KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/148
- Karar No
- 2024/374
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2021
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
3.851 kelime·19 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02/12/2016 tarihinde müvekkilinin sürücüsü ve maliki olduğu ... plaka sayılı araçla, davalı ... sürücüsü, davalı ... kayıtlı maliki ve davalı ...
A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığı ve aracının zarar gördüğü, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruldu ise de araç hasarına ilişkin zararı karşılamayacak miktarda ödeme yapıldığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL bakiye araç hasar zararı ve 1.000,00 TL iş görmezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen,
500,00 TL araç mahrumiyet zararı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20/02/2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle geçici iş görmezlik tazminat miktarını 1.029,00 TL'ye, sürekli iş görmezlik tazminat miktarını 9.719,45 TL'ye çıkarmıştır.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde trafik kurallarını ihlal eden davacı sürücünün kusurlu olduğu, davacının ağır bir yaralanmasının bulunmadığı, varsa maluliyet oranının tespiti gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tazminat sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru, poliçe limiti ve kapsamı ile sınırlı olduğu, araç hasarına ilişkin yapılan ödemenin zararı karşıladığı, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosya kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, keşif, kusur raporu, maluliyet raporları, aktuer bilirkişisi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %75, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu oldukları, bu kusur durumuna göre davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan 1.250,00 TL hasar ödemesinin davacının zararını karşıladığı, kusur durumuna göre davacının araç mahrumiyeti zararının 240,00 TL olduğu,
davacının trafik kazası sonucu iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve %4 oranında maluliyetinin oluştuğu, alınan aktuer raporuna göre de kusur durumuna göre davacının geçici iş görmezlik zararının 1.029,00 TL, sürekli kısmi işgöremezlik zararının 9.719,45 TL olduğu gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat davaları kısmen kabul edilerek.
1.029,00 TL geçici iş görmezlik zararı ve 9.719,45 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 10.748,45 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ... ve ... yönünden .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 240,00 TL araç mahrumiyet tazminatı ile 1.500,00 TL manevi tazminatın .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin trafik kazasının meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücünün dur trafik işaret levhasına uymadığı, bu trafik işaretinin sonradan konulduğu kabulünde ise kusur bilirkişelirin ana yol tali yol ayrımı yapmadan kusur belirlemesinin hatalı olduğu, bu hata nedeniyle tazminattan indirim yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davada talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün asli kusurlu olduğu, davacı tarafın asli kusuruna göre tazminat talep edemeyeceği, bu kusurun müvekkillerinin tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre davadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvurunun zorunlu ve dava şartı niteliğinde olduğu, davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunu ibraz etmediği, davacı taraftan bu eksikliğin giderilmesi için talepte bulunuldu ise de davacı tarafın bu raporu sunmaması nedeniyle sigorta şirketince maluliyet değerlendirmesi yapılamadığı, dava şartının gerçekleşmediği,
ilk derece mahkemesince davacının maluliyet oranı %4 olarak kabul edilmişse de, olay tarihine göre alınan raporda davacının özür oranının bulunmadığının bildirildiği, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak 1,8 teknik faiz esasına göre belirlenmesi gerektiği, geçici iş görmezlik zararının tedavi gideri niteliğinde olmasından dolayı trafik poliçesi teminatına dahil olmadığı, ayrıca müvekkilinin faiz sorumluluğunun temerrüde düştüğü tarih olması gerekirken, olay tarihinden başlamak suretiyle faiz yüklenmesininde hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacının sürücüsü ve işleteni olduğu araçla, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu araç hasarlanmış, davacı sürücü de yaralanmıştır. Davacı aracında oluşan hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye hasar bedeli ile ikame araç bedelini, yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş görmezlik zararı ile manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle trafik kazasının yaşandığı kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kontrolsüz dörtlü kavşakta, trafik ışığı veya dur işaret levhasının bulunmadığı, davalı sürücünün davacı sürücünün sağındaki yoldan kavşak içerisine girdiği, oysa ilk geçiş hakkının sağdaki yoldan gelen davalı sürücüye ait olduğu anlaşıldığından, trafik kazasında davacı sürücüye %75, davalı sürücüye %25 kusur izafe edilmesinde dosya kapsamına aykırı bir yön görülmemiştir.
2-Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11/10/2023 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Eldeki dosyada da davacının, dava açılmasından önce davalı sigortaya başvuru yaptığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Yargılama aşamasında alınan .... tarihli maluliyet raporunun, davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlendiği, davacıya ait maluliyet raporunun yargılama aşamasında tamamlanabileceği gözetildiğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin dava şartının gerçekleşmediğine yönelen istinaf itirazı kabul görmemiştir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde ... esas,
... karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
İptal kararından sonra 19/06/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7327 Sayılı Yasanın 18. maddesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Kanun" ibareleri "Kanunda" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere;
“Bu tazminatlardan;
a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,
b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,
c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.”
cümlesiyle,
“Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.”
şeklinde ikinci fıkra eklenmiştir.
Bu yasal değişiklikten sonra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar 04/12/2021 gün ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış, trafik kazalarından kaynaklanan araç hasarları değer kaybı hesabıyla, ölüm ve sakatlık halinde tazminat hesabının nasıl yapılacağı belirli kurallara bağlanmıştır.
Ne var ki, 14/02/2023 gün ve 32104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 gün ve ... esas, ... sayılı kararıyla özetle; trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma ile maddi hasarlardan kaynaklı zararların tazmini için 6098 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde işletene karşı dava açılabilmesinin mümkün olduğu, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin değer kaybı, destekten yoksun kalma ve/veya sürekli sakatlık zararına uğraması hâlinde işletenin ve kazadan dolayı olası sorumlu diğer kişilerin tazminat borçlarının kapsamı 6098 sayılı Kanun’a göre belirlendiği,
uğranılan zararın gerçek tutarının ne olduğu anılan Kanun kapsamında açılan davalara ilişkin yargı kararlarıyla şekillendiği, işletenin tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sözleşme yapılmış olan sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamı ise dava konusu kurallara göre belirlendiği, başka bir ifadeyle haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından doğan söz konusu zararların tazmininden dolayı sorumlu olan kişilerin tazminat sorumluluklarının hesaplanması farklı kurallara tabi kılındığı, bunun da zarar görenin gerçek zararının karşılanamaması riskini ortaya çıkardığı,
bu çerçevede işleten ve olası diğer sorumluların 6098 sayılı Kanun’a göre hesaplanan tazminat borçlarının kapsamı ile sigorta şirketinin dava konusu kurallara göre hesaplanan tazminat borcunun kapsamının farklılaşabileceği, 6098 sayılı Kanun’a göre hesaplanan değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının dava konusu kurallara göre hesaplanan değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarından yüksek bir miktara tekabül etmesi hâlinde üçüncü kişinin zararının,
bu zararı teminat altına alması için öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanamamasının söz konusu olabileceği, bu durumun zarar gören kişi aleyhine sonuç doğuracağı ve karayolu zorunlu trafik sigortasının öngörülmesinin temelinde yatan mağdurun gerçek zararının karşılanması amacıyla bağdaşmayacağının açık olduğu gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümle ile ikinci fıkranın iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar da yasal dayanaktan yoksun hale geldiğinden kendiliğinden hükümden düşmüştür. Böylece trafik kazalarından kaynaklanan zararlar hakkında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Anayasa Mahkemesi kararında da açıklandığı üzere uğranılan zararın gerçek tutarının ne olduğu ve nasıl hesaplanacağı Yüksek yargı kararlarıyla şekillendiğinden, artık tazminat hesabı yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda yapılacaktır.
T.C.
Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son kararları itibariyle (Yargıtay 4. HD. 23/06/2021 gün ve ... esas, ... karar); "Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir."
Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere destek ve davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
Ayrıca yine Yargıtay uygulamalarına göre sürekli iş görmezlik tazminatı ile destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ....tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine davacının meslekte kazanma gücü kaybının %4 olduğu mütalaa edilmiştir. Bu rapora karşı davalıların itiraz etmesi üzerine yine aynı yerden alınan bu kez Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan .... tarihli raporda davacının trafik kazası nedeniyle özür halinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının yaralanması özür hali oluşturmadığından, ilk derece mahkemesince sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle uygulanması mümkün olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı üzerinden sürekli iş görmezlik tazminatına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi hükmüne göre istinaf incelemesinin kapsamı, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır. Maluliyet oranının yanlış belirlenmiş olması kamu düzenine aykırı olmadığından, bölge adliye mahkemelerince maluliyet oranının hatalı belirlenmiş olması resen dikkate alınamaz.
İlk derece mahkemesince sürekli iş görmezlik tazminatına hükmedilirken hatalı olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre alınan maluliyet raporu dikkate alınmıştır. Bu yanlışlığa karşı sadece davalı ... A.Ş. vekili istinaf itirazında bulunmuştur. Davalılar... ve ... vekilinin istinaf dilekçesi kusur, müterafik kusur ve manevi tazminat miktarı ile sınırıdır. Maluliyet oranının hatalı ve yüksek olarak belirlendiğine yönelen bir istinaf itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemizce davalılar ... ve ... ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi sürekli iş görmezlik tazminatından sorumlu tutulmuşlardır.
4-Geçici iş görmezlik zararının sigorta poliçesi genel şartları itibariyle tedavi teminatına dahil olmasına rağmen, mahiyeti itibariyle gelire yönelik gerçek bir zarar olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasını gerektirir sağlık tedavi niteliğinde olmadığı ve sigorta şirketlerinin bu zarardan sorumlu oldukları gözetildiğinde davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş görmezlik tazminatına yönelen istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
5-Davalı ... A.Ş. vekili müvekkili yönünden faizin temerrüt tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, oysa ilk derece mahkemesince faizin başlangıç tarihinin kaza tarihi itibariyle belirlendiğini ileri sürmüşse de, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönüyle faiz dava tarihi itibariyle başlatılmıştır.
6-Davalılar ... ve ... vekili tazminatın belirlenmesinde müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüşlerse de, sürücü ve işleten sıfatları itibariyle kusurları nispetinde davacıya verdikleri zarardan müteselsil sorumlu oldukları, müterafik kusur indirimi yapılması gereken bir halin tespit edilemediği gözetildiğinde zarar sorumluluklarının kusurları nispetinde olduğu kabul edilmiştir.
7-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanma derecesi, haksız fiilin meydana gelmesinde taraf sürücülerin kusuru ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı için hükmedilen 1.500,00 TL tazminat, davacının manevi zararlarını karşılayacak miktardadır. Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazı yerinde değildir.
Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davalı ... A.Ş vekilinin sürekli iş görmezlik tazminatı dışındaki diğer yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı ...
A.Ş. vekilinin sürekli iş görmezlik tazminatına yönelen istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacının araç hasarına yönelen maddi tazminat davası ile davalı ...
A.Ş. aleyhine açtığı sürekli iş görmezlik tazminatı davasının reddine, davacının geçici iş görmezlik tazminatına yönelen maddi tazminat davasının kabulü ile 1.029,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 24/01/2017 dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
davacının, davalılar ... ve ... aleyhine açtığı sürekli iş görmezlik tazminatına yönelen maddi tazminat davasının kabulü ile 9.719,45 TL TL sürekli iş görmezlik tazminatının 02/12/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının araç mahrumiyetine yönelen maddi tazminat davası ve manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 9.719,45 TL TL sürekli iş görmezlik zararı, 240,00 TL araç mahrumiyet zararı ile 1.500,00 TL manevi tazminatın .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline,
fazlaya ilişkin araç mahrumiyet tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
.....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/148, K. 2024/374, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama