KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/266
- Karar No
- 2023/317
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/10/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 22/02/2023
Karar Metni
1.197 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, bankaca dava dışı kredi borçlusu .... ile birlikte sözleşme kefili olan davacı hakkında da Antalya 7. İcra Dairesi nezdinde ... Esas Numaralı dosya ile 53.615,08 TL’lık bir takip başlattığını, daha sonra Genel İcra Dairesi ....
Esas numarası ile devraldığı dosyada, asıl alacağa %90 temerrüt faizi uygulandığını, talep edilen faizin TBK’nun 88. Ve 120 Maddelerine aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinden ötürü bankaya sorumlu olan davacının 150.000,-TL’lık limitle sınırlı olmasına rağmen 31.12.2021 itibariyle yapılan kapak hesabında banka alacağının 185.228,14 TL’sına baliğ olduğunun anlaşıldığını,
haksız ve fahiş işletilen faizin şimdilik 10.000,-TL’lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitini ve adı geçen icra dairesinde takip edilen satış ve satış işlemlerinin ihtiyati tedbir karar ile durdurulması ile alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, %90 oranındaki temerrüt faizinin, serbestlik ilkeleri dahilinde sözleşmeyle bağlı olarak tespit edilmiş olduğunu, zira sözleşmeye göre davalı bankanın ihtarname tarihi itibariyle uygulanan akdi faizin %50 fazlası kadar temerrüt faizi uygulanmasının mümkün olduğunu, bu nedenle devanın reddi ile davacıya %20 oranında tazminat yüklenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Takip dosyasının yapılan ödeme nedeniyle kapatıldığı ve böylece davanın, konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Kabule göre, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerekmiştir. Esasa alınan bilirkişi raporu nazara alındığında; davacı borçlunun dava tarihi itibarıyla haksız olduğuna kanaat getirilmiş , vekalet ücreti ve yargılama giderleri tarafların davanın başındaki haklılık durumuna göre değerlendirmesi gerektiğinden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ve davalı lehine İİK 72/4 gereği tazminat ödenmesine ..."şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu borcun kaynağı olan kredi sözleşmesinin incelenmesi, ticari kredi statüsünde yer alıp almadığının tespiti ve buna bağlı olarak asıl alacağa işletilen %90 temerrüt faizinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi raporuna göre takip tarihi ile temerrüt tarihinin aynı tarih olması gerekçesiyle %90 değil, %36,90 akdi faiz uygulanabileceğine yönelik tespitte bulunulup ve dosya kapak hesabının düzeltilmesi gerekliliği belirtildiğini, bilirkişi raporuna göre işletilen faizin fahiş ve hukuka aykırı olduğu tespit edildiğini,
Davalı banka ile akdedilen kredi sözleşmesinin kefilleri tarafından yapılan ödeme neticesinde davaya konu icra dosyasının 07/07/2022 tarihinde infazen kapatıldığını, diğer borçlular tarafından borcun ödenmiş olmasının davanın kaybedilmesi sonucunu değil;
davanın konusuz kalması sonucunu doğurduğunu, davacının, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olduğunu, bu hususum bilirkişi raporuna göre sabit olduğunu, faiz yönünden açtıkları menfi tespit davasının davaya konu ettikleri faiz oranına itirazlarının haklılığının bilirkişi raporu ile desteklendiğini, davalı alacaklının uğradığı herhangi bir zarar bulunmadığını, İİK 72/4 maddesi gereği tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı anda davacı haklı olduğu için davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
yaptığı yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi ve İİK m. 72/5 gereği tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK 307/1.maddesi;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafça müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi gereğince davalının başlattığı icra takibi kapsamında talep etmiş olduğu %90 temerrüt faizinin fahiş olduğu, bu nedenle başlatılan takip nedeniyle 10.000,00 TL'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitini talep edildiği, yargılama devam ederken icra dosyası borcunun diğer borçlular tarafından ödendiği, davacı vekilinin UYAP üzerinde 13/10/2022 tarihinde gönderdiği 12/10/2022 tarihli dilekçesinde, davanın 2.000,00 TL'sinden feragat ettiklerini belirttiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranının %50 fazlası olan %36,90 oranında temerrüt faizi talep etmesi gerekirken Merkez Bankasına bildirdiği %60 akdi faiz oranın %50 fazlası olan %90 temerrüt faizi uygulamak suretiyle icra takibini başlattığı, %36,90 temerrüt faiz oranına göre davacının talep edebileceği temerrüt faizinin 2.363,09 TL olduğu belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince davacının feragat ettiği 2.000,00 TL'lik bölüm yönünden feragat nedeniyle ret kararı verilerek kalan 8.000,00 TL'lik bölüm için ise icra takibinde davalının talep ettiği temerrüt faiz miktarının 5.552,47 TL olduğu,
talep edebileceği temerrüt faiz oranının ise 2.363,09 TL olması nedeniyle davacının 3.189,38 TL fazladan temerrüt faizi talep ettiği, bu nedenle davacının 8.000,00 TL'lik talebinin 3.189,38 TL'si yönünden bu davayı açmakta haklının bulunduğu, kalan bölüm yönünden ise haklı olmadığı anlaşılmakla konusuz kalan 8.000,00 TL'lik talebi yönünden bu hususlar gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/266, K. 2023/317, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama