KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/244
- Karar No
- 2025/344
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14/10/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkili ...n....i.'nin yetkilisi ve sahibi olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin 14.05.2016 tarihi itibariyle sözlü olarak cari hesap sözleşmesi yaptıklarını, müvekkil 14.05.2016 tarihinde imzalanmış olan ödeme tarihi bulunmayan, 100.000,00TL'lik üzerinde teminat senedidir şeklinde ibaresi bulunan borçlusunun müvekkilleri olduğu alacaklının davalı şirket olduğu senet imzalandığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de ortaya çıkacağını,
müvekkilin davalı şirkete borcu bulunmamakla birlikte davalı şirketin taraflar arasında yapılan cari hesap sözleşmesine göre 14.01.2020 tarihinde yapılan son hesaplamaya göre müvekkillere davalı şirketin 167.276,61TL borcu olduğunun ortaya çıktığını, o zamandan beri de müvekkili ile davalı şirketin aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalı şirketin de müvekkile ödeme yapmadığını, bu sebeple doğacak olan alacak haklarını saklı tuttuklarını, fazlaya dair ve diğer hukuki ve cezai hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ve şirketi tarafından keşide edilen, hamili davalı taraf olan,
14.05.2016 düzenleme tarihli 100.000,00 TL bedelli teminat nedeni ile herhangi bir borçları bulunmadığından, borçlu olmadıklarının tespitine ve senedin taraflarına iadesine karar verilmesini, dava konusu senedin 3.kişilere devrinin önlenmesi, icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı taraflarca dava dilekçesinde belirtilen 14.05.2016 düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli, alacaklısının müvekkil şirketin olduğu senedin teminat senedi olduğuna dair iddiaların gerçek olmadığını, zira senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerektiğini, birçok yargıtay içtihatlarından da görüleceği üzere kambiyo vasfını haiz bir bononun üzerine salt "teminat senedi"dir ibaresinin yazılmasının onun teminat senedi olduğunu göstermeyeceğini ve kambiyo vasfını etkilemediğini,
davacıların teminat senedi iddiasının İİK 169/a maddesinde öngörülen belgeler ile kanıtlayamadığını, davacıların iş bu davaya konu senedin teminat senedi olduğuna dair iddialarının yalnızca soyut bir beyandan ibaret olduğunu, davacı tarafın söz konusu senedin teminat senedi olduğunu iddia ederek borçtan kurtulmaya, senedin mücerretliğini bertaraf etmeye çalıştığını, davacı tarafın bu hususa yönelik iddialarını "taraflar aralarında sözlü cari hesap sözleşmesi" yapmıştır beyanıyla ispatlamasının mümkün olmadığını, söz konusu iddianın somut, kesin ve şüpheden uzak bir şekilde ispata muhtaç olduğunu,
bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olduğunu, dava dilekçesinde senedin davacılarca imzalandığı da belirtilerek imzaların kendilerine ait olduğu dolayısıyla borçlu oldukları da açıkça ikrar edildiğini, senetteki imzayı kabul eden ve iddialarını yazılı delille ispatlaması gereken ancak ispatlayamayan davacıların borçlu olduklarının kabulü gerektiğini, müvekkilinin alacağı senede dayalı olup, davacılar-borçluların bu senetten dolayı borçlu olmadıklarını, ancak aynı kuvvette yazılı bir belge ile ispat etmesi gerekmekte olup davacıların da bu yönde yazılı bir belgeyi dosyaya sunmadıklarından davanın reddine karar verilmesini,
davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece ".... dava konusu senedin bono olduğu, davacının imzaya itirazının olmadığı, 6100 sayılı HMK'nun 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı kanunun 201. maddesi uyarınca da senede karşı tanıkla ispatın mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından yukarıdaki belgeler dışında herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gibi dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı böylece senedin teminat senedi olduğu iddiasına dayalı davanın kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle davacının davasının reddine ve İİK 72/4 gereği takip konusu alacağın %20'si tutarındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından 14.05.2016 tarihinde imzalanmış olan ödeme tarihi bulunmayan, 100.000,00 TL bedelli, üzerinde teminat senedidir şeklinde ibare bulunan borçlusunun müvekkiller, alacaklının ise davalı şirket olduğu senedin imzalandığını,
tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını aksine taraflar arasında yapılan cari hesap sözleşmesine göre 14.01.2020 tarihinde yapılan son hesaplamaya göre müvekkillerin davalı şirketten 167.276,61 TL borcu olduğunun ortaya çıkacağını, son hesaplamadan sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını, davaya dayanak olan senedin üzerinde açıkça teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen ticari alışveriş sonucu faturaların düzenlendiğini, faturaların her iki tarafın ticari defterlerine işlendiğini,
müvekkilinin bahse konu senet sebebi ile borcu olup olmadığı ve dava konusu senedin tarafların ticari defterine kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde kayıt edildiği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ilk duruşmada eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğuna dair Antalya Genel İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyası bulunmakta olup, davalı tarafın itirazı üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasında davalı taraftan alacaklı olduklarına dair yargılaması devam eden mahkeme dosyası olduğunu, buna ilişkin bilgilerin dosya içerisinde olduğunu,
yerel mahkemenin alacak davası olan bu dava dosyasını dahi incelemeden karar verdiğini, davalı tarafın cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında herhangi bir icra inkar tazminatı talebi olmadığı gibi senet üzerinde vade tarihinin bulunmadığını, bu nedenle mahkemece re'sen müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kambiyo senedine karşı ileri sürülen bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Mahkemece, yargılamanın öninceleme aşamasında taraflara iddia, savunma ve delillerini mahkemeye sunma imkanı sağlanmadan davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarını sunma imkanı tanınıp HMK'da gösterilen yargılama usullerine uyulmak suretiyle deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacıların savunma hakkının kısıtlanması suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... ...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/244, K. 2025/344, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama