İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1832 K.2025/1220

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2022/1832Karar2025/1220Tarih15 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.910 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/1832
Karar No
2025/1220
Karar tarihi
15 Aralık 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
25/04/2022
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazım tarihi
15/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.910 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında yapılan anlaşma gereğince, müvekkiline 26/06/2019 tarihinde teslim etmesi gereken malların (karton kutu) anlaşmaya aykırı olarak 20/07/2019 tarihinde teslim edildiğini, anlaşmaya konu malzemelerin gecikmeli teslimi sebebiyle yükleri taşıyacak olan geminin gelmediğini bu sebeple söz konusu ürünlerin ancak 02/08/2019 tarihinde yola çıktığını bu gecikmeden dolayı müvekkilinin de kendi müşterilerinin siparişlerini zamanında teslim edemediğini, bu yüzden müvekkilinin kendi müşterilerinden kimilerinin eksik ödeme yaptığını, kimilerinin de ticari ilişkilerini kestiklerini,

müvekkilinin bu yüzden davalıya “bant durma faturası” kestiğini, bu faturayı e-mail yoluyla ve kargo ile davalı tarafa gönderdiğini, müvekkilinin kestiği bu faturayı alan davalının 16 gün sonra fatura bedelinin 500 Eurosunu kabul ettiklerini kalanını kabul etmediklerini bildirdiğini, bildirimlerine olumlu yanıt vermeyen davalı yana bu sefer de 26/08/2019 tarihinde noter yoluyla ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin söz konusu ihtarnameye 04/09/2019 tarihinde cevap verdiğini, fiyat farkı faturasının yalnızca 500 Euro ( kdv dahil tutarı)' luk kısmına muvafakat gösterdiğini, davalı yanın proformadaki teslim tarihine uymadığını,

bu sebeple müvekkili şirketin gemi programını üç kez değiştirmek zorunda kaldığını ve müşterilerine anlaşma konusu ürünlerin geç gittiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, fatura bedelinin ödenmesi için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu kabul ettiklerini, müvekkilinin davacı ile aralarındaki sözleşmeye uygun olarak davacının sipariş ettiği ürünleri süresi içinde davacıya teslim ettiğini, aralarındaki sözleşmede ürün tesliminin uzayabileceğine ilişkin hüküm bulunduğunu, davacının alacağı malların sipariş onaylarını sürekli geciktirdiğini ve ödemeyle ilgili de gecikme yaşandığını, aralarındaki anlaşmaya göre teslim tarihi olan 26/06/2019 tarihinden iki gün önceki 24/06/2019 tarihinde davacı şirketin müvekkiline ödeme yaptığını,

müvekkilinin bu ödemeyi alması halinde sipariş konusu malları hazırlama yoluna gittiğini, gecikmeden zamanında sipariş onayı vermeyen, verdiği siparişte değişikliğe giden ve de verdiği siparişin ödemesini zamanında yapmayan davacının sorumlu olduğunu, davacı tarafça sipariş netleştirilmediğinden üretime başlanılamadığını, hem müvekkili şirket kayıtlarından hem de Whatsapp görüşmelerinden siparişlerin 12/07/2019 tarihinde hazır hale getirildiğinin anlaşılacağını fakat davacının gemi programından dolayı konteynırları daha geç göndereceğini bildirdiğini, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını,

davacının iddiasının aksine müvekkilinin 500,00-Euro ödemeyi tahahhüt de etmediğini, davacının bu iddiası geçerli kabul edilse bile bunun müvekkilinin müşteri kaybetmemek için yaptığı bir davranıştan ibaret olduğunu belirterek davanın reddi ile alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; "... Davacı taraf, davalı ile aralarındaki sözleşmeye göre davalının kendisine sipariş edilen malları zamanında teslim etmediği iddiasına dayanak olarak teslim tarihini gösteren ne bir yazılı sözleşme örneği ne de proforma fatura sunmuştur. Aralarındaki görüşmelerden hem kendisinin zamanında sipariş vermekte gecikme yaptığı hem de davalının sipariş konusu malları teslimde gecikmeye sebep olduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla davacının bir zararı varsa bundan davalının da sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ancak davacı defterlerinde davacının bu gecikmeye dayalı bir zararının olduğu gözlenmemiştir. Dolayısıyla davacının zarara uğradığı yönündeki iddiasını ispatladığından söz edilemez. Ancak ister gecikme davacıdan kaynaklansın isterse davalıdan kaynaklansın davacının bu gecikmeye dayalı bir zararının olmadığı da iddia edilemez.

Nitekim davalı da aralarındaki görüşmelerde bu gecikmeden dolayı kendisi müşteri memnuniyetine bağlasa da davacının zararının 500 Eurosunu karşılamayı kabul etmiştir.

Zararın varlığının hayatın olağan akışından anlaşıldığı ancak miktarının tam olarak tespit edilemediği durumlarda hakim tazminatı olayın özelliklerine uygun olarak zarar miktarını tayin edebileceğinden davanın bu 500 Euro'luk kısım yönünden kabulüne karar vermek gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptali ile takibin 500 Euro asıl alacak ve bunun işlemiş 9,45 Euro faizi ile birlikte toplam 509,45 Euro üzerinden takipte belirtilen diğer şartlar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait zararın ispatlanamadığı ama bir zararının olmadığının da söylenemeyeceğinden bahisle davalı tarafın müvekkiline ödemeyi kabul ettiği miktar üzerinden davanın kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, takdir yetkisinin davalının isteğine göre şekillendiğini, davadaki taleplerinin konusu olan davalı ile müvekkili şirket arasındaki anlaşma gereğince zamanında teslim edilmeyen ürünlerden kaynaklanan zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından keşide edilip davalı yana gönderilen faturanın müvekkili şirketin defterlerine işlendiğini,

aynı faturanın 22/07/2019 tarihinde davalı şirkete de gerek mail yolu ile gerekse de kargo ile ulaştırıldığını, davalı şirket tarafından süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz edilmediğini, whatsapp kayıtlarına göre zararın davalı tarafça kabul edildiğini, davanın davalı tarafın sözde ödemeyi kabul ettiği tutar üzerinden kısmen kabulünün adaletsizliğe yol açtığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin zararının tespit edilemediği yönündeki görüşe katılmadıklarını, yine bilirkişi raporunda davalı şirketten olan alacağının defterlerinde kayıtlı olduğunun da belirlendiğini,

davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davacının kendi kusurlu fiillerinden ve davacının gemi programı nedeniyle doğan sürelerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin dosya kapsamında yer alan ihtarnameye verilen cevabın bu durumun apaçık göstergesi olduğunu, müvekkilinin müşteri kaybetmemek için basiretli bir tacir gibi davranarak müşteriyi memnun etmeyi amaçladığını, İlk Derece Mahkemesince bu hususun hatalı değerlendirildiğini,

Türkiye'nin tüm bölgelerinde yer alan müşterilerine yönelik kalitede ürün ve hizmet sunduğunu, davacının zararını ispat edemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, geç teslim iddiası ile oluşan zarara dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vak'i itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davalı tarafın istinaf istemi yönünden;

Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla istinaf incelemesine konu kararda 509,45 Euro'luk ( 3.855,00-TL) bedelin kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00-TL, 2019 yılı için 4.400,00-TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00-TL, 2021 yılı için 5.880,00-TL, 2022 yılı için 8.000,00-TL, 2023 yılı için 17.830,00-TL, 2024 yılı için 28.250,00-TL, 2025 yılı için 40.000,00-TL'dir.

İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi'ne aittir. Ancak İlk Derece Mahkemeleri'nin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.

Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemeleri'nden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesi'ne bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.

İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesi'nin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır.

Davalı yönünden istinafa konu İlk Derece Mahkemesince verilen karar 25/04/2022 tarihinde verildiğinden 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı tarafın istinaf istemi yönünden;

Dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... şirketi tarafından borçlu ... şirketi aleyhine 03/09/2019 tarihli taraflar arasındaki protokol gereğince 26/06/2019 tarihinde borçlu yanca teslim edilmesi gereken karton kutu malzemelerinin 27/07/2019 tarihinde gecikmeli olarak teslim edilmesi ile şirketin bundan ötürü uğradığı zarar açıklaması ile 3.540 Euro asıl alacak 66,92 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.606,92 Euro için genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, davalı borçlunun yetkiye, borca, faize ve tüm ferilere yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Somut olayda, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ürünlerin siparişi ve teslimine dair 17/06/2019 tarihinden itibaren başlayan whatsaap görüşmeleri olup davacı tarafından sipariş onayı ve ödemelerin netleştirilmediğinin anlaşıldığı, bu süreçte davalının teslim tarihinde değişiklik olabileceği uyarısında bulunduğu, sonrasında ise davalı tarafından malzeme tedariki konusunda eksiklik nedeniyle gecikmenin olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacı taraf defterinin incelenmesine karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan aldığı ürünler karşılığında yaptığı ödemeye karşılık ihracat sonucunda aldığı ödemelerin birbiri ile aynı olduğu, davacının zararının bulunmadığının rapor edildiği, davacı tarafa ait irsaliyeli fatura incelendiğinde 3.540,00-Euro bedelli bant duruş faturası olduğu, işbu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.

HMK'nın 222/1 ve TTK'nın 83/1. maddesine göre, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Taraflarca dava ve cevap dilekçeleri yahut delil dilekçelerinde ticari defterlere delil olarak dayanılmamış ise de TTK ve HMK'nın belirtilen hükümleri uyarınca mahkemenin ticari defterleri resen inceleme hakkı bulunmaktadır. Düzenlenen bant duruş faturası içeriğinin davacı tarafça ispatlaması gerekmektedir. Bu hususta davacının faturaya dayalı iddia ettiği zararının belirlenmesi için 3. kişilerin davacıya yaptığı ödemelerin tespiti maksadıyla gümrük belgeleri vb kayıtları getirtilmeden, davalı taraf defterleri incelenmeksizin bant duruş faturasının davalı taraf defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır.

Bu durumda Mahkemece; yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda davacı taraftan kendisinin satış yaptığı 3. kişilere ait gümrük belgeleri ve diğer kayıtların istenilerek bu hususta davacı delilleri toplanıp, davalı taraf ticari defter ve belgelerinin fiziken veya dijital ortamda dosyaya sunulması sağlanarak, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile iddia ve savunmaları, icra takip dosyası ve dosyada mevcut tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek davacının varsa geç teslimden kaynaklı somut zararının tespiti ile davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

4-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

5-Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 66,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 549,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına,

6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

7-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE,

11-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/12/2025

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1832, K. 2025/1220, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1832
Karar No
2025/1220
Tarih
15 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1835 K.2025/1963
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1836 K.2025/1196
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1842 K.2025/1195
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1845 K.2025/1837
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1850 K.2025/1199
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1868 K.2025/1380

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.