KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/404
- Karar No
- 2025/1295
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 01/12/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 22/12/2025
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Müvekkili bankanın Aydın Şubesi ile dava dışı ... arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalı ...'nın iş bu sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, karşı tarafın davalı borçlu tarafından ödenmesi gerekirken borç bakiyesini müvekkili bankaya ödemediğini, bunun üzerine kredi hesabı kat edilerek borcun ödenmesi hususunda asıl borçlu dava dışı ... ve davalı Kefil ...'nın 2. Noterliği'nin 30/05/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş iş bu borcun ödenmemesi üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Değişik İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız haciz kararı alınarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız haciz yolu ile icra takibi başlatılarak borçlu davalı tarafından icra takibine itiraz edilip ve takibin durdurulduğunu, borçlunun borca itirazının 31/03/2021 tarihinde UYAP sisteminden öğrenildiğini bu nedenlerden dolayı davalarının kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptalini, takibin itiraz eden davalı yönünden devamını, borçluların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... davacı banka Aydın Şubesi ile dava dışı ... arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığı, davalı ...'nın iş bu sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ödenmesi gerekirken borç bakiyesinin davacı bankaya ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek borcun ödenmesi hususunda asıl borçlu dava dışı ... ve davalı Kefil ...
2. Noterliği'nin 30/05/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız haciz kararı alınarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı ilamsız haciz yolu ile icra takibi başlatılarak davalı tarafından icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilen dosyada bankacı bilirkişiye tevdii edilen dosyada bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 30/06/2022 havale tarihli ek rapor, mahkememizce denetime açık, hükme esas almaya elverişli kabul edilerek davalı borçlu tarafından bakiye borcun ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı,
davalının sözleşme hükümleri uyarınca davacı bankaya kullanılan krediden kaynaklı olarak müşterek ve müteselsil kefil olarak borcunun bulunduğu ve temerrüde düşmesine rağmen borcun ödenmediği kanaatine varılmış bankacı bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İİK.'nun 67-(2) maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ...
K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir.
Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin ise de işbu dosya açısından alacak miktarı dahi bankacı bilirkişi hesabıyla belirlenebilmiş ve davanın bu suretle kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla icra inkâr tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu alacağın likit olduğunu belirterek icra itirazının iptalini ve takibin devamını talep ettiğini, ancak Yerel Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, bu nedenle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...
Karar sayılı kararının istinaf edilmesi gerektiğini, müvekkil ... için temerrüdün oluştuğu tarihin 09/06/2019 olarak belirlenip faiz hesaplamalarının yapıldığını ancak hesap kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edildiği itirazlarının dikkate alınmadığını, HMK m. 279/2 uyarınca bilirkişinin hukuki nitelendirme yapmasının yasaya aykırı olduğunu, temerrüt faizi hesabında eksik inceleme yapıldığını, davacı beyanları doğrultusunda temerrüt faizi uygulandığını, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin,
asıl borçlu ...'ya usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmeden doğrudan kefil olan müvekkile başvurulması sebebiyle TBK m. 586'ya aykırı olduğunu, asıl borçluya yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre usulsüz gerçekleştirildiğini, usulsüz tebliğ nedeniyle hukuki sonuç doğurmayan ihtarın asıl borçluyu temerrüde düşürmediğini, dolayısıyla kefile doğrudan takip yapma yetkisi vermediğini, müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmiş hesap kat ihtarı bulunmaması sebebiyle hükmedilen temerrüt faizinin yasal dayanağının olmadığını, bilirkişi raporunda sadece davacı beyanlarına esas alınarak temerrüt faizi hesaplandığını,
müvekkile yapılan tebligatın da usulsüz olduğunu, temerrüt faizi belirlenmeyen kefalet sözleşmesi nedeniyle talep edilen yüksek faiz oranlarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kefilin sorumluluğunun kefalet sözleşmesinde belirlenen sınırlar ile sınırlı olduğunu, sözleşmede belirlenmeyen faiz oranları için yasal faiz oranının uygulanması gerektiğini, BSMV faiz oranının da hesaplamaya dahil edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu,
asıl borçluya usulsüz tebliğ nedeniyle temerrüt oluşmadığından müvekkilden herhangi bir alacak talebinde bulunulamayacağını ve icra inkar tazminatının reddi yönündeki yerel mahkeme kararının da hatalı olduğunu belirterek istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 89.919,54 TL asıl alacak, 13.835,67 TL işlemiş temerrüt faizi, 691,78 TL BSMV, 346,00 TL masraf, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 105.398,99 TL alacak yönünden iptali ile (kefalet limiti ile sınırlı) takibin devamına, (asıl alacak tutarına %48 temerrüt faiz oranı ve temerrüt faizin %5 oranında gider vergisi tahakkuk ettirilmesine), davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine ilişkin yasal şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili 17/11/2025 tarihli dilekçe ile; huzurdaki dava dosyasına konu alacakların haricen tahsil edildiğini, gelinen aşamada davanın konusuz kaldığını, karşı taraftan vekalet ücreti ve masraf talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 11/11/2025 tarihli sunulan dilekçesinde, davanın konusuz kaldığını, davacı yan tarafından bu yönde dairemize beyanda bulunulduğu takdirde vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirtmiştir.
Taraf vekillerinin beyanlarından davaya konu icra dosyasındaki alacağın haricen tahsil edildiği, bu durumda İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasının konusunun kalmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/404, K. 2025/1295, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama