KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2441
- Karar No
- 2023/1834
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/06/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 23/11/2023
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı şirketin Denizli ilinde tekstil faaliyetleri yürüten tanınmış bir tekstil firması olduğunu, davacı şirketin farklı şirketlerin taleplerine karşılık ürün gönderdiğini, davalı şirkete de farklı zamanlarda farklı çeşit ve boyutlarda "Bebek Takımı, Tek Kişilik Takım ve Çift Kişilik Nevresim Takımı" isimli malzemelerin davalı tarafa teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin karşılığı olarak düzenlenen faturaların toplamının 1.013.439,91 TL olduğunu, işbu faturaların bedeline ilişkin karşı tarafça 550.000,00 TL ödeme yaptıklarını,
dava tarihi itibarıyla da cari hesap alacaklarının 463.439,91 TL olduğunu ve karşı tarafın borcunu ödemediğini, alacağın tazmini için Denizli İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takibe geçtiğini, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu beyanla, davalı tarafa kesilen farklı tarihli faturaların bedellerinden yapılan ödeme düşüldüğünde geriye kalan bakiye 463.439,91 TL alacaklarıyla sınırlı olarak karşı taraf üzerine kayıtlı menkul, banka hesaplarına, gayrimenkul malları ile haczi kabil tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
davalının Denizli İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazlarının iptaline, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinden aleyhine asıl alacağın asgari %20 si oranından az olmamak kaydı ile ticari temerrüt faiziyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... ibraz olunan belgelerin İİK'nun 68/a maddesinde sayılan belgelerden sayılmadığı, tek başına faturanın, faturaya konu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edilip edilmediği yönünde ispata elverişli olmadığı, her ne kadar e-irsaliye belgesinde davalı şirketin şoförü ... in imzasının bulunduğu iddia edilmiş ise de, irsaliyede plakası yazan aracın davalı şirket aracı olup olmadığı, şoför ... in davalı şirketin çalışanı olup olmadığı, dolayısıyla faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının mevcut belgelerden anlaşılamadığı,
dilekçe ekindeki evrakların tek başına alacağın belgesi olamayacağı, alacağın başka delillerle ispatı gerektiği, tarafların delillerinin toplanması, ticari defterlerin incelenmesi neticesine göre alacağın belirlenmesi gerektiğinden ve yargılamayı gerektiren bu konuda ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden dolayı, alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ekinde sundukları e-irsaliyelerde de taşıyıcı kısmında davalı şirkete ait araç ve şoför tarafından malların teslim alındığının açık olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat şartının gerçekleşmesine rağmen ilk derece mahkemesince Yargıtay içtihatlarına da aykırı olarak ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu somut olayda ihtiyati istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, 16/06/2023 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir müessesi; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi hükmüne göre "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
İhtiyati haciz ise; alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf altında taşıyıcı bilgileri araç plaka numarası ve şoför olarak .... isim ve T.C kimlik numarası ile teslim aldım yazı ve imzasının bulunduğu e-irsaliyeleri sunarak ihtiyati haciz talep etmiş olup, teslime ilişkin yazılı bir belge sunması nedeniyle yaklaşık ispatın sağlandığı gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat kavramı yanlış yorumlanmak suretiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2441, K. 2023/1834, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama