KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/138
- Karar No
- 2024/385
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
2.183 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08/04/2016 tarihinde, davalı ....Yapı Malzeme Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Ltd. Şti.'ye ait, diğer davalı ...A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ve davalı ... idaresindeki ...plakalı kamyonetin yaya geçidi üzerinde karşıya geçmek üzere olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, hayati tehlike geçirdiği, iş göremezliğe maruz kaldığı,
davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu beyanla ve artırılmış haliyle 11.208,85 TL geçici ve 284.382,83 TL sürekli iş göremezlik ile 2.370,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 298.962,18 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 60.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı ....A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, dava öncesi sigortaya başvuru şartının yerine getirilmediği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı .....Enerjisi Yapı Malzeme Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ....davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ....esas sayılı dosyası örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75, davacı yayanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi heyetince hazırlanan raporda kazaya bağlı yaralanması neticesinde davacının %40 oranında malul kaldığı ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği ve geçici iş göremezlik müddeti içerisinde 2 ay süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı hususlarında görüş bildirildiği,
tazminat bilirkişi tarafından mezkur maluliyet ve kusur raporlarındaki verilere ve davacının PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine göre 11.9587,85 TL geçici ve 284.532,83 TL sürekli iş görmezlik zararı ile 2.470,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı ve böylece maddi tazminatın sübut bulduğu, öte yandan dava öncesi sigortaya yapılan müracaata ilişkin tebliğ evrakı sunulmadığı, ancak sigortanın cevap yazısının sunulduğu ve cevap yazısı itibariyle sigortanın haberdar olduğu benimsenerek sigorta yönünden temerrüt tarihinin saptandığı,
manevi tazminat talebi bakımından ise davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, vücudunda kemik kırığı oluştuğu ve iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı yanın asli kusurlu oluşu, davacının uğradığı cismani zararın boyutu,
tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile diğer etmenlere göre talep edilen manevi tazminat tutarının makul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.208,85 TL geçici ve 284.382,83 TL sürekli iş göremezlik ile 2.370,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 298.962,18 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi bakımından 09/11/2016 temerrüt tarihinden faiz uygulanması ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla) 08/04/2016 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, TBK 76. madde uyarınca sigorta aleyhine hükmolunan 5.000,00 TL tutarındaki geçici ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
manevi tazminat talebi yönüyle; davanın kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın .... sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline .... olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ....Enerjisi Yapı Malzeme Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Ltd. Şti. ve ... tan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusurun hatalı olarak belirlendiğini, müvekkilinin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, hatalı tespit olunan kusur oranına göre maddi zarar hesabı yapıldığını, ayrıca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğu halde mahkemece hükümde müşterek ve müteselsil ibaresine yer verilmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı ....A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri taleplerinin sigorta şirketine yöneltilemeyeceğini, belirtilen zarar kalemlerinin tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, ayrıca sürekli iş göremezlik zararı tespitinde TRH 2010 Yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi dikkate alınarak ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiğini, dava öncesi sigorta şirketinin temerrüte düşürülmediğini, müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararının KTK 98. madde kapsamında tedavi gideri sayılmadığı, bu zarar kalemleri bakımından sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği, bu yönde bir çok yüksek yargı içtihadı bulunduğu, yine tazminat hesabında kullanılan yaşam tablosuna yönelik itirazın dayanaksız olduğu, dava öncesi kargo vasıtasıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve bu müracaata ilişkin hasar doyası açıldığı, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, sigorta şirketi yönünden tespit edilen temerrüt tarihinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını, geçici ve daimi iş göremezliğe maruz kaldığını, geçici iş göremez kaldığı dönem içerisinde başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle acı ve elem duyduğunu ve yine kaza sonucu oluşan maluliyetin de ruhsal çöküntü yarattığını ileri sürerek bu kaza sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlarının karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-) Davalı sigorta şirketinin istinaf talebinde, aktüer hesabı yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönünde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de;
TRH 2010 yaşam tablosundaki yaşam sürelerinin, hükme esas alınan PMF 1931 yaşam tablosuna oranla daha yüksek yaşam süreleri içermesi nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosundaki yaşam sürelerinin uygulanmasının davalının aleyhine sonuç doğuracağı, davacının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yönünde bir istinaf talebinin bulunmadığı da dikkate alındığında, davalının aleyhine olan bu hususla ilgili yapmış olduğu istinaf talebinde hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle bu istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Bunun yanında, Yargıtay uygulamalarına göre destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir. Bu durumda aktüer bilirkişi tarafından progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapılmasının yerinde olduğu kanaatiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin de reddi gerekmiştir.
2-)Davalı sigorta şirketinin istinaf dilekçesindeki talebinin aksine, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluğu mevcut olduğundan bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekir.
3-) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. Sigorta şirketinin taraf olduğu davada ise de, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bu temerrüt tarihinin de sigorta şirketine davadan önce başvuru yapılmış olması halinde bu başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından başlatılması, başvuru yapılmamış olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Her durumda, ıslahla dava değerinin artırılması halinde faiz başlangıç tarihi değişmeyecek, yani başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır.
Somut dosyada, sigorta şirketi hakkında hükmolunan tazminat miktarına ayrıntıları gerekçeli kararda açıklandığı üzere davacının davalıya yaptığı başvuruyu davalının öğrendiği kabul edilen tarihin üzerinden 8 iş günü geçmesinden sonra faiz işletilmesi yoluna gidildiği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin değerlendirmesine yerinde olduğundan, mahkemenin faiz başlangıç tarihine ilişkin kararında her hangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle dava vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
4-) Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün yaya geçidine yaklaştığında hızını azaltmaması nedeniyle davaya konu kazanın meydana geldiği ve davalının asli kusurlu olduğu, yaya geçidinden 1 metre uzaktan geçiş yapan davacının ise tali kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği anlaşılmış olup, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda olay yeri krokisinin düzenlendiği, mahkemece davalıya somut dosyada alınan ATK Ankara Grup Başkanlığının raporu doğrultusunda ceza verildiği,
somut dosyada alınan kusura ilişkin ATK Ankara Grup Başkanlığının raporunda da kaza tespit tutanağı ile aynı yönde kural ihlalleri tespit edilerek davalının % 75, davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup; olayın oluş şekli ve kaza tespit tutanağı ile ceza dosyası kapsamı ile uyumlu olan somut dosyada alınan kusura ilişkin ATK Ankara Grup Başkanlığının raporunda belirlenen kusur oranına itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Buna karşın;
5-) Birden çok kişinin aynı zarardan sorumluluğuna, müteselsil sorumluluk adı verilmektedir. Müteselsil sorumluluk birden çok kişinin aynı zarardan, yükümlülerden her birinin zarar görene karşı, diğer yükümlüler tarafından zararın tamamını tazmin edinceye kadar sorumlu olmasıdır. Buna göre, somut olayda davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmakla ve davacının da talebi bu yönde olmakla, belirlenen tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu nedenle, davacı vekilinin hükmün oluşturulmasına yönelen istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemece hükmolunan tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde Dairemizce hüküm kurulması gerekir.
6-) Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin hükmün oluşturulmasına yönelen istinaf talebinin yukarıda 5 numaralı bentte gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca kararın kaldırılarak, mahkemece hükmolunan tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde Dairemizce yeniden hüküm kurulması, yukarıda 4 nolu bentte gösterilen davacı vekilinin sair ve 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde gösterilen sebeplerle davalı vekilinin tüm istinaf talepleri yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/138, K. 2024/385, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama