KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1444
- Karar No
- 2025/1633
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/03/2023
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 29/12/2025
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2021 yılı içerisinde 2 adet ... marka ... – ... model araç alınacağının taahhüt edildiğini, işbu taahhüt karşılığında davalı şirketin indirimden faydalandığını, davalı şirketin ... marka kamyonlardan 2 adet alım taahhüt etmesi nedeni ile distribütör marka ...
A.Ş. ile görüşülerek 2 adet aracın davalı tarafça satın alınması şartı ile ekstra %3,5 İndirim olarak filo indiriminden faydalandığını, davalı şirket tarafından taahhüt edilen adet kadar araç satın alınmadığını, yalnızca 1 adet araç satın alındığını, davalı şirketin taahhüt ettiği adette araç almaması nedeni ile ...
A.Ş. tarafından, davalı şirketçe satın alınan araca yapılan indirim iptal edilerek müvekkili şirkete 31.12.2021 tarihli ... fatura nolu 46.201,96-TL tutarlı indirim iadesi faturası tanzim edildiğini, 25.02.2021 tarihli davalı şirket taahhüdünde 2 adet araç alımı gerçekleşmediği takdirde araca uygulanan filo indiriminin taraflarına yansıtılacağının belirtildiğini, ...
A.Ş. tarafından müvekkili şirkete tanzim edilen indirim iadesi faturası 21.01.2022 tarihli ... fatura nolu E-faturanın davalı şirkete yansıtıldığını, işbu fatura alacağının davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin davalıdan alacağı olan ve dava konusu edilen 21.01.2022 tarihli ... fatura nolu E-faturaya ait olmak üzere 46.201,96-TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkili şirkete ödenmesine,
vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın müvekkil firmanın adresinin olduğu Didim Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemelerinde açılması gerektiğini, müvekkili firmanın davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, firmanın davacıdan 24.02.2021 tarihli teklif formu/sözleşme ile 2 adet ... ...-... model araç siparişi verdiğini, sözleşmenin akabinde firmaca 1.840.000,00 TL bedelli proforma faturası düzenlendiğini, sözleşmeye göre ödemenin yapılması veya kredi işlemlerinin tamamlanmasına müteakip aracın tesliminin gerektiğini, müvekkili firma tarafından İş Bankasından ticari taşıt kredisi kullanıldığını ve bu krediye ilişkin tüm bilgilerin firmaya iletildiğini,
ancak durum böyleyken firma tarafından stokta araç bulunmaması nedeniyle araçlardan 1 tanesinin teslim edildiğini, diğer aracın ise teslim edilmediğini, teslimattaki bu sorunun davacının sorumluğunda olduğunu, müvekkili şirketin bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını, teslim edilmeyen araç nedeniyle maddi zararının bulunduğunu, araç fiyatlarının ani bir şekilde afaki miktarlarda arttığını, ayrıca firmaca kalan aracın teslimi konusunda bugüne değin hiçbir olumlu dönüş yapılmadığını, 21.01.2022 tarihli filo indiriminin geri alındığına dair e-arşiv faturası gönderilmediğini,
müvekkili firmaya gönderilen 21.01.2022 tarih ve ... fatura nolu e-arşiv faturayı ve içeriğinde açıklanan indirim iadesi/fiyat farkı talebini kabul etmediklerini davacı tarafa ihtarla bildirdiklerini, bu nedenle içeriği kesinleşmeyen fatura dolayısıyla ve satıcının temerrüdünün söz konusu olması nedeniyle davacının alacağının bulunmadığını, bu konuda alacağı olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkili firmanın davaya konu faturaya itiraz ettiğini ve karşı ihtar göndererek aracın teslimini talep ettiğini, ancak bu ihtara rağmen davacı şirket tarafından araç teslimi yapılmadığını,
firmanın araç fiyatlarında meydana gelen ani ve yüksek miktardaki artışlar nedeniyle aracın mevcut anlaşma şartlarından fiyatının ucuz kaldığının görüldüğünü ve aracın ucuza satılmasını istemediğini, sözleşmeye bu nedenle bağlı kalmaya yanaşmadığını, bu yüksek fiyattaki zamlar nedeniyle araç tesliminin bilinçli olarak yapılmadığını, firmanın kötüniyetli olduğunu, ticari örf ve adetlere aykırı davrandığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı satıcı tarafından yukarıdaki hükümlere uygun şekilde davalı alıcıya herhangi bir ihtarname çekilmemiş ve dolayısıyla davalı taraf temerrüde düşürülmemiştir. Bilakis davalı alıcı sözleşme uyarınca aracın bir an evvel kendisine teslim edilmesi konusunda çektiği ihtarname ile satıcıyı temerrüde düşürmüştür. Neticeten davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmeyen davacı satıcı, temerrüde bağlanan hukuki sonuçlardan faydalanamayacağından alıcının temerrüdüne dayalı zarar giderimine ilişkin eldeki davada haksız olup, davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın alımının taahhüt edildiği yılın 2021 yılı olduğunu, davalının temerrüde düştüğünü, davalının cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, aracın stokta bulunduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşme uyarınca 2021 yılı sonuna kadar iki adet araç satın alınması kaydı ile davalıya filo indiriminin uygulanacağının kararlaştırımasına rağmen, davalının tek araç aldığını, ikinci aracı almadığını, bu nedenle davalı tarafa uygulanan indirimin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasında varlığı ihtilaf konusu olmayan 25.01.2021 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, 2021 yılı içeresinde 2 adet araç alımının yapılacağı, iki adet araç alımı yapılmadığı takdirde uygulanan filo indiriminin alıcıya yansıtılacağının kararlaştırıldığı sabittir.
Davalının ise bir aracı aldığı ihtilafsızdır. İkinci aracın ise haklı neden ile satın alınmadığına dair ispat külfeti davalıda olup, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Bu noktada söz konusu borç parça borcu olup, aranılması gereken borç olmakla birlikte, sözleşmedeki 2021 yılı içerisinde kavramı ile, son günün 31 Aralık 2021 tarihi olduğu açık olmakla, taraflarca kararlaştırılan vade, kesin vade niteliğindedir. Bu nedenle 31 Aralık 2021 tarihine kadar 2. Araç davalı tarafından satın alınmadığından davalı bu tarih itibari ile temerrüde düşmüştür.
Dolayısı ile sözleşme uyarınca iki aracı satın almak için belirlenen kesin süreye rağmen davalının ikinci aracı almadığı, ikinci aracı almamakta haklı sebebin bulunduğunun ispat külfetinin davalı taraf üzerinde olduğu, davalının ise süresinde cevap dilekçesi sunmamakla, haklı sebeple ikinci aracı satın almadığını ispatlayamadığı, bu durumda sözleşmede ikinci aracın alınmadığı takdirde uygulanan filo indiriminin satıcı tarafından geri istenebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davalının temerrüde düşürülmediği şeklindeki yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1444, K. 2025/1633, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama