KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1814
- Karar No
- 2024/298
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11/08/2023
- Davanın konusu
- Konkordato
- Yazım tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
1.588 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkili şirketin 12/04/2019 tarihinde kurulduğunu, sermayesinin 600.000,00 TL olduğunu, Antalya Ticaret Sicili'nde ....sırasında kayıtlı olduğunu, şirketin sermayesinin tamamının ödendiğini, şirket ortaklarının sermaye borcunun bulunmadığını, şirketin pay sahibinin %100 oranında ... olduğunu, şirketin mermer sektöründe olduğunu, yurt genelinde birçok firmadan alım yaptığını, yurt dışında 5'ten fazla ülkeye ihracat yaptığını, müvekkili ... ise şirketin tek ortağı, yetkilisi ve borçlarının şahsi kefili olduğunu, müşterilerin taleplerini Türkiye'nin her yerinden hızlı ve sağlıklı bir şekilde karşıladığını,
şirketin müşteri memnuniyetini ön planda tutarak aktif, dinamik ve organize olmuş ekibi ile rakiplerinden farklılaşmayı, kurumsal yapıyı ve şirket kültürünü oluşturmayı sağladığı istihdam olanakları ile gelişen Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hedeflediğini, şirketin amacının faaliyetine devam etmek ve çalışanları ile beraber sorunsuz işleyen ve katma değer üreten bir firma haline gelebilmek olduğunu, şirketin blok mermer satışı yaptığı sektörde hizmet verirken ihracat yaptığı ülkelerdeki müşterilerden alması gereken paraları geç ve düzensiz alışı, yine Türkiye'de mermer almak amacı ile verdiği avans çekleri karşılığı,
mermer üreticisi firmanın taş çıkaramaması nedeni ile taş alıp yurt dışında ihraç edememesi ve bu çek bedellerini ödemek zorunda kalması nedeniyle dar boğaza girdiğini, şirketin 2022-2023 yıllarında nakliye, benzin ve diğer maliyetlerin artmasından döviz kurundaki dengesizliklerden, kredilerin kısa vadeli ve yüksek faiz oranları ile verilmesinden, enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini, bu durumların şirketin ekonomik krize ve finansal dengesini bozmasına yol açtığını, şirketin konkordato talebi ile belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı altında yaşamadan işletme faaliyetini sürdürmeyi amaçladığını,
müvekkili şirketin stoğunda taş olduğunu, gemi ile yola çıkan 113.886,00 USD bedeli alacağı blok mermerinin bulunduğunu, şirketin KDV iadesi alacağının da bulunduğunu, bunun dışında kış aylarının bitmesi nedeniyle mermer satış sezonunun açıldığını, hali hazırda davacıya verilen siparişlerin yer aldığını, şirketin maddi durumunun geçici mühlet sürecinde düzelmesinin olası olduğunu, şirketin şimdiye kadar devlete olan tüm vergi tahakkuklarını ve SGK tahakkuklarını ödediğini, konkordato ön projesinin dava dilekçesi ekinde ibraz edildiğini,
şirketin konkordato ön projesinde görüleceği üzere 31/01/2023 tarihi itibariyle toplamda 9.073.104,87 TL borcunun bulunduğunu, dava tarihi itibariyle 3.121.584,00 TL'sini ödemekle birlikte 5.951.520,87 TL borç göründüğünü, bu nedenlerle konkordato talebinde bulunduklarını, mahkemece 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespiti halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ettiği, İİK'nın 285. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca konkordato başvurusu, konkordato ön projesi, şirket kayıtları,
finansal analiz raporlarına istinaden de İİK'nın 287. maddesi doğrultusunda 3 aylık geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici İİK'nın 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İİK'nın 289. maddesi gereğince bir yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmesini, gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet ve uzatma süreleri içerisinde gerçekleştirilecek inceleme ve değerlendirme ile de konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı şirket ve yetkilisi hakkında verilen geçici mühlet süreleri içerisinde hükmedilen tedbirlere rağmen borç tutarının arttığı, davacı şirket yetkilisi ...şirketin çeşitli bankalardan kullandığı kredilere şahsi kefil olduğundan, projesinin şirketin konkordato projesine bağımlı olduğu, ancak şirketin satışlarında artış olmaması sebebi ile konkordato projesinin uygulama imkanının bulunmadığı, raporda belirtilen şirketçe tutanakla sunulan henüz satışı gerçekleştirilmeyen ve bu sebeple mali kayıtlara etki etmeyen satışların gerçekleşmesi hususunda somut herhangi bir belge sunulmadığı,
bu hali ile projenin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, konkordato komiser heyetinin raporu göz önüne alınarak İİK'nın 287. maddesi yollaması ile İİK'nın 292. maddesi gereğince davacılar vekilinin konkordato talebinin reddine,15/03/2023 tarihli tensip zaptı ve 15/06/2023 tarihli duruşması ile davacılar hakkında verilen geçici konkordato mühleti ve tedbirlerin kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; komiser heyetiyle müvekkilleri arasında ilk günden bu yana anlaşmazlıklar yaşandığını, komiser heyetinin müvekkili şirketin ne iş yaptığını tam olarak anlayamadığını, müvekkili şirketi al-sat yapan diğer komiserlik yaptıkları firmalarla karşılaştırdıklarını, bu süreçte keyfi davrandıklarını, müvekkili şirketçe Ocak'ta yapılması gereken para ödemesinin komiserin, komiserlik yaptığı süreç içerisinde yurt dışında olması,
talimatlara ıslak veya e-imza atmaması nedeniyle gönderilemediğini, müvekkili şirketçe komiser heyetine kanun gereği tüm maaş ödemelerinin zamanında ve istendiği şekilde yapıldığını, yasal olan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, heyetin ise taraflarına yeterince konuşmadan, süreçlerini anlamaya çalışmadan, konkordato projesini revize edeceklerini söylemelerine rağmen müvekkilinin beyanını dikkate almadan raporu hazırladıklarını, müvekkili şirketin, parasını peşin alıp, malı vermediğini, müvekkilinin yurt içine satış yapmadığını, yurt dışına satış yaptığını ve mal vardığında döviz olarak ödeme aldığını, satışı yaptığı ürünün,
tonlarca ağırlıktaki ve fiyatı oldukça yüksek olan blok mermerler olduğunu, müvekkilinin ocak sahibi olmadığını, aracı olduğunu, yurdun farklı illerinden alıp, farklı ülkelerine bu ürünü sattığını, temmuz ayında hareketsiz görünen mali kayıt tablosunun ardında çalışmalarının devam ettiğinin açıkça görüldüğünü, müvekkilinin bir taşı satış ve parasını alış sürecinin bazı durumlarda 90 günü bulduğunu, müvekkilinin konkordato sürecinden önce çekle bu satış sürecini yönettiğini, ancak konkordato sürecinde böyle bir durumun söz konusu olamayacağını, müvekkilinin çek kesemeyeceği için işlerin daha da yavaş ilerlediğini,
müvekkilinin taşı ocaklardan çıkarabilmesi için peşin ödeme yapması gerektiğini, yeni aldığı taşın ödemesini yapabilmesi için de daha önce gönderdiği başka taşların gemilerinin varması ve bedelini alması gerektiğini, 20/07/2023 tarihi itibariyle müvekkilince şirketin sermayesinin ortağın alacağından karşılanmak suretiyle 3.500.000,00 TL'ye yükseldiğini, müvekkili ...'ın bir kısım alacağının kaldığını, bunun da mali kayıtlarda görüldüğünü, ancak komiserlik heyetinin yazılı muvafakati ile yapılan bu işlemi dahi raporlarında belirtmediklerini, raporda halen müvekkilinin 600.000,00 TL sermayesi olduğundan bahsedildiğini,
dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınmasını, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerektiğini, müvekkili şirketin kayden ve rayicen borca batık olmadığını, aktifinin pasifinden fazla olduğunu, aktif olarak çalışmaya devam ettiğini ve uzun yıllar da çalışmaya devam etmek istediğini, mahkemece müvekkilinin 15/08/2023 tarihine kadar konkordato geçici mühlet süresi verilmesi hakkının olmasına rağmen yasal sürenin altında geçici 2 aylık sürenin uzatılmasına karar verildiğini,
müvekkili şirketin 2022 verilerine göre ön projeyi hazırladığını, ancak kesin mühletin verilmesi ile birlikte gelecek aylarda çıkacak mali tabloya istinaden sundukları ödeme planını içerir ön projeyi revize edeceklerinin bildirilmesine rağmen taleplerinin kabul görmediğini, müvekkilinin malvarlığının komiser raporlarında yer aldığını, 2 aracının bulunduğunu, bu araçların da rehinli olmakla birlikte satış yapılması halinde imtiyazlı alacak olması nedeniyle rehinli bankaya ödeneceğini, müvekkilinin başkaca malvarlığının olmadığını, konkordato talebinin reddi halinde sadece imtiyazlı alacaklıların alacaklarını alabilecekken,
konkordato sürecinin devam etmesi, kesin mühlet talebinin kabulü ile tüm alacaklıların alacaklarını almaya hak kazacaklarını, müvekkillerinin sadece zamana ihtiyaçlarının olduğunu, kötüniyetli bir yaklaşımlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin konkordato talep etmesine neden olan firmaya karşı icra takibine girişildiğini, evlerinin satışa çıkarıldığını, 89/1. haciz ihbarnamelerinin ilgili kişilere gönderildiğini ve borca karşılık ocaktan taşların markalandığını, konkordato talebinin reddi sürecinde de müvekkili şirketin çalışarak bir kısım borçlarını da ödediğini,
çıkacak mali kayıtlara göre projenin revize edilmesinin planlanabileceği gibi, şirkete ortak alınması hususunun da müvekkili şirketçe değerlendirilmekteyken konkordato talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, konkordato tasdik istemine ilişkindir. Davacıların vade konkordatosu talebinde bulundukları görülmüştür. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
projenin başarıya ulaşmasında en önemli payın işletme faaliyetinden elde edilecek kar rakamına ayrıldığı halde, 2023 yılının ilk 7 ayında o yıl için hedeflenen satış tutarının sadece 1/8'inin gerçekleşmiş olması sebebiyle projenin bu haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olmamasına, projenin revize edilebileceği istinaf sebebi yapılmış ise de; sonuç olarak karar tarihine kadar revize edilmiş bir projenin bulunmamasına, diğer taraftan; davacıların projesine göre teklifte ilk tasdik kararından itibaren 12 ay ödemesiz dönemden sonra 36 ay vade öngörülerek ödemelerin uzun bir vadeye yayılmasına,
böyle bir projenin alacaklıları faiz haklarından mahrum eden, gereksiz yere ve alacaklıları zarara uğratacak şekilde vade uzatımı niteliğinde olmasına, ödemelerin başlaması için bu denli uzun bir sürenin beklenmesinin alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini, borçlu lehine bozar mahiyette olmasına, yine faiz verilmesine dair bir proje unsuru öngörülmeyerek yıllık bazda borçlardan faiz oranı kadar örtülü tenzilat yapılmasına,
konkordatonun tasdik şartlarından birisinin de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesinin İİK'nın 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmamasına(benzer yönde içtihat için bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2023 tarih ve .... Esas ....
Karar sayılı ilamı, 14.09.2023 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı, 25.01.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1814, K. 2024/298, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama