KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/591
- Karar No
- 2026/86
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/04/2022
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 23/02/2026
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.11.2017 tarihinde davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kaldırımda yürüyen müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin özürlü kalmasına sebep olduğunu, kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulmadığını, şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından taleplerinin karşılanmadığını ileri sürerek hesaplanacak maluliyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bakıcı ve tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının SGK’ya ait olduğunu, yine sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, davacının hasar ve arabuluculuk esnasında kusur raporu sunmadıklarını, davacının dava konusu kaza nedeniyle SGK’dan her hangi bir ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Davalı ile diğer davalı sürücü arasında bir ZMM Sigortası olduğu açıktır. Davalı bu sigorta kapsamında aracın karıştığı kaza nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumludur. Geçici ve kalıcı maluliyet zararları da bu kapsama dahildir. Ancak sigortacının sorumluluğu sigortalının kusuru ile sınırlıdır.
Alınan kusur raporuna ve kazanın oluş şekline göre kazanın gündüz gerçekleşmesi, tanık beyanlarında olayın anlatılış şekli ile tespit raporu dikkate alınarak davalı sürücünün %30 kusurlu kabul edilmesinin olaya daha uygun düşeceği kanaatine varılmış ve bu kapsamda hükme esas almaya elverişli görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebinde haklı olduğu…” gerekçesiyle.
“Davanın 127.308,52 TL üzerinden kabulü ile, bu tutarın sigorta şirketi yönünden 27.04.2019, davalı ... yönünden 13.11.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline atfedilen kusurun hatalı olduğunu, davacının kaza nedeniyle uğradığı maluliyetin müvekkili aleyhine olacak şekilde tespit edildiğini, tahkikatın belirtilen yönlerden genişletilerek yeni ve güncel aktüer raporu alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, sigortalının kusursuz olduğunu, hesaplama raporunda davacının yaşam olasılıklarının değerlendirilmediğini, askerlik süresinin hesaba katılmadığını, hesaplamada 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini iler sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; 13.11.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle oluşan zarar efor kaybına ilişkin olduğundan kaza tarihinde 18 yaşından küçük davacı için askerlik dönemi içinde sürekli maluliyet tazminatı hesaplanması yerinde bulunmuştur. Ayrıca 1,8 teknik faiz sigorta genel şartlarında düzenlenmiş olup ve 2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden %10 iskonto faizi uygulanarak yapılan hesaplamada hata bulunmamıştır. Öte yandan kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanmak suretiyle hazırlanan maluliyet tespitine yönelik rapora karşı istinaf edenin sıfatına göre istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu 13.11.2017 tarihli kaza ile ilgili kolluk tarafından kaza tespit tutanağı tutulmamıştır. Çizilen basit krokiye göre kaza yolun ortasında meydana gelmiştir. Yine kaza ile ilgili soruşturma da şikayet yokluğu nedeniyle yapılmamıştır. Mahkemece tarafların kusur durumlarının tespiti için trafik bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmış, keşifte kaza anında davacının yanında olan kardeşleri dinlenmiştir. Yapılan keşif neticesinde hazırlanan raporda davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Mahkemece yine kusur durumunun tespiti için dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile görgüye dayalı tanık ifadesinin olmadığı da belirtilerek davalı sürücünün kollukta verdiği ifadeye de değinilmek suretiyle davacının park halindeki araçların arasından aniden çıkması durumunda sürücünün kusurunun olmadığı, ikinci durumda davacı küçük çocuğun ilk geçiş hakkını gelen araca vermeyerek %70 oranında asli kusurlu, davalının ise %30 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Mahkemece davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gereklidir. Somut olayda alınan kusur raporları arasında çelişki olduğu açıktır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
O halde mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerden dolayı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/591, K. 2026/86, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama