklının ispat etmesi gerektiğini,

davacının cari hesap içerisinde takip konusu gösterdiği faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve ticari defterlerinde yer almadığını ileri sürmüş ise de; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunun her iki tarafın ticari defterleri incelenerek tanzim edildiği, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, dava ve takip konusu faturaların BA/BS formlarının taraflarca Vergi Dairesi'ne verilmiş olduğu, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı,

raporda usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön de bulunmadığı anlaşılmış olmakla davalı tarafın bu husustaki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak.

6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu,

bu itibarla her iki tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının ve davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 1.980,49 TL istinaf karar harcından peşin alınan 642,89 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.337,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE,

6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/03/2025

..

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3218, K. 2025/214, 7 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3218
Karar No
2025/214
Tarih
7 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2 K.2025/360
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/3 K.2025/361
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/8 K.2025/262
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/9 K.2025/362
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/12 K.2025/217
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/13 K.2025/363

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.