KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1802
- Karar No
- 2023/1471
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 01/06/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 18/09/2023
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkili tarafından davalı borçluya faturalarda yer alan karpuz satışı yapıldığını, müvekkili tarafından 08/05/2021 tarihli 76.391,96 TL, 18/05/2021 tarihli 63.539,10 TL, 21/05/2021 tarihli 66.902,40 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalının müvekkiline işbu faturalardan kaynaklanan bakiye 133.338,46 TL borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi için davalıya düzenlenen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, faturadan kaynaklı alacağa ilişkin İzmir 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, itirazında ayıp savunmasında bulunulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının mallarının kaçırma kastının olması sebebiyle tüm taşınır taşınmaz banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak yahut mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, "...Dava, itirazın iptali davasıdır ve özünde para alacağı vardır. Para alacağı için istenecek hukuki himaye tedbiri ihtiyati tedbir değildir. Bir kambiyo senedinin ödenmemesine yönelik de bir talep yoktur. Uyuşmazlık konusu olan ve üzerinde tedbir istenen bir husus olmamakla davacının ihtiyati tedbir talebi yerinde değildir.
İhtiyati haciz ise para alacaklarına özgü bir hukuki çare olmakla, bu yönden şart mevcuttur ancak yaklaşık ispat kuralları dahilinde alacağın varlığı hakkında mahkemede kanaat uyandıracak bir delil dosyaya sunulmalıdır.
Kural olarak, Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 2005/9183 esas, 2005/12547 karar sayılı emsal ilamında da özetle belirtildiği üzere; davacı tarafından yapılan ilamsız takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası derdest iken iddia gereği borçlular aleyhine ihtiyati haciz istenebilir. Ancak, yaklaşık ispatın/yasal şartların var olması gerekir. Davacının iddiası ticari alım satım nedeniyle bakiye borcun olduğu ve bunun ödenmediğine yöneliktir.
Buna ilişkin dosyada iddiadan öte yaklaşık ispatı gösterir, mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmesini gerektirir ve yaklaşık ispata yeter derecede, iddiadan öte bir delil kabule göre yoktur. Dilekçe ekinde ödenen makbuzlar sunulsa da bunlar haricinde davalının borcunun olduğu ve ödemediği hususu yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde dosya hali hazırda ispat edilememiştir. Bu nedenlerle, ihtiyati haciz talebinin de reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının borcu olduğu ve ödenmediği hususunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, dosya kapsamında bulunan mesaj kayıtları ve ödeme dekontlarından dahi davalının borçlu olduğunun anlaşıldığını, davalının borca itirazında ayıp savunmasında bulunulduğunu, davalı tarafından ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi iade faturasının da düzenlenmediğini, yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
İstinafa tabi ara karar, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan alacağa dayanak faturalar, davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler ve davalının borca itiraz dilekçesinde faturalara konu malları teslim aldığını ve malların ayıplı olmasına ilişkin savunmaları alacağın varlığı ve miktarını yaklaşık olarak ispatladığının kabulü gerekirken aksi yöndeki bir değerlendirme ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından kararın kaldırılmasına ve %20 teminatla ihtiyati hacze karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1802, K. 2023/1471, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama