KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/697
- Karar No
- 2023/605
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/12/2020
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 23/03/2023
Karar Metni
1.300 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkil şirketin, davalı ithalatçı firma .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım AŞ'nin ithal ettiği, diğer davalı ...
Oto Servis ve Ticaret AŞ tarafından satışı yapılan .... sedan markalı, .... plakalı aracı, ocak 2017 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin, iş bu aracı davalılardan satın aldıktan sonra başka firmaya kiraladığını, müvekkilinin bu aracı satın aldıktan sonra 1000 km'ye ulaştığından itibaren bu güne kadar, aracın, sık sık arıza vermeye başladığını ve her arıza verdiğinde garanti kapsamında davalılardan ...
Oto'ya, servis bakımı yapılması için teslim edildiğini, bunun üzerine de aracın bakımı ve arıza ile ilgili gerekli parça değişimleri yapıldığı söylenerek, geri teslim edildiğini, aracın satın alındığı günden bu yana toplamda 8-10 kez fren sistemi ile ilgili aynı arıza ile karşılaşıldığını, aynı arızanın tekrarlanmayacağı söylenmesine rağmen arızanın sürekli tekrar ettiğini, söz konusu arızanın müvekkilinin kullanımından da kaynaklanmadığını, ayıpsız misli ile değişim taleplerinin karşılanmadığını, aracın serviste kaldığı her gün için kazanç kaybı söz konusu olduğunu beyan ederek;
aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve sonradan artırılmak üzere, 500,00 TL kazanç kaybının tahsilini talep etmiştir.
Davalı .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım AŞ vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının ayıp ve ihbar yükümlülüğünü usulünce yerine getirilmediğini, üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelenebilecek her hangi bir kusur bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, misli ile değişimin yasal unsurlarının oluşmadığını, davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarları nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının ve faizin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Oto Servis ve Ticaret AŞ vekili, ayıp ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, harcın tamamlanması gerektiğini, çeşitli tarihlerde aracın şikayetler nedeni ile getirildiğini, aracın tamir edildiğini, yol testlerinde bir sorunla karşılaşılmadığını, buna rağmen müvekkil şirket iyi niyetle hareket ederek, her hangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen disk ve balataları garanti kapsamında değiştirildiğini, bunlardaki aşınmaların kullanım hatasından kaynaklandığını, olayda tüketici hükümlerinin değil, TBK maddelerinin uygulanması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda, bedel konusunda taleple bağlılık ilkesi de düşünülerek; davacının, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin ve ayıplı aracın serviste kaldığı sürede mahrum kaldığı kazanç talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı .... Otomotiv İthalat ve Dağıtım AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, hatanın imalattan kaynaklı ayıp olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının onarım hakkını kullanarak seçimlik hakkını tükettiğini, aracın misli ile değişime karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davacının aracı 1 yıl boyunca kullanarak menfaat elde ettiğini, müvekkilinin satışa satış sözleşmesinin tarafı olmadığından mahrum kalınan günlere ilişkin bedelden sorumlu olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Oto Servis ve Ticaret AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik ve hatalı hüküm kurduğunu, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, araçtaki şikayetin giderildiğini, değerinde bir azalma olmadığını, aracın ücretsiz onarılmasını ya da bedel indirimine karar verilmesi gerekirken misli ile değişim kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, benzer davalarda misli ile değişim yerine bedelden indirim verilen kararların yargıtayca onandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen malın misli ile değiştirilmesi ve mahrum kalınan kazanç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6098 TBK'nın 227. Maddesinde "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir" hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/12208 Esas 2017/268 Karar sayılı 19/01/2017 tarihli ilamında da açıklandığı üzere; davacının seçim haklarının kullanılmasında objektif iyiniyet kuralları gözetilmelidir. Ürünün ayıpsız misli ile değişimi hakkaniyete aykırı olacağı durumlarda mahkeme tarafından takdir yetkisi kullanılarak ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım yönünde hüküm kurulması gerekir. Araçta değer kaybı olmaksızın parça değişimi suretiyle hasarın giderilebildiği durumlarda hakim tarafından hakkaniyet kuralları gereği ücretsiz onarım kararı verilmelidir.
Dosya içerisindeki bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacının aracındaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıbın iki arka fren kaliperlerinin değişen piyasa koşullarına göre yapılan inceleme sonucunda 5.000,00-TL karşılığında değiştirilerek aracın arızasının giderilebileceği, aracın serviste kaldığı günler nedeniyle kullanılamamasından doğan zararın da mahkemece ortalama 11.543,50-TL olarak belirlendiği ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 9.725,00-TL'ye hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Yine davacı vekilinin, bilirkişi raporundan sonra 20/10/2020 tarihli dilekçesinde talebinin 5.000,00-TL onarım masrafı ile 9.725,00-TL araç mahrumiyet bedeli toplamı 14.725,00-TL olarak belirttiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesini talep etmiş ise de TBK'nın 227/4. maddesi uyarınca ve objektif iyiniyet kuralları gereği davacının aracındaki arızanın onarım bedelinin davalılardan tahsili suretiyle giderilmesine ve araçsız kalınan günler nedeniyle uğranılan mahrumiyet bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak, her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/697, K. 2023/605, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama