KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/339
- Karar No
- 2025/358
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 15/01/2025
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 25/04/2025
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 2021 yılının 9. ayından bu yana devam eden açık hesap usulü alışveriş mevcut olduğunu, bu kapsamda kendisine Alanya İcra Dairesi' nin...E. sayılı dosyasında mevcut toplamda 450.000,00-TL bedelli çekler bildirilmiş ise de bu çeklerin bedellerinin açık hesap usulünde ödendiğini, ancak söz konusu çeklere ilikşin olarak çeklerin davacıya iadesinin yapılmadığı gibi söz konusu çeklerin davacıya iade edilmeden menfi tespite konu icra dosyasından icra takibi yapıldığını ve davacının mal varlıklarına haciz şerhi işlendiğini, davacının ...toptan sebze ve meyve satışı yaptığını,
bu faaliyetinin 10 yılı aşkın süredir devam ettiğini, davacının kendisine teslim edilen ürünlerin bedelini ödediğini, yine davalı ile davacı arasında sebze ve meyve alım satımı dışında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davacının menfi tespite konu çeklere ilişkin olarak herhangi bir borcunun olmadığını, davacı ile davalı arasında hal kapsamında meyve ve sebze alımından kaynaklanan faturanın 2022 yılının 4. ayına ait olduğunu,
bu zamana kadarki ödemeleri düzenli olarak yaptığını ve neticesinde davacı tarafından verilmiş olan ve 2022 yılının 8. ayına ait olmak üzere başlayan son çekin tarihinin ise 2022 yılının 9. ayı olan çeklerin 2022 yılının 11. ayında icra takibine konu yapıldığını, davacı aleyhine yapılan icra takibine konu olan çeklerin doğacak alacaklara istinaden verilmiş olduğunu ancak davacı ile davalı arasında herhangi bir alacak ve verecek ilişkisi olmaması sebebi ile aslında bedelsiz nitelikte olduğunun açık olduğunu belirterek Alanya İcra Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyası nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, senetlerin teminat senedi olduğu iddilarının yerinde olmadığını, senette buna ilişkin bir ibare bulunmadığını, çeklerin ödendiği iddiasının yerinde olmadığını, tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesi talebi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı takibe ve davaya konu borcu ödediğini ileri sürmüştür.
Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü davacıdadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 200. maddesinde belirtilen limitleri aşan bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, senetle ispat olunması gerekir.
Davacının banka kanalıyla yaptığı ödemelerde davaya ve takibe çekle ilgili olduğuna dair açıklama bulunmamakta, davacının sunulan kayıtlarında da farklı husus yer almamaktadır. Kısacası davacı dava ve takibe konu borcu ödediğine dair yazılı belge sunamamıştır, davacının delilleri arasında yemin delili de olması nedeni ile bu hakkı hatırlatılmış, davacı bu hakkı kullanmayacağını belirtmiştir. Davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizin 23/11/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de teminat yatırılıp karar infaz edilmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. madde koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece 15/01/2025 tarihli ek karar ile; " ... Davacı vekiline, gerekçeli kararın 28/12/2024 tarihinde tebliğ olunduğu, iki haftalık sürenin son günü cumartesi günü olan "11/01/2025" tarihi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 93. Maddesinin; "Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter" hükmü uyarınca, istinaf süresinin "13/01/2025" günü çalışma saati sonunda dolduğu, davacı vekili Av. ...'ın yasal süresi geçtikten sonra "14/01/2025" tarihinde istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesi sunduğundan istinaf dilekçesinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Ek karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kanun yoluna başvuru süresinin kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olduğunun taraflarına tebliğ edildiğini, istinaf kanun yoluna başvuru sürelerinin dolmadığını, müvekkili ile davalı arasında 2021 yılının 9. Ayından beri devam eden açık hesap usulü alışveriş mevcut olduğunu, kendisine Alanya İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasında mevcut toplamda 450.000,00 TL bedelli çekler verilmişse de bu çeklerin bedellerinin açık hesap usulünde ödendiğini, söz konusu çeklere ilişkin olarak çeklerin müvekkiline iadesinin yapılmadığını, çeklerin müvekkiline iade edilmeden menfi tespite konu icra dosyasının Alanya Ticaret Mahkemesinden alınan ihtiyati haciz kararına istinaden icra takibine konu yapıldığını ve müvekkilinin malvarlıklarına haciz şerhleri işlendiğini, müvekkilinin ...toptan sebze ve meyve satışı yaptığını, 10 yılı aşkın bir süredir sürdüren müvekkilinin hemen hemen her esnaf ile çalışmasının açık hesap usulünde olduğunu,
teminat için alınan senetler ve çeklerin bu şekilde çalışmanın esasını oluşturduğunu, müvekkilinin kendisine teslim edilen ürünlerin bedelini ödediğini, müvekkili ile davalı arasında mevcut olan hesap ilişkisinden müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ile ve davacı müvekkili arasında sebze ve meyve alım satımı dışında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığı gibi bunun dışında herhangi bir ticari alışverişinde mevcut olmadığını, bu hususun ticari defterlerle de sabit olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine, istinaf başvurusunun değerlendirme kararı ile de davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli kararın davacı tarafa 28/12/2025 tarihinde tebliğ edilip istinaf süresinin 13/01/2025 tarihinde dolmuş olmasına,
davacının ise yasal süre dolduktan sonra 14/01/2025 tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş olmasına, ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/339, K. 2025/358, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama