KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1619
- Karar No
- 2024/155
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 04/05/2023
- Davanın konusu
- Genel Kurul Kararının İptali
- Yazım tarihi
- 11/10/2024
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 23/12/2008 yılından bu yana davalı kooperatif üyesi olduğunu ve aynı zamanda önceki yıllarda kooperatifin yönetiminde aktif görev aldığını, davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/01/2023 tarihinde almış olduğu karar ile müvekkili .. kooperatifi maddi manevi zarara uğrattığı gerekçesiyle 5.000 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiğini, verilen cezanın haksız olduğunu, cezaya dayanak olarak ... adlı firmanın hukuka uygun şekilde yapmış olduğu işlemler gösterilmeye çalışıldığını, ... firmasının müvekkiline ait olmadığı,
eşine ait olduğu ve bu durumun kooperatif kararında da geçtiğini, bir nevi cezanın haksız olduğunu itiraf ettiklerini, verilen cezanın iptal edilmesi gerektiği için davalı .... ile .... dosya numaralı arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, görüşme sonucu anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, anılan yönetim Kurulu kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, verilen cezanın hukuka uygun olduğunu, üyesi olduğu davalı ... maddi manevi zarara uğratmadığı iddia edilse de ,... isimli iş yerinin resmiyette davacının eşi adına kayıtlı olmasına rağmen fiilen davalı tarafından işletildiğini, bahsi geçen firmanın tüm işlerinin davacı tarafından yürütüldüğünü, davacının kooperatif üyeliği için kiraladığı aracı da ... isimli firma adına kullandığını ve irsaliyelerini bu firma adına keserek davalı ... zarara uğrattığını,
davacının üyelikle bağdaşmayan eylem ve işlemlerine karşı da yaptırım uygulamanın kooperatif yönetim kurulunun en temel vazifesi olduğunu belirterek, davanın reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Dava, davalı ... tarafından verilen 23/01/2023 tarihli 3 nolu yönetim kurulu kararının iptaline yönelik olup; davalı kooperatif tarafından kooperatif üyesi olan davacıya, davacının kooperatifi zarara uğrattığı gerekçesiyle 5.000 TL para cezası verilmiştir. Mahkememizce kooperatif ana sözleşmesi celp edilmiştir.
Ana sözleşmenin 48. Maddesinde, "Ortakların kanun ve ana sözleşme ile buna dayanılarak çıkarılmış yönetmelik ve kararlar aksine, kooperatifin menfaatlerine uymayan hareketleri ile, ortaklarla kooperatif arasındaki uyuşmazlıklar dolayısı ile yönetim kurulunca verilen kararlara, ortaklar tarafından itirazda bulunulucak olursa bu itirazlar önce genel kurula, bu kurulca halledilmemesi halinde ise kazai mercilere başvurulur." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Buna göre, davacının doğrudan mahkemeye dava açması mümkün olmayıp, yönetim kurulu kararına itiraz mahiyetinde öncelikle kooperatif genel kuruluna başvurması gerekmektedir. Somut davada, davacı tarafından kooperatif genel kuruluna itiraz edildiği iddia ve ispat olunmamıştır. Bu nedenle, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Hukuki yarar, HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartları arasında yer almakta olup, dava şartları yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı ekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 23/12/2008 yılından bu yana üyesi olduğu davalı Kooperatiften çıkartılması amacıyla davalı Kooperatifin yönetim kurulu 23/01/2023 tarihinde müvekkile "maddi manevi zarara uğrattığı tespit edilen üyemiz ...'in 5000 TL (Beş Bin) cezai işlem uygulanmasına" şeklinde karar aldığını, bu kararın temel sebebinin yönetim kurulu üyelerinin müvekkili ile kişisel husumeti ve müvekkilin kooperatiften çıkartılması olduğunu, davaya konu kararda imzası bulunan Kooperatif yönetim kurulu üyesi ... nin müvekkiline karşı yaptığı eylemler sebebiyle Silahla Tehdit,
Basit Yaralama ve Hakaret suçlarından hakkında Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasında ceza dosyası açıldığını, müvekkiline karşı gerçekleşen hakaret ve yaralama olaylarının kooperatif yönetiminin husumetini açıkça ortaya koyduğunu, kooperatif yönetimince hukuka aykırı şekilde para cezası verilmesine ve müvekkilinin kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin haksız şekilde karar alındığının göstergesi olduğunu, İlk derece mahkemesince dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle usulden ret karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kooperatiflerde yönetim kurulunun ihraç kararları dışındaki kararlarına karşı kural olarak iptal davası açılmaz. Ancak yönetim kurulu kararlarının icra edilmesi sonucu doğrudan doğruya kişisel olarak zarar gören ortaklar yönünden biraz önce anılan kuraldan ayrılmak zorunluluğu vardır.
Çünkü 1163 sayılı yasaya göre bir ortağın yönetim kurul kararına karşı genel kurula itiraz etmesi mümkün ise de, genel kurulun bu itiraz için toplanmaması ve dolasıyla itirazı incelememesi veya genel kurul gündemine almaması halinde bu ortağın genel kurulu olağan veya olağanüstü toplantıya çağırmak yetkisi yoktur.
Öte yandan, anılan yasada, ortağın ihracı dışındaki kararların iptalinin düzenlenmemiş olması yönetim kurulunun diğer kararlarıyla doğrudan doğruya zarar gören ortağın bu kararların iptali davası açamayacağı biçiminde yorumlanamaz. Aksine, ortağın ihracına ilişkin bir karar ile yönetim kurulu kararıyla doğrudan doğruya zarar gördüğü durum, menfaat bakımından aynı niteliktedir.
Hal böyle olunca, yönetim kurulu kararı ile doğrudan doğruya zarar gören ortağın yönetim kurulunun bu kararı kişisel yönden ortağa doğrudan zarar veren kararlarının iptali davasının açılması gerektiği öğretide de savunulmaktadır. (Y.HGK. 15.11.1989- E.D.11-425/K.59)
Yönetim kurulu kararı ortak yönünden haksız eylem niteliğinde ise, yönetim kurulu aleyhine iptal davası açabilir.(Y.11.HD. 07.05.1991 - E.7921/K.2981)
Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde; davalı ... Yönetim Kurulunun 23/01/2023 tarihinde "maddi manevi zarara uğrattığı tespit edilen üyemiz ...'in 5000 TL (Beş Bin) cezai işlem uygulanmasına" şeklinde karar aldığı bu kararla davacı kooperatif üyesinin doğrudan doğruya zarar gördüğü bu sebeple davacının genel kurula itiraz yoluna gitmesine gerek olmaksızın iş bu davayı açabileceği gözetilmeksizin davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığından reddi isabetsizdir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1619, K. 2024/155, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama