İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1393 K.2024/469

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma…

Esas2024/1393Karar2024/469Tarih19 Aralık 2024Okuma22 dk · 4.330 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1393
Karar No
2024/469
Karar tarihi
19 Aralık 2024
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/10/2023
Dava
Maddi ve Tazminat
Karar yazım tarihi
24/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.330 kelime·22 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sürücüsü, davalı ... A.Ş.'nin kayıtlı maliki ve davalı ...

A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plakalı çekicinin ... plaka sayılı dorse ile seyir halinde iken 11/10/2016 tarihinde yoldan geçmek isteyen müteveffa ... kullandığı araca çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... müteveffanın karşıya geçmek için manevra yaptığını görmesine rağmen hızını azaltmadığını ve kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde davalı ...

BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, ... hayatını kaybettiğini, müteveffanın sağlığında emekli olduğunu ve emekli aylığı aldığını, ayrıca çiftçilikle uğraştığını, müteveffanın desteğine muhtaç olan müvekkili ... ise hiçbir gelirinin bulunmadığını, 64 yaşında olduğunu, kaza nedeniyle ağır yaralandığını ve sürekli uzuv zaafiyeti ile karşılaştığını, kaza neticesinde eşini ve babalarını kaybeden davacıların derin üzüntü duyduklarını, acılarını dindirmek mümkün olmasa da hakkaniyete uygun bir tazminat ile ızdıraplarının bir nebze de olsa giderilmesi gerektiğini beyanla,

eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan davacı ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, olay nedeniyle vücudunda kemik kırıkları meydana gelen ağır yaralanmış ve sürekli uzuv zaafının oluşması nedeniyle cismani zarara uğramış davacı ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, eşini kaybeden ... için 75.000,00 TL, babalarını kaybeden ... ,

... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00'ar TL olmak üzere toplam 195.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ağır yaralanan ve vücudunda kemik kırıkları oluşan davacı ... yaralanmalar nedeniyle uğradığı manevi üzüntünün giderilmesi için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Tic.

A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 12/09/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesiyle, davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.912,14 TL artırarak 7.412,14 TL geçici, sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat alacağı talebini 142.853,18 TL artırarak 143.353,18 TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağı toplamı 150.765,32 TL alacağın olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) ile davacı ... ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... maluliyetine ilişkin davacı tarafın davalı şirkete başvuru yapmadan ve kanuna aykırı olarak iş bu davayı açtığını, dava açılmasında hukukun koruduğu hiçbir yarar olmadığını, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddini, hukuki olarak sorumlu müvekkili şirketin sorumlu olduğu miktarın sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasındaki kusuru ile sınırlı olduğunu, maluliyet oranının belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığından rapor aldırılmasını, ... çalışmadığı ve müteveffanın geliri ile geçindiklerini bu nedenle hesaplamalarda asgari ücretin esas alınmasını,

davacı için maddi tazminat (bedensel/maluliyet) miktarının tespiti bakımından dosyanın konusunda uzman sertifikalı aktüer bilirkişiye gönderilmesini, dava hakları saklı kalmak kaydıyla eş ... için 19.069,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27/04/2017 tarihinde ödendiğini, müteveffanın desteğinden yoksun kalan tüm hak sahiplerinin tespiti ile davacıların hak ettiği gerçek tazminatın tespitini, manevi tazminatın teminat kapsamı dışında olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağında müteveffa asli kusurlu müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, müteveffanın tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde birden bire kavşaktan ana yola girdiğini, tutanağa göre müvekkiline tali kusur verilmiş ise de kazanın oluş şekli dikkatlice irdelendiğinde davalının tamamen kusursuz olduğunun anlaşılacağını, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebinin, maddi tazminat talebinin ve mirasçıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın ... Şirketine ihbar edilmesini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Tic.

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği ve yargılama süresi dikkate alındığında davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin konusunu belirsiz alacak davası olarak nitelendirmişse de netice ve talep kısmındaki taleplerin belirsiz alacak niteliğinde olmadığını, manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olamayacağını, manevi tazminatın kısmi dava veya belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, olayla ilgili Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini,

kaza tespit tutanağına göre de müteveffanın asli kusurlu olduğunu, kazanın oluş şekli incelendiğinde işçilerinin tamamen kusursuz olduğunun anlaşılacağını, müteveffanın tek kusurlu olması nedeniyle davalı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebinin yerinde olmadığını, ... sosyal ve ekonomik olarak kazadan önceki şartlardan daha iyi şartlarda yaşadığını, müteveffanın emekli maaşını dul maaşı olarak aldığını, destek kaybı olmadığını, kazanın oluşumunda tek kusurlu muris olduğundan ... için maddi ve manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını, davacının uzuv zaafiyeti ile karşılaşmadığını,

varsa da yaşadığı sıkıntıların 64 yaşında olmasından kaynaklı olarak yaşlılıkla ilintili olduğunu, ... yaralanmasından dolayı 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin de reddinin gerektiğini, diğer davalının kullandığı ... plakalı aracın Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Poliçe" ile ... Şirketi tarafından manevi tazminat da dahil olmak üzere sigortalandığını, bu nedenlerle öncelikle davanın ... Şirketine ihbar edilmesini beyanla davanın reddini istemiştir.

İhbar olunan ... Şirketi vekili özetle; ... plakalı aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 24/10/2015-2016 vadeli ... poliçe nolu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilerek maluliyet durumu hakkında rapor aldırılmasını, aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Trafik tescil kayıtları, Adli Tıp Kurumu 2. ve 3. İhtisas Kurulu raporları, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, SGK kayıtları, Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... karar sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; somut olayda davacı ... dava konusu kaza nedeniyle %8 oranında malul kaldığı, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, destekten yoksun kalma zararının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılanmış olduğu, meydana gelen kazada müteveffa sürücü ... %85 oranında, davalı sürücü ... ise %15 oranında kusurlu olduğu,

gerekçesiyle davacı ... ’ın bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, ... için 7.412,14 TL geçici işgöremezlik, 143.353,18 TL kalıcı işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 150.765,32 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalılar ... ve ... Tic.

A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11.10.2016 , davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 27.04.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... yaralanması nedeniyle 30.000,00 TL, müteveffanın vefatı nedeniyle davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Tic.

A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın ölümünün zararı doğuran olay olmakla birlikte; zararın doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalan davacılar üzerinde oluştuğunu, onun kusurunun destekten yoksun kalma hakkına etkili olmadığını, davacı ... lehine kusur indirimi yapılmaksızın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin değerlendirme yapılması gerekirken, kusur indirimi yapılmak suretiyle değerlendirme yapılması neticesinde davacı ... lehine hiçbir surette destekten yoksun kalma tazminatının hesap edilmemesinin yasa ve usule aykırı olduğunu,

dosyaya sunulan bedel arttırım dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla bedel arttırım yapıldığını, ancak yerel mahkemenin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına yer vermediğini, verilen manevi tazminatın davacı ... lehine düşük kaldığını, müteveffanın ölümüne sebebiyet veren aracın ticari araç olarak kabul edildiği ve araç ruhsat bilgilerinde bu durumun sabit olduğu, hem dava dilekçesinde hem de bedel artırım dilekçesinde avans faiz talep edilmişse de müstekar Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde olay ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği,

yerel mahkemenin faiz yönünden vermiş olduğu kararının yasa ve usule aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, kazada tek kusurun müteveffada olduğunu, kabul etmemekle beraber davalıya atfedilen kusur oranının yerinde görülmesi halinde dahi illiyet bağı üçüncü kişinin ağır kusuru ile kesilmiş olduğundan davanın tümden reddi gerektiğini, davacı ... geçici iş göremezlik tazminatı hak kazanması söz konusu olmamasına rağmen mahkemece sözü edilen tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı ... kaza anında emniyet kemerinin takılı olmamasının meydana gelen netice açısından önemli bir etken olduğunu,

davacının müterafik kusurundan ötürü indirim yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, tarafların kusuru dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının afaki olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki kusur durumunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde mütevaffanın tek ve tam kusurlu olduğunu, maddi tazminat hesaplamasında kusur oranlarının dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını, davacı ... kaza anında emniyet kemerinin takılı olmamasının meydana gelen netice açısından önemli bir etkin olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve zenginleşme boyutuna vardığını, manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan harç miktarının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin davacılar vekiline 27/04/2017 tarihinde 19.069,00 ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketinin sigortalısına karşı sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, davacının halen bir takım mesnetsiz sebeplerle hak iddia edilmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu, ödeme yapılmış olması nedeniyle davanın reddi gerekirken davalı şirket aleyhine hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, ilk derece mahkeme kararına esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı olduğunu, yetkili merci tarafından düzenlenmeyen raporun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini,

davalı şirketin davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinde sorumlu olmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek davalı şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, davalı şirketin sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu,

kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili, davalı ... ve davalı ... Tic.

A.Ş.'nin yapmış olduğu istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalıların istinaf dilekçelerinin yasaya, usule ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalıların müteveffanın ağır kusuru bulunduğundan bahisle illiyet bağının kesildiğini, bu sebeple herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu ve reddi gerektiğini, müteveffaya atfedilen kusur durumu kabul etmemekle birlikte müteveffaya kusur atfedilmesi durumu ağır kusur olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığını, yerel mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmamasının yerinde olduğu,

davalıların bu yönde sunmuş olduğu istinaf gerekçelerinin mesnetsiz olduğunu, davalıların manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğuna dair itirazlarının da haksız nitelikte olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

Davacı vekili, davalı ...

A.Ş. vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin iddia olunduğu üzere ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödendiğinin belirtildiği, ancak söz konusu ödemelerin açıkça yetersiz olduğu ve gerçek zarar miktarını karşılamadığı, davalı sigorta şirketinin tanzim ettiği ibranamenin geçersiz olduğu, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığına dair iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, yerel mahkemece mütearafik kusur indirimi uygulanmamasının yerinde olduğu,

bu yönde sunulmuş istinaf gerekçelerinin mesnetsiz olduğu ve reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığına ilişkin itirazlarının mesnetsiz olduğunu, davalı sigorta şirketinin istinaf gerekçelerinin haksız nitelikte olduğu olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili davacının yapmış olduğu istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 19.069,00 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin davacıya karşı sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, halen bir takım mesnetsiz iddialarla hak iddia edilmesinin kötüniyetli bir davranış olduğunu, ödeme yapılmış olması nedeniyle davanın reddi gerekirken davalı şirket aleyhine hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın istinaf gerekçelerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

Davalı ... Tic. A.Ş. vekili davacının yapmış olduğu istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davacıların kusur oranlarına ve kusur oranlarına bağlı olarak hükmedilen bedellere, kusur oranına bağlı olarak yapılan indirime ve destekten yoksun kalma bedeline, manevi tazminat miktarlarına ve faizin yanlış karar altına alındığına dair istinaf taleplerinin haksız ve yerinde olmadığını, müteveffanın mezkur kazanın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlu olduğunu, davacı ... kaza anında emniyet kemerinin takılı olmamasının meydana gelen netice açısından önemli bir etken olup davacının müterafik kusurundan ötürü indirim yapılmamış olmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiile bağlı ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanlar TBK'nın 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat talep edebilirler. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır.

Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Davacılar ... eşi ve diğer davalılar ... , ... ve ... babaları olan müteveffanın kullanmış olduğu aracın, davalı ... kullanmış olduğu ve tır ile çarpışması sonucunda ... vefat etmiş, davacı ... ise yaralanmıştır. Davalı ... Tic. A.Ş. aracın işleteni, davalı sigorta şirketi bu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır.

Davacılar müteveffa ... bu ölümünden dolayı destekten yoksun kalma ve manevi zararının tahsilini, davacı ... ayrıca yaralanması nedeniyle maddi ve manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı ... yaralanması nedeniyle bu davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının kabulüne, ... ölümü nedeniyle davacı ... destek zararının davadan önce ödenmesi nedeniyle bu davacının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, tüm davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabülüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ...

Tic. A.Ş. vekili ve ... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ... hakkında ... taksirle ölümüne, davacı ... taksirle yaralanmasına neden olma suçundan erteli 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve ... esas, ... kararı).

1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur.

Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre.

11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Kaza tarihi 11/10/2016'dır.

Somut olayda davacının maluliyetine ilişkin Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre düzenlenen 12/08/2022 tarihli raporda, davacının % 8 sürekli, 6 ay geçici maluliyeti oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığı maluliyet raporunun dosya içerisindeki hastane evraklarıyla uyumlu olması, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olarak ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmiş olması, kurumun rapor düzenlemeye yetkili olması nedeniyle bu raporun hükme esas alınmasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu haliyle davalı sigorta şirketi vekilinin davacının maluliyetine ve maluliyet raporuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

2-... günü, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile ... ili istikametinden ... yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan ... kodlu Devlet Karayolunun 11.km sine geldiği esnada idaresindeki aracın sol ön kısmı ile karşı yönden gelip yolun solunda bulunan ... ilçe merkezine giriş yapmak için kavşaktan sola dönüş manevrası yapan müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ ön kısmına çarpması sonucu dava konusu ölümlü ve yaralamalı kaza meydana gelmiştir.

ATK Trafik İhtisas Dairesinin 01/12/2021 tarihli kusur raporunda belirtildiği üzere, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa yaklaşırken mevcut hızını yeteri kadar azaltmamış, dolayısıyla kavşağa kontrolsüz şekilde giriş yapan müteveffa sürücü ... idaresindeki araca karşı zamanında etkili fren tedbirinde bulunamamış, almış olduğu tedbirlerde de etkisiz kalmış olduğu anlaşılmakla olayda %15 kusurlu olduğu,

... ise sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa geldiğinde, karşı yöndeki araç trafiğini yeterince kontrol etmeden, seyir halinde olan vasıtanın hız ve mesafesini dikkate almadan kavşaktan sola dönüş manevrası yaparak karşı yönden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın seyir yönünü kapatmış, ilk geçiş hakkını davalı sürücüye vermemiş olduğu anlaşılmakla olayda %85 kusurlu olduğu,

somut dosyada alınan ve olayın oluş şekli, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile uyumlu olan kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda belirlenen kusur oranına itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı ... ise araçta yolcu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla davacı vekili ve davalılar vekillerinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiş reddine karar verilmiştir.

3-TBK’nın 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde, bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim; bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.

Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü ve yukarıdaki ilkeler ve özellikle haksız fiilin ölüm gibi ağır bir zarara sebebiyet verdiği gözetildiğinde, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarının davacıların manevi zararlarını karşılamaya yeteceği davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının az veya fazla olmadığının kabulü gerekir. Davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazı yerinde değildir.

4-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve manevi tazminat yönünden ilâm harcındaki hesap hatasının 24/1/2023 tarihli tashih kararı ile düzeltildiğinin anlaşılmasına, TRH-2010 yaşam tablosunun aktüerya bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, geçici iş göremezlik tazminatının ZMMS poliçesi teminatı kapsamında bulunması ve davalıların sorumlu tutulmasına isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

4/a-Davacı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için dava dilekçesinde yasal faiz istemiş ise de bedel artırım dilekçesinde talep ettiği faiz türünü değiştirerek maddi tazminat talebine ticari faiz işletilmesini istemiştir. Bedel artırım dilekçesi ile davacının talep etmiş olduğu faiz türünü değiştirmesi mümkündür. Bu itibarla kazaya karışan davalı işletene ait aracın harfiyat kamyonu olduğu ve ticari nitelik taşıması nedeniyle avans faizine karar verilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen maddi tazminat alacağı kalemi yönünden yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

4/b-Davalılar vekilinin istinaf itirazlarında, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle kazada müterafik kusuru bulunduğu ileri sürülmüştür.

Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadıklarının belirsiz olduğunun işaretlendiği, ceza soruşturması aşamasında ifadesi alınan tanık ... beyanından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldikten sonra olay yerine hemen yardım etmek için gittiği ve yerde bir erkek, bir bayanın hareketsiz şekilde yattığını gördüğü, araç içerisinde yolcu olan davacının ve müteveffanın araç içerisindeki savrulduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığı,

maluliyetinin omuz eklem kısıtlılığı nedeniyle meydana geldiği bu nedenle maluliyetinin meydana gelmesinde davacının araçtan savrulması ve emniyet kemeri takmamı olmasının etkili olduğu değerlendirilerek, maddi tazminat yönünden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ve davalılar vekillerinin yukarıda (1), (2), (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sair istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin faiz türüne davalılar vekilinin müterafik kusur indirimine yönelen istinaf isteminin kabulü ile bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, yukarıda (4/a) ve (4/b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına,

maddi tazminat yönünden ticari faiz uygulanması ve maddi tazminat yönünden %20 müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı sigorta şirketi vekilinin davacının maluliyetine ve maluliyet raporuna, davacılar vekili ve davalılar vekillerinin kusur raporuna ve davacı vekilinin ve davalılar ... A.Ş. vekili ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen ve davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yukarıdaki (4/a ve 4/b) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin faiz türüne ve davalılar vekilinin müterafik kusur indirimine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,

3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 06/10/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,

4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

a-Davacı ... ’ın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının REDDİNE,

b-Davacı ... kendi yaralanmasından dolayı açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 5.929,71 TL geçici iş görmezlik ve 114.682,54 TL sürekli iş görmezlik olmak üzere toplam 120.612,25 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş. yönünden 11.10.2016 kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 27.04.2017 temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

c-Davacıların ... ölümü nedeniyle açtıkları manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

ç-Davacı ... , kendi yaralanması nedeniyle açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 11.10.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

d-Maddi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 8.239,02 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 775,32 TL harç ve 512,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.951,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,

e-Manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 14.345,10 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,

f-Davacılar tarafından yapılan peşin harç dahil 811,32 TL ilk masraf, 512,00 TL tamamlama harcı, 3.932,05 TL bilirkişi, müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.255,37 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.555,90 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

g-Davacı ... , maddi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

ğ-Davacı ... açtığı destekten yoksunluk tazminat davasında davalılar kendilerini vekil aracalığıyla temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalılara verilmesine,

h-Davalılar davacı ... kendi yaralanması nedeniyle açtığı maddi tazminat davasında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirmişlerse de, kısmi ret kararı müterafik kusur indiriminden kaynaklandığından, bu ret nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

ı-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

i-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

j-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

k-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,

l-Reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş. kendilerini vekil aracalığıyla temsil ettirdiklerinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak bu davalılara verilmesine,

m-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,

5-Davacı ve davalılar tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 738,00'er TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, davacının yatırdığı 269,85 TL istinaf karar harcı ile davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 6.165,00'er TL istinaf karar harcının talepleri halinde yatıranlara iadesine,

6-İstinaf kararının niteliği itibariyle taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

7-Artan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine,

8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 19/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.

... Muhalefet Şerhi

Somut olayda, olay tarihi ile kazanın meydana geliş şekli ve davalının tali kusurlu (%15) olduğu gözetilerek, davacılar lehine daha az bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yüksek miktarda manevi tazminat takdirine karar veren ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf yasa yoluna başvuran davalıların manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1393, K. 2024/469, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacı İsteminin Özeti
  5. Davalı Cevabının Özeti
  6. Deliller
  7. İdm Kararının Özeti
  8. İstinaf Nedenleri
  9. İstinafa Cevap
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1393
Karar No
2024/469
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1394 K.2024/2489
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1398 K.2024/1504
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1398 K.2025/1
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/1398 K.2024/3357
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1400 K.2024/1554
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1400 K.2024/2490

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.