KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/264
- Karar No
- 2025/349
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 07/10/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili aleyhine davalı tarafından 50.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı senetten dolayı müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, ve davalıyı tanımadığını, müvekkilinin evlilik birliği içinde boşandığı eşi ...tarafından kandırılarak iki adet boş senede imza atarak boşandığı eşi ...a verdiğini, dava konusu senetlerden bir tanesinin bu olduğunu, ikinci senedin henüz ortaya çıkmadığını ve senedin sonradan doldurulduğunu,
müvekkilinin senette yazılı miktar kadar borçlanmaya hiçbir zaman ihtiyacının olmadığını ve borçlanmadığını, bu nedenle 50.000,00 TL bedelli senetten müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; davacının senedi imzaladığını kabul ettiğini, dava konusu senedin boş alınmadığını, davacı ve eşi tarafından imzalanarak bizzat müvekkiline verildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... davacının ispat yükünü yerine getirememiş olması, dava dışı ...ın emlak işi ile uğraşıyor olması ile 50.000 TL'nin ...'a verilmiş olabileceği, dava dışı ...'ın emlakçı olması ile ...a da ödeme yapmamış olması, davalı ...'in ekonomik durumunun lehtar olmaya uygun olabileceği, davacının evlilik süreci içerisinde iki adet bono imzaladığının kabulünde olduğu görülmekle davanın reddine, davacı tarafça yazılı delil bildirilmediği gibi, yemin deliline de dayanılmadığından ispat külfetini yerine getirmediğine (Antalya Bam 11.H.D. 2017/2160 E. 14.06.2018 2018/1039 K.), 11.10.2017 dosyada tedbir bulunduğundan, davalının alacağına kavuşması geciktirilmiş olmakla davacı aleyhine tazminata hükmolunmasına (12.H.D. 19.12.2003 2002/10774)" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararı verilmediği halde davalı lehine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, takip dayanağı senetten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığını, tarafların birbirlerini tanımadığı gibi birbirleriyle alışverişlerinin olmadığını, davalının 10.12.2013 tarihinde 50,000,00 TL parası olmadığını, davalının hiç tanımadığı birisine 2013 yılında çok yüksek olan 50.000,00 TL'yi üstelik ödünç verdiğini iddia ettiği kişinin evine giderek vermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının evlilik birliği içinde boşandığı eşi... tarafından kandırılarak,
iki boş senedi imzalayarak boşandığı eşi ...'a verdiğini, dava konusu senedin bu boş senetlerden bir tanesi olduğunu, ikinci boş senedin henüz ortaya çıkmadığını, senedin sonradan doldurulduğunu, vade tarihinin 10.03.2014 tarihi olmasına karşın, takip tarihinin 08.06.2016 tarihi olduğunu, senetteki vade tarihine göre icraya vermek için 27 ay beklendiğini, vadesinde ödenmeyen senet için icraya verip, tahsil etmek için 27 ay beklenmesinin de hayatın olağan akışına ters olduğunu, davacının senette yazılı miktar kadar borçlanmaya hiçbir zaman ihtiyacı olmadığını, bu senedin davacının boşandığı eşi...tarafından davalı ile birlikte düzenlendiği,
...ın açılacak dava ve sair itirazlara karşı kendisini de kefil gösterip tanıklık yaparak borcun gerçek olduğunu iddia ettiğini, davalı borçlunun... aleyhine işlem yapmayıp, sadece davacı aleyhine işlem yaptığını, davacı-borçlunun, dava konusu borcun hiç doğmadığını, yani davalı- alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürmesi halinde ispat yükünün davalı- alacaklıya düşeceğini, dava konusu senetten dolayı, davacının borcu olmadığını, dava konusu senette borcun doğmadığını, olmayan borcun bedelsiz kalmasının da söz konusu olmayacağını, davacı ile davalı arasında hiçbir hukuki ilişki olmadığını,
dava konusu senedin tanzim tarihi olan 10.12.2013 tarihinde davalı hesabından dava konusu senedin bedeli kadar paranın hiçbir zaman çekilmediğini, doktrinde ve Yargıtay İçtihatlarında hayatın olağan akışı ölçütünün HMK.'nun 201. maddesinin istisnalarından biri olduğunu, davalı ile davacı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmadığını, davalı, davacının ve boşandığı eşinin taşınmaz satın almak için dört yıl önce 50.000,00 TL gibi oldukça yüksek bir miktarda parayı hiç tanımadığı birisine ödünç olarak verdiği savunmasının da hayatın olağan akışına ters olduğunu,
davacının boşandığı eşi ...ın savcılık dosyasındaki 29.01.2018 tarihli ifadesinde “Senet üzerindeki yazıların bana ait olup, olmadığını bilmiyorum" beyanı ile davalının “...tarafından bana verilen senet dolu olarak verildi” beyanının çelişkili olduğunu, 04.10.2018 tarihli delil listesinde bulunan (4).nolu delilin toplanmadığını, tüm delilleri ve bilirkişi incelemesi yapılmadan, adil yargılanma hakkı sağlanmadan hatalı karar ile davanın reddedildiğini, takip dayanağı dava konusu senedin ön yüzündeki imza ve yazıların fulaj ve gereken her türlü teknik ile yazı farklılıkları,
tanzim tarihlerinin aynı olmadığı hatta kalem farklarının Adli Tıp'tan inceleme yapılmadan karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
davacının şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma ve... karar sayılı kararı ile davalı ve dava dışı ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasına, davacının imzaya herhangi bir itirazının bulunmamasına, kambiyo senetleri sebepten mücerret olup davacının borçlu olmadığı iddiasını yazılı delille ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden aşağıdaki bend haricinde hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Menfi tespit davasının reddi halinde davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın davalı alacaklıya ödenmemesi için davacı borçlunun ihtiyati tedbir kararı almış ve ihtiyati tedbir kararının infaz edilmiş olması gereklidir. Dosya kapsamında bu yönde alınan ve infaz edilen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı halde davalı lehine tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... ...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/264, K. 2025/349, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama