KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2000
- Karar No
- 2025/1250
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24/05/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 17/12/2025
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili aleyhine Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, yapılmış olan takibin müvekkiline tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, davalı tarafından yapılmış olan tebligatın hukuken geçerli olmadığını, söz konusu icra dosyasından müvekkiline öncelikle ... Mah. ... Cad. adresine tebligat yapıldığını, bu tebligatın bila iade döndüğünü, daha sonra müvekkilinin ... Mah. ...
Sokak adresine tebligat yapıldığını, yapılmış olan tebligatta müvekkilinin adreste değil iken tebligatta mernis şerhi olmamasına rağmen muhtara tebliğ edildiğini, bu tebligatın geçerli olmadığını, davalı tarafça 20.04.2021 düzenleme 25.05.2021 vade 155.000 TL bedelli senedin icraya konu edildiğini, davalı tarafça söz konusu bu senet hakkında 137.000 TL üzerinden takip başlatıldığını, ancak müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığı gibi davalı tarafa da böyle bir senet düzenleyip vermediğini, icra takibine konu senette bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline ait birden fazla aracın olduğunu,
aynı zamanda da taşınmazlarının bulunduğunu, söz konusu takip durdurulmadığı takdirde müvekkiline ait taşınır ve taşınmaz menkullerin satışına bankadaki mevduatların davalıya ödenmesine neden olunabileceğini, davalının maddi olarak hiçbir imkanının olmayan ne bir işyeri ne bir SGK kaydı olan bir vatandaş olduğunu, tahsil edilen bedellerin tekrardan tahsil edilemeyeceğinin de bu durumdan anlaşılmakta olduğunu, müvekkili tarafından bu durum öğrenilir öğrenilmez Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurulduğunu ...
Soruşturma nolu dosyadan davalı taraf ile ilgili gerekli şikayetler yapıldığını, müvekkilinin davalı tarafından resmen dolandırıldığını, müvekkilinin takibe konu bedelleri ödeyebilme ihtimali zor olan bir kişi olduğunu bu nedenlerle davanın kabulü ile öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına veya icra dosyasına ödenen bedelin tedbiren alacaklıya ödenmemesine ve Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından müvekkilinin borçsuzluğunun tespitine, %20 den az olmamak üzere davalıdan alınıp müvekkiline verilmek üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; davacı yanın borçlu olduğu 20.04.2021 tanzim, 25.05.2021 vade tarihli ve 155.000,00 TL bedelli senedin bir kısmının vadesinde ödenmemesine istinaden davacı aleyhine Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, tebligatın 23.06.2021 tarihinde iade olduğunu, mernis adresine tebligatın 07.07.2021 muhtara teslim olduğunu, bahsi geçen senedin bir kısmının tahsil edildiğini, kalan miktar olan 137.000,00 TL'nin ödemesinin ise vadesinde yapılmadığını, davacı yanın dolandırıcılık iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tamamen kötüniyetli olduğunu, bugüne kadar herhangi bir sorun olmaksızın ilişkileri devam etmişken müvekkilinin yasal hakkını kullanması sonucunda müvekkilinin dolandırıcı yaftası ile iftiraya maruz kaldığını, müvekkilinin amacının sadece hakkı olan alacağına kavuşmak olduğunu,
davacı yanın iş bu davayı açmaktaki amacının ise müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirmek ve engellemek olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davacı yanın aleyhine müvekkilimiz lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Mahkememizce yapılan yargılama, dava dilekçesi, toplanan deliller, davaya ve icra takibine konu bono aslı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ve soruşturma dosyasında bulunan 13/10/2021 tarihli Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporu, Mahkememizce alınan ATK bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma dosyasında alınan Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporu ve Mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan bilirkişi raporunda dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, davacının eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiğinden, davacının imzası bulunan bonodan sorumlu olduğu kanaati ile davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "...Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez..." düzenlemesini içerir.
Buna göre, somut olayda Mahkememizin iş bu dosyasında 10/08/2021 tarihli tensip zaptının 13 nolu ara kararı ile icra veznesine girecek paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan ve bu nedenle davalı alacaklının alacağına geç kavuştuğu kanaatine varıldığından İİK 72/4 maddesi uyarınca koşulları oluşmakla davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu bulunmamakla birlikte aralarında düzenlenmiş böyle bir senedin de mevcut olmadığını, icra takibine konu senette bulunan imza ve yazıların müvekkili tarafından doldurulmadığını, müvekkilinin böyle bir senetten haberi dahi olmadığını, müvekkilinin icra takibini öğrenir öğrenmez Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurup ...
Soruşturma nolu dosyadan davalı taraf ile ilgili şikayetlerini yaptığını, davalı tarafın müvekkilini dolandırma kastıyla hareket etmediğini, zira müvekkil ile davalı arasında herhangi bir alışverişin söz konusu olmadığını, davalının cevap dilekçesinde bayilik devri yapıldığını, ilgili senedin de bu alışverişten kaynaklandığını iddia etmekteyse de bayilik devri anlaşmasına dair bir evrak ya da sözleşmenin mahkemeye sunulmadığını, gerekçeli kararın hukuka,
usule ve yasalara aykırı olduğu anlaşıldığından senedin üzerinde yer alan ne yazıların ne de imzanın müvekkiline ait olmasa da Adli Tıp Kurumundan gelen yazı cevabında "kuvvetle muhtemel imza ...'a aittir" ibaresinin yer alması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, taraflarınca Adli Tıp Kurumundan gelen yazıya itiraz edildiği ve bir üst merci olan Yüksek İhtisas Dairesine gönderilmesi talep edilmişse de taleplerinin kabul edilmediğini, Adli Tıp Kurumunun imza incelemesinde üst ve son merci olmadığı gibi, esasen raporun sonuç doğurucu ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun;
bilimsel, tarafsız, maddi gerçeği ifade eden, konuyu olabildiğince net ve anlaşılır ifade eden bir şekilde olması gerektiğini ancak mahkemeye konu bilirkişi raporu mahiyetinde olan Adli Tıp Kurumundan gelen yazı cevabının "kuvvetle muhtemel" şeklinde düzenlendiğini, bu ifadenin ise aslında raporun net bir gerçekliği olmadığını gösterdiğini, buna karşılık ise bilirkişi raporunun net bir ifade içeriyormuşcasına bir üst merciye gönderilmeden ve imza incelemesinin yanısıra senet üzerinde yer alan yazılar incelenmeden kurulan hükmün hukuka, usule ve yasalara aykırı olduğunu,
tüm bu hususların yanında davalı tarafın söz konusu senedin bayilik devri anlaşmasından kaynaklanmaktadır demesinin yeterli kabul edildiğini, bayilik anlaşmasına dair sözleşmenin mahkemeye sunulmasını istenilmeden müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, aynı zamanda devredilen bir bayiliğin de gösterilmesi gerekir iken ne ticaret sicil de ne başka bir yerde bir devir evrağı sunulamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma sayılı dosyasında Aydın Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğince düzenlenen 13/10/2021 tarihli raporda, bono üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının davacının eli ürünü olduğu, mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 23/03/2022 tarihli raporda, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının kuvvetle muhtemel davacı ... eli ürünü olduğunun belirtilmesine, dosyada alınan bilirkişi raporlarının tamamı birlikte dikkate alındığında senette yer alan borçlu imzaların davacının eli ürünü olduğunun anlaşılmasına,
davacının borçlu olmadığı iddiasını da yazılı delille ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2000, K. 2025/1250, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama