KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/601
- Karar No
- 2024/6
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/05/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.890 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 15/08/2019 tarihinde ....... bulunan ..... önünde yapılan kazı çalışması sonucunda müvekkili kuruma ait kablonun koparılması ve darbe sonucu hücre patlaması ile iletken kopukluklarına bağlı hasara sebebiyet verdiğini, verilen hasar ile ilgili hasar tespit tutanağı tutulduğunu, 19.888,02 TL hasar bedelinin müvekkili kurum tarafından tespit edildiğini ve davalı ile yazışmalar gerçekleştirdiğini, belirlenen hasar bedelinin davalı borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ......
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin haksız eylemi nedeniyle verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin likit ve istenebilir hale gelmiş bir alacağının bulunduğunu beyan ederek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işlettiği istasyon civarında olayın gerçekleşmiş olması sebebiyle davacı şirketçe hasar tespit tutanağı hazırlanarak icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça olay mahallinde tespit yapılarak tutanak tutulduğunu ancak tutanağın sadece davacı tarafından imza altına alındığını, müvekkili şirkete ait imza bulunmadığını, bununla beraber kablonun koparılmasına sebebiyet veren kişilerin tespitinin yapılmadığını, hasarın salt müvekkili işyeri civarında gerçekleşmesi nedeniyle sorumluluğun müvekkili şirkete yükletilerek hasar bedelinin müvekkili tarafından ödenmesinin istendiğini,
hasara müvekkili şirket yetkilisinin yahut çalışanının sebebiyet verdiği anı gösteren bir delil bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde hasar fotoğrafları, yapılan keşif ve samimi bulunan davacı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalı akaryakıt istasyonu girişinde istasyon içinden gelen suları tahliye etmek için ızgaralı beton kanalın mevcut olması ve kazı çalışmasının da bu ızgaralı beton kanalın devamında yapılması sebebiyle kazı çalışmasının bu kanal içinde biriken suların tahliyesi için davalı tarafından yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Hasar konusunda davacı taraf yüksek gerilim hattının ve OG hücresinin zarar gördüğünü iddia etmiş, buna ilişkin sunduğu tespit ve arıza tutanaklarında davalının imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının kabul etmemesi karşısında hasarın varlığı ve miktarı noktasındaki ispat yükü davacıya aittir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kazı çalışması sırasında yüksek gerilim hattının koparıldığı hasar fotoğraflarında açıkça görüldüğünden, bu gerilim hattının zarar gördüğü anlaşılmış, ancak arıza raporunda arızalı olduğu ve söküldüğü belirtilen OG hücresinin fotoğraflarda yer almaması, elektrik mühendisi bilirkişinin sonradan yerinde yaptığı incelemede de beton köşk içerisinde veya davacının depolarında bu hücreye rastlamaması sebepleriyle davacının bu husustaki zararını ispat edemediği kabul edilmiştir.
Bu hususta davalının imzasının yer almadığı arıza raporu tek başına ispata yeterli görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle hasar bedeli konusunda sadece yüksek gerilim hattının hasar bedelinin istenebileceği sonucuna varılmış, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yüksek gerilim hattının koparılması sonucu oluşan hasar bedelinin malzeme, işçilik ve KDV dahil toplam 8.053,45-TL olduğu kanaatiyle davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi isteyebileceğinden haksız fiil tarihinden takip tarihine kadar geçen 116 gün için yapılan hesaplamada bu tutara isabet eden işlemiş faiz tutarının 542,47.-TL olduğu anlaşılmakla,
neticeten davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 8.753,45.-TL asıl alacak, 542,47.-Tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.295,92.-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Alacak yargılama ile belirlendiğinden ve bu nedenle şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi reddilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile. Antalya Genel İcra Dairesinin .....
Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 8.753,45 TL asıl alacak, 542,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.295,92.-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı ve davalı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihinin .... olduğunu ve kazada zarar gören eski OG hücresinin 15/08/2019 tarihinde arızalanarak söküldüğünü, yerinde inceleme yapılan beton köşk içinde ise 15/08/2019 tarihinde takılan yeni OG hücresinin bulunduğunun açık olduğunu, her ne kadar dava sonucu arızalanan ve sökülen OG hücresi bilirkişi incelemesi sırasında tespit edilemese de kaza tarihinde bir OG hücre değişiminin söz konusu olduğunun raporda sabit olduğunu, tanık beyanlarında da orta gerilim hücresinin zarar gördüğü yönünde olduğunu,
kazanın 2019 yılında gerçekleştiğini ve yerinde incelemenin de 2022 yılında yapıldığı göz önüne alındığında hücrenin ikamesinin sağlanması gerektiği hususunun gözden kaçırıldığını, OG hücrelerinin sökülüp yenisinin takılma tarihi ile kaza tarihi ve tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğünü ve kaza sonucu zarar görüldüğü için değiştirildiği dosya kapsamından anlaşılan OG hücresinin sırf inceleme sırasında görülmediğinden mahkemece buna ilişkin zarar talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun müvekkili şirketin sorumluluğunu ispat etmeye elverişli olmadığını, müvekkili şirketin sorumlu olduğu kabul edilse bile zarar gören davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacı tarafın yerin altına gömdüğü yüksek gerilim hattının mevzuata uygun bir şekilde gömülmediğini, basiretli olması gereken bir tacirin kendi faaliyet alanında yapması gereken işlemi yapmamasının onu ağır kusurlu hale getirdiğini, illiyet bağı kesildiğinden müvekkili şirketin hiçbir tazminat sorumluluğu bulunmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının da kusuru olması nedeniyle zararın da kusur oranı üzerinden paylaştırılması gerektiğini ancak mahkeme tarafından bu yönde bir araştırmaya dahi gidilmediğini ve hatalı hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, haksız fiilden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 19.888,02 TL asıl alacak, 1.232,51 TL işlemiş faiz, 221,85 TL KDV olmak üzere toplam 21.342,38 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı üzerine yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, davacı tarafça düzenlenen hasara ilişkin tutanak, yapılan keşif, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi kök ve ek raporlarından; davalı şirkete ait akaryakıt istasyonu girişinde istasyon içinden gelen suları tahliye etmek için ızgaralı beton kanalın mevcut olduğu ve kazı çalışmasının da bu ızgaralı beton kanalın devamında akaryakıt istasyonunun pis sularının tahliyesi için yapıldığı anlaşıldığından davacı şirkete ait yer altında bulunan elektrik kablolarına davalı şirket tarafından zarar verildiği anlaşılmış olup; davalı taraf meydana gelen zarardan sorumludur.
Davalı tarafın zarardan sorumlu olmadığı ve davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğine yönelik istinaf başvurusunun ve diğer istinaf sebeplerinin açıklanan sebeplerle reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, arıza raporunda arızalı olduğu ve söküldüğü belirtilen OG hücresinin fotoğraflarda yer almaması, elektrik mühendisi bilirkişinin sonradan yerinde yaptığı incelemede de beton köşk içerisinde veya davacının depolarında bu hücreye rastlamaması, davacının bu husustaki zararını ispat edemediği gerekçeleriyle davacının OG hücresi yönünden zarar talebinin reddi yönünde karar verilmiştir.
Ancak davalı şirketçe yapılan kazı çalışmaları neticesinde yüksek gerilim hattının koparıldığı bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. 15/08/2019 tarih ve .... seri numaralı hücre arıza raporunda ..... marka, 2013 imalat tarihli, ......seri numaralı, ...... trafo koruma hücresinin sökülerek yerine aynı tarihte aynı niteliklerde ....... marka, 2019 imalat tarihli, .... seri numaralı ...... trafo koruma hücresinin takıldığı hususu da tartışmasızdır.
Haksız fiil tarihinin ve trafo koruma hücresinin değişim tarihinin 15/08/2019 tarihi olduğu, 2013 imalat tarihli ..... marka trafo koruma hücresinin yüksek gerilim hatlarının kopması nedeniyle yenisiyle değiştirilmesinden dolayı keşif ve bilirkişice yerinde yapılan inceleme tarihinde haksız fiil mahalinde yer altında bulunmasının mümkün olmadığı, bu durumun hücre arıza raporuyla sabit olduğu,
davalı şirketçe yapılan kazı çalışmaları neticesinde yüksek gerilim hattının koparılması neticesinde davacı şirkete ait OG hücresinin de zarar gördüğünün kabulüyle davacının bu yöne ilişkin zararının da ilk derece mahkemesince hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ancak bahsi geçen husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek davalının haksız fiili nedeniyle davacının uğradığı toplam hasarın 19.703,53 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacının haksız fiil tarihi olan 15/08/2019 tarihinden takip tarihi olan 11/12/2019 tarihine kadar 116 gün için avans faizi ile işlemiş faizin %18'i oranında KDV talep edebileceği, bu doğrultuda yapılan hesaplamayla 1.200,97 TL işlemiş faiz ve 216,17 TL KDV talep edebileceği anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin .....
Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 19.703,53 TL asıl alacak, 1.200,97 TL işlemiş faiz ve 216,17 TL KDV olmak üzere toplam 21.120,67 TL üzerinden iptaliyle, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddi ile alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile belirlendiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/601, K. 2024/6, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama