KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2152
- Karar No
- 2025/59
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/03/2022
- Davanın konusu
- Tespit
- Yazım tarihi
- 07/02/2025
Karar Metni
1.834 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile takibin taliki veya iptali davası açtığını, işbu davanın reddolunduğunu, davalının 3. İcra Hukuk dosyası kararını istinaf ettiğini ve davalının istinafını kabul ederek bu kararın istinafta kaldırıldığını, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğini belirterek Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün dosyasında zamanaşımının vaki olmadığının tespiti ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; davacı tarafça başlatılan Antalya 7. İcra Müdürlüğü dosyasının kesinleştiğini, ancak alacaklı tarafından takipsiz bırakıldığını, dosyanın yenilenerek ....esas sırasına kaydedildiğini, bu nedenle icra takip dosyasının zamanaşımına uğradığını, takibin iptali ve taliki talepli olarak Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, iş bu davanın reddine karar verildiğini, kararı istinaf ettiklerini, istinaf başvurularının kabul edildiğini, davacının istinaf kararını temyiz ettiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nce kesin olarak temyiz başvurusunun reddine karar verildiğini,
davacı tarafın huzurdaki davaya konu talebi hakkında daha önceden verilmiş kesin bir hüküm bulunması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, tespiti istenen husus ve buna bağlı olarak tespit istemi yani dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, aynı taraflar arasında aynı dava konusu hakkında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamayacağını, kesin hükmün hükmü veren mahkeme de dahil diğer bütün mahkemeleri bağlayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "Davacı İİK 33/A maddesi uyarınca icranın zamanaşımına uğramadığının tespitini talep etmektedir.
İİK 33/A maddesi " İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir." İlgili madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere madde ilamın zaman aşımına uğramasına ilişkindir. Oysa ki eldeki dava icra takibinin zaman aşımına uğramadığının tespiti istemli olup, ilgili maddenin somut olaya uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.Bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi incelendiğinde sonuç ve istem kısmında "Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Yargıtay Kararları gereğince icra dosyasında zamanaşımının vaki olmadığı tespiti ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğinden haklı davamızın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygılarımızla talep ederiz." yazdığını, İlk Derece Mahkemesi'nin ilgili maddenin somut olaya uygulanmasına imkan bulunmamaktadır tespitinde bulunurken neyi kastettiğini anlayamadıklarını, İlk Derece Mahkemesi'nin İİK'nın 71 son fıkra "Borçlu,
takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır." mevzuattan habersiz hüküm tesis ettiğini, Mahkemesinin verdiği kararın hatalı olduğunu, ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yaptığını, takip borçlusu davalı ...'ün 25/07/2016 tarihinde Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile "Takibin Taliki veya İptali" davası açtığını,
davalının bu davasında bonoya dayalı takipte takibin kesinleşmesinden sonra 3 yıl içerisinde herhangi bir işlem yapılmamasından kaynaklı zamanaşımı iddiasını ileri sürdüğünü, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin davayı reddettiğini, davalı kararı istinafa taşımış olup Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2017 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararıyla yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davacı yanın istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verdiğini,
istinaf kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş olup Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ....Esas ...Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararını gerekçesiz onadığını, Yargıtay kararının taraflarına 13.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın 2004 sayılı İİK 'nın 71 son fıkra "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır." hükmüne göre 33 a maddesine dayandığını, 33 a gereğince "Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra,
zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir.
Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder." denildiğini, davanın mahiyetinin zamanaşımının mevcut olmadığının ispatını içerdiğini, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğini, süresi içerisinde zamanaşımının mevcut olmadığının ispatını içeren davada anılan icra takip dosyasında icra takibi usulüne göre borçluya tebliğ edildikten sonra 1 yıl süre içerisinde haciz talep edildiğini, icra dosyasında yapılan işlemlerde 3 yıllık zamanaşımının işlemediğini, zaman aşımını kesen işlemlerin olduğunu, 14/10/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden yenileme emri talebi gönderildiğini,
yenileme talebinin zamanaşımını kesen işlem olduğunu, yine ayrıca 04.09.2015 tarihinde de dilekçelerinin mevcut olduğunu, ayrıca davalının borcunu ödememek mal kaçırmak adına icra dosyasında hacizli bulunan taşınmazları diğer hissedarlara ve yakın akrabalarına sattığını, davalı borçlunun borçtan kaçıp kurtulmak için bu eylemleri icra ettiğini, kötü niyetli olduğunu, Antalya 7. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında dosya içeriğinde ve UYAP sisteminde mevcut olmayan taleplerinin olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamının gerekçesiz olduğunu,
icra takibi yapıldıktan sonra 1 yıl içerisinde yani 01.11.2012 tarihinde haciz talep edildiğini, yasa gereğince dosyanın düşürülemeyeceğini, uygulamada (bir yıl içinde haciz talep edilse bile) icra daireleri 1 yıl boyunca dosyada herhangi bir işlem yapılmadığında dosyaları düşürerek (yasal değil) dosya yükünden kurtulmak adı altında dosyaları arşive gönderdiklerini, dosyanızla ilgili işlem yapabilmeniz için (haciz, muhafaza, haciz fekki, sorgulama,
tebligat...) icra dosyanızı "yenilemeniz" gerektiğini,3 yıllık süre dolmadan takibin devamına yönelik işlemlerden olduğu Yargıtay kararları ile de sabit olan "yenileme" taleplerinin 14/10/2014 tarihinde gönderildiğinin sabit olduğunu, 01.11.2012 tarihinde haciz talep edildiğini, aynı gün taşınmazlara haciz konulduğunu varsaysak bile yenileme talebinin 14.10.2014 olduğunu, icra dosyasında hacizlerin düşmediğini, yenilemenin zamanaşımını kestiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava, İİK’nın 33/a maddesi gereğince zamanaşımı süresinin dolmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK’nın 33/a maddesine göre, ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasınına ilişkin Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında "Takibin Taliki veya İptali" davası açıldığını, işbu davada davalının bonoya dayalı takipte takibin kesinleşmesinden sonra 3 yıl içerisinde herhangi bir işlem yapılmamasından kaynaklı zamanaşımı iddiasını ileri sürdüğünü, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin davayı reddettiğini,
davalının kararı istinaf etmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2017 tarih .,..Esas ....Karar sayılı kararıyla yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davacı yanın istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verildiğini, istinaf kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş olup Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını gerekçesiz olarak onadığını, Yargıtay onama kararının taraflarına 13.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek 16.07.2021 tarihinde işbu davayı açtığı,
Yerel Mahkemece İİK 33/A maddesinin somut olaya uygulanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, oysa Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2017 tarih ...Esas ...
Karar sayılı icranın geri bırakılmasına ilişkin kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2018 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, onama kararının davacı vekiline 13.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça 20.11.2018 tarihinde eldeki davayla aynı istemle Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 15.10.2019 tarihli kararla davanın reddine karar verildiği, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26.03.2021 tarih ,....Esas ...Karar sayılı ilamı ile Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.10.2019 tarih ve ... Esas ...
Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, dosya Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, Mahkemece 06.05.2021 tarih ve ...Esas ,...Karar sayılı kararı Mahkemenin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve HMK'nın 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği,
işbu kararın tarafların istinaf talebinde bulunmaması üzerine 23.06.2021 tarihinde kesinleştiği, yine Mahkemece 13.07.2021 tarihli ek kararla verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için iki haftalık yasal süre içerisinde başvuruda bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın da taraflara tebliğ edilerek 09.09.2021 tarihinde kesinleştiği, böylece işbu davayla aynı taleplerle Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın açılmamış sayıldığı, eldeki davanın ise 16.07.2021 tarihinde açıldığı,
İİK’nın 33/a maddesinde düzenlenen sürenin hak düşürücü süre niteliğinde bulunduğu, davanın kesinleşmeden itibaren 7 günlük süre içerisinde açılması gerektiği, Yargıtay onama kararının davacı vekiline 13.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf incelemesine konu eldeki davanın onama kararının tebliğinden itibaren hesaplanan 7 günlük sürenin dolmasından çok sonra 16.07.2021 tarihinde açıldığı,
yine davacı dava dilekçesinde BK'nın 158. maddesine dayanmış ise de hak düşürücü sürelerde bu süreyi kesen işlemlerden söz edilmesinin mümkün olmadığı (Benzer şekilde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/1546-2023/5753 E. K. sayılı ilamı), sonuç olarak davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
(Bkz aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2008/2546-2009/6332 E. K. sayılı, 2008/3272-10155 E. K. sayılı ve 2020/5236-2022/1467 E. K. sayılı ilamları)
Bu açıklamalar ışığında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda anılan değişik gerekçe doğrultusunda yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2152, K. 2025/59, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama