KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1498
- Karar No
- 2025/1193
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 02/03/2022
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 11/12/2025
Karar Metni
1.390 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan krediler kullandığını, masraf ve komisyon adı altında 3.100,00 TL komisyon ücreti tahsil edildiğini, bu durumun TKHK 'nın 6. ve 10. maddesine aykırı olduğunu, kullandırılan krediler nedeniyle yapılan masrafa yönelik iddianın ispat külfetinin krediyi veren davalıya olduğunu belirterek davalı tarafından haksız kesilen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; kredi sözleşmesi imzalanmadan önce sözleşme öncesi bilgi formunun verildiğini, bilgi formunda vergi, masraf ve komisyonların açıkça belirtildiğini, Ticaret Kanunu uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmetler karşılığı ücret isteyebileceğini, kredi komisyonu alınmasının haksız şart teşkil etmediğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı, bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespitler gereği; davalı bankaca dava konusu .... numaralı kredi limiti olan 600.000,00 TL’nin %1’i kadar kredi tahsis masrafı tahsil etmiş olup, emsal diğer banka %3’ünü aldığından, diğer banka ortalamalarının altında kabul edilerek iadesi gerekmeyeceği; davalı bankaca dava konusu ... numaralı kredi limiti olan 600.000,00 TL’nin %4,12’si kadar kullandırım komisyonu tahsil etmiş olup, emsal diğer banka uygulamalarında da %2’nin kabule göre makul kabul edildiğinden, %2’lik kısım olan 12.000,00 TL’nin üzeri 12.670,00 TL’nin iadesinin gerekeceğinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin göreceli olarak kredi tahsis masrafının %1 olması sebebi ile miktarın makul olduğunu beyan etmesini kabul etmediklerini, “Makul” kelimesinin göreceli bir kavram olduğunu, bankaların talep ettiği masraf ve komisyonların hangi giderler için alındığını belgelendirmesi gerektiğini, davalı banka tarafından belge ibraz edilmediğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2014 tarih ...
Esas ve ... sayılı kararında taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve sözleşmede yer alan dosya masrafı gibi kalemlerin genel işlem şartına aykırı olduğuna ve dolayısıyla ticari kredi müşterisine iadesine karar verildiğini, müşterinin tüketici veya ticari kredi müşterisi olması arasında bir farklılık bulunmadığını, bu kapsamda davalı banka tarafından yapılan tahsilatların hukuka aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme ve kredi geri ödeme planında alınacak ücretlerin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen yalnızca emsal banka uygulamalarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25/04/2016 tarih ...
Esas ....Karar sayılı kararında da alınacak masraf ve ücretlerin ödeme planında açıkça belirlenmiş olması halinde borçlunun alınan masraflara itiraz edemeyeceğinin belirtildiği, işbu masrafların müvekkili bankaca tahsil edilmesinin sözleşmeye uygun olması sebebiyle haksız şart olarak kabul edilmeyeceğini, Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere ticari kredi kullanan tacirin, basiretli davranma ilkesi gereğince kendisinden alınacak masrafları banka ile müzakere ettikten sonra kredi geri ödeme planını imzalayarak kredi kullanımında bulunduğunu, davacının faiz talebinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu,
kesinti tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, zira davacının, davasını ıslah etmediğini, ıslah harcını yatırmamış olmasına rağmen mahkemeye taleplerini açıklamak üzere sunduğu beyan dilekçesiyle, dava dilekçesinde yasal faiz olarak gösterdiği talebini avans faiz olarak değiştirdiğini, Türk Borçlar Kanunu'muzun 117. maddesinde borçlunun temerrüdü şartlarının düzenlenmiş olup, “Muaccel bir borcun borçlusu,
alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” hükmü gereğince müvekkili bankanın işbu davadan önce temerrütü söz konusu olmadığından ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanılan kredilerden tahsil edilen masrafların faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, oran belirlenmişse bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmelidir. Sözleşmeyle bir oran belirlenmediği takdirde, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranların bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmelidir. İlan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.( Bkz. Yargıtay 19 HD. 19.02.2018, 2016/15462 Esas, 2018/713 Karar ve Yargıtay 11 HD. 2019/1303 Esas, 2019/2961 Karar)
"Dava, belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiştir. HMK’nın 107/2. maddesi kapsamında davacının talebini artırdığı anlaşılmakla birlikte, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ispat vasıtası bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır" (Bkz. Yargıtay 11. HD. 2019/87 E. 2019/6774 K. sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan 28.11.2006 tarihli 1.100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi’nin “Vergi, Resim, Harç, Fon ve Sair Mali Yükümlülükler” başlıklı 10.4. maddesinde alınacak masraflara yönelik bir oran belirtilmediği, mahkemece beş bankadan emsal uygulamaların sorulduğu, 21.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacı vekili tarafından 05.12.2014 tarihli dava dilekçesi ile asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edildiği ancak dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı isabetli ise de davalı banka, dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediğinden alacak miktarına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekirken aksi yönde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi kabul edilmiştir.
Sonuç olarak; yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1498, K. 2025/1193, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama