KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/677
- Karar No
- 2025/1182
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/03/2022
- Dava
- Maddi Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 20/01/2026
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/01/2021 günü dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların maliki bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında ciddi hasarlar meydana geldiğini beyan ederek davacıların maliki olduğu ... plakalı araca çarpılması suretiyle meydana gelen kaza nedeniyle 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek olan değer kaybı tazminatının dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...
2918 sayılı KTK ve TBK'nın haksız fiile ilişkin tazminat esaslarını düzenleyen hükümler uygulanacak olup davacı taraf davalı ... şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında kendi aracında oluşan maddi zararın tazminini talep edebileceğinden dosya kapsamına alınan trafik bilirkişi raporuna göre kazanın meydana geldiği yerin kontrolsüz kavşak noktasında ... sokak yönüne "DUR" levhası konulmak suretiyle ana yol tali yol ayrımı yapıldığı,
bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Kavşaklarda geçiş hakkı başlıklı Madde 57/1-b-6 (Tali yoldan anayola çıkan sürücüler ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.) sayılan kural gereği, ilk geçiş hakkının .... sokak üzerinde seyreden davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araçta olduğu, davacılara ait aracın sürücüsü ...'un, idaresindeki otomobili ile 443. sokak üzerinde seyredip istikametine DUR levhası bulunan kontrolsüz kavşak noktasına geldiğinde, kavşağa giriş yapmadan önce durması,
sağ taraftan gelen ve geçiş önceliği olan aracın uzaklık ve hızını yeterince kontrol etmesi akabinde kavşak geçişini yapması gerekirken, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak tedbirsizce kavşak ortak alanına giriş yapıp geçiş önceliği olan otomobille çarpıştığı, bu kural ihlalininde kazanın oluşumundaki asli unsur olduğu,
davalı ... şirketine sigortalı araç Sürücü ...'nın ise, idaresindeki otomobili ile ... sokak üzerinden gelip geçiş önceliği kendisinde olan kontrolsüz kavşak noktasına giriş yaptığı esnada, seyir yönüne göre sol taraftan gelen ve istikametine DUR levhası bulunmasına rağmen kontrolsüzce kavşak ortak alanına giriş yapan araçla çarpıştığı kazada, araçların hasar noktalarına göre iki aracında kavşağa aynı anda giriş yapmış olmalarına karşın geçiş önceliğinin kendisinde olması, ayrıca neticenin oluşumu üzerindeki etkisi yönünden dosya kapsamında araçların hızının tespitine yönelik yeterli bilgi olmaması göz önüne alınarak,
kazanın oluşuma yönelik kural ihlalinin bulunduğunun ispatlanamadığı; kaldı ki dava konusu kazada bilirkişinin de belirtmiş olduğu üzere araçların hasar noktalarına göre iki aracında kavşağa aynı anda giriş yapmış olduklarının anlaşılması ve dosya kapsamında araçların hızının tespitine yönelik yeterli bilgi olmaması göz önüne alınarak, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'ya kusur izafe edilemeyeceği anlaşılmakla, bu doğrultuda davacılara ait aracın sürücüsünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve hatalı olduğunu, tanık dinletme taleplerinin, keşif taleplerinin ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması taleplerinin de mahkemece reddedildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına bağlı araçta oluşan değer kaybına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken; aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değeri ile araç tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada; adli trafik bilirkişisi ... tarafından hazırlanan raporda. 28/01/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların işleteni bulunduğu ... plaka sayılı araç ile davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı otomobilin Denizli ili Merkezefendi ilçesi ...
Mahallesi ... ile ... sokağın kesiştiği kavşakta çarpışması sonucunda davacıların işleteni bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde "DUR" levhasına uymayarak ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal etmesi sebebiyle tam kusurlu bulunduğu, davalı ... tarafından sigortalanan araç sürücüsü ...'ın ise kural ihlalinin bulunmadığı hususunun değerlendirildiği ve mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından açıkça kazaya tanık olduğu belirtilen tanığın adı belirtilmek suretiyle tanık ve keşif deliline dayanılmasına rağmen ilk derece mahkemesince 28/01/2022 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararı ile davacının keşif yapılması ve tanık dinletilmesi talebinin reddi ile kusur raporu alındıktan sonra gerektiğinde bu husustaki itirazlarının değerlendirileceğine yönelik ara karar oluşturulduğu anlaşılmışsa da; davacı vekilinin açıkça bilirkişi raporuna itiraz etmiş olması,
yine tanık ve keşif deliline dayanmasına rağmen taraf delilleri toplanmaksızın dosya içerisinde yer alan kayıt ve bilgiler dikkate alınarak olay mahalline yönelik geçiş üstünlüğünün tespitine dair mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacı vekili tarafından bildirilen tanığın mahallinde, alanında uzman bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif ile dinlenerek tarafların kusur durumunun tespitine dair toplanan deliller ve tanık beyanı da esasa alınarak geçiş üstünlüğünün kime ait olduğu, yine davalının tali kusurunun bulunup bulunmadığı bakımından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak daha önceden hazırlanan bilirkişi raporu ile arada çelişkinin oluşması halinde çelişkiler de giderilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/677, K. 2025/1182, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama