KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/275
- Karar No
- 2023/396
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/10/2022
- Davanın konusu
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 02/03/2023
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içeri- sinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı alacaklı banka tarafından müvekkili hakkında 67.765,08 TL alacak ve fer’ileri üzerinden takip başlattığını, davalı banka tarafından alacağa %90 oranı üzerinden temerrüt faizi uyguladığını, uygulanan faizin fahiş olduğunu belirterek; müvekkili hakkında Antalya Genel İcra Dairesi’nce ... Esas sayılı dosyasında üzerinden girişilen takibin şimdilik 10.000,-TL’lik kısım bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; %90 oranındaki temerrüt faizinin, serbestlik ilkeleri dahilinde sözleş- meye bağlı olarak tespit edildiğini, aralarındaki sözleşmeye göre davalı bankanın ihtarname tarihi itibariyle uygulanan akdi faizin %50 fazlası kadar temerrüt faizi uygulanmasının mümkün olduğunu belirterek; davanın reddine ve %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkeme istinafa konu kararında özetle; davaya konu takibin ödemeyle sonuçlanmış olması karşısında davanın da konusuz kaldığını, dava tarihi itibarıyla hükme esas alınması gereken bilirkişi raporuna göre davacı borçlunun davasında haksız olduğu kanaatine varıldığı, bu yüzden vekalet ücreti ve yargılama masraflarından davacının sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek aynı gerekçe ile davacının haksız tedbir tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin hükme esas alınması geretiğini belirttiği bilirkişi raporunda, uygulanabilecek temerrüt faizi oranının takipte belirtildiği gibi %90 değil, %55,35 olduğu ve kapak hesabının da buna göre yapılması gerektiğinin belirttiği, bu raporun müvekkilinin haklılığını gösterdiği, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının yargılama devam ederken kaldırıldığını, bu yüzden davalı alacaklının herhangi bir zararı olmadığı, kaldı ki müvekkili davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına yargılama masraf- larından davalının sorumlu tutulmasına ve müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilme- sini talep etmiştir.
Dava, davalı alacaklı tarafından girişilen takibe konu borcun belirlenecek kısmına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık; davalı hakkındaki Antalya Genel İcra Dairesi ... Esasına kayıtlı takipte uygulanması gereken temerrüt faizi oranının neye göre belirlenmesi gerektiği ve dava tarihi itibarıyla takipte belirtilen oranlar ve hesaplamalar dikkate alınarak belirlenen borç miktarından gerçekte uygulanması gereken temerrüt faiz oranına göre belirlenecek toplam borç miktarının daha az olup olmayacağı ve buna bağlı olarak davacının borcunun daha az olup olmadığı hususundadır.
Mahkemece dava belirtilen gerekçe ile davanın açıldığı tarih itibarıyla davacı taraf haksız bulunarak buna göre yargılama masrafı ve haksız tedbir tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporunda özetle; takibe konu alacağın bir ticari alacak niteliğinde olduğu, davacının 40.000 TL ve 8.117,14 TL taksitli ticari kredi kullandığı 02.10.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, temmerrüt tarihinin aynı zamanda takip tarihi de olduğu,
davalı banka tarafından takip tarihi itibarıyla uygulanan en yüksek faiz oranının %60 oranı olduğundan bahisle %50 fazlası olan %90 oranında temerrüt faizi öngörüldüğü ancak uygulanabilecek temerrüt faizinin kredi açılışında belirlenmiş akdi faiz oranlarının %50 fazlası olabileceği, bu durumda dava tarihi itibarıyla davacının olması gereken toplam borcunun 139.673,31 TL olacağı, davalı bankanın talep ettiği temerrüt faizi oranı dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla davacının toplam borcunun 221.992,31 TL edeceği belirtilmiştir.
Özetle alınan bilirkişi raporuna göre davalı bankanın alacağına uygulaması gereken akti faiz oranının %24,60 ve %29,88, temerrüt faiz oranının %36,90 ve %44,82 olması gerekirken akdi faiz oranın %60 temerrüt faiz oranının %90 olarak uygulanmak suretiyle 82.319 TL fazla alacak talep ettiği anlaşıldığından, davacının dava tarihi itibarı ile davasında haklı olduğu kanaatine varılması gerekirken haksız olduğu kanaatinyle verilen hükmün kaldırılması gerekmiştir.
Öte yandan davacı her ne kadar 10.000 TL üzerinden açtığı davasında borçlu olmadığının tespitini istemiş ve talep sonucunu da arttırmadan borç ödendiği için dava konusuz kalmış ise de davacının dava dilekçesinde haksız takip taziminatı talep etmediği görülmektedir. Davacının davasın- da böyle bir tazminat talebinin olmaması karşısında bu yöndeki istinaf talebi yerinde bulunmamıştır.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/275, K. 2023/396, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama