KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2021
- Karar No
- 2024/430
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/11/2023
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Yazım tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili kurumun malzemeli genel temizlik, ilaçlama, havuz ve bahçe bakımı, hizmet alım işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketin ihale dökümanı gereğince müvekkili kuruma hizmet verdiğini, davlı şirketin ihale konusu işi ihale dökümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamlandığını, ancak davalı şirket tarafından işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ...tarafından müvekkili idareye karış açılan Antalya 5. İş mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde verilen kararda,
ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı ile peşin harç-yargılama gideri ve vekalet ücretinin dava dışı işçiye ödenmesine karar verildiğini, gerekli harçların müvekkili harçlar yatırılmak suretiyle yerel mahkeme kararının istinaf edildiğini, halen dosyanın istinafta olduğunu, müvekkili kurumun ihale bedelinin ödenmesinden başka bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili kurumun ihale konusu bedelli davalı şirkete ödemiş olmasına rağmen, davalı şirketin kendi sorumluluğunda olan dava konusu işçi alacaklarını ödemediğini, bu nedenle işçiler tarafından dava açıldığını, mahkemece işçi alacaklarına,
yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı işçilere ödeme yapmakta sorumlu olanın taşeron firma olması nedeni ile açılan davalar neticesinde hükmedilen işçi alacakları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de taşeron firmanın sorumlu olduğunu, aksi takdirde müvekkili kurumun zarara uğratılmış olacağını, müvekkili kurumun aldığı hizmetin bedelini hakediş olarak ödediğini, yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davanın açılmasına sebebiyet verenin müvekkili idare olmadığını, zira dava dışı işçiyi işe alan ve işine son veren de müvekkili idarenin olmadığını beyan etmekle;
toplam 36.768,53.-TL 'nin işleyecek gecikme faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, göreve ilişkin itirazlarının olduğunu, davacının tacir olmaması gerekse de işin ticari iş kapsamında olduğu için ticaret mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu, davacı idarenin iddiasında hukuki dayanak olarak öne sürdüğü ihale sözleşmesi ve teknik şartnamede muvazalı bir durumun söz konusu olduğunu, idarenin bu sözleşmelere dayanılarak rücu edilmesi isteminin kabul edilebilir olmadığını, gerçekte idarenin işçilerin çalışma koşulları ve mali haklarının ödenmesi gibi konularda tamamen kontrol sahibi olduğunu, asıl işveren idarenin değişen alt işverenlerle çalışmakta olduğunu,
yani işçilerin asıl işveren bünyesinde olup değişen alt işveren firmalarda çalışmakta olduğunu, sözleşme ve teknik şartnamenin tarafların gerçek iradelerini ortaya koymadığını ve uygulanmadığını, sözleşme ve şartnamenin haksız olarak dayanak gösterildiğini, sözleşme ve şartnamenin dava konusu uyuşmazlığı dayanak olarak esas alınamayacağını, ilgili alacakların tamamı için alt işverene rücu etme imkanı bulunmadığını,
10/09/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 8. Maddesinde de açık şekilde asıl işveren -alt işveren ilişkisinden kıdem tazminatlarında nihaleyi yapan kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının vekil eden şirketten alacağını talep etme hakkının bulunmadığını beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...
Taraflar arasında dava konusu döneme ilişkin sözleşme, genel ve teknik şartnamelerde; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle asıl işveren davacının sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple davalının ödenen bu alacağın ve fer'ilerinin tamamından kendi dönemi ile sınırlı sorumlu olduğu, ihbar tazminatından ise; son işverenin sorumlu olduğu, bu bağlamda hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince; davacı yanın davalı yandan 6.474,92-TL tazminatın rücuen tazminini talep edebileceği anlaşılmış olup.
6.474,92-TL tazminatın davalı yandan ödeme tarihi olan 22/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı yana verilmesine dair; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin ihale mevzuatı gereğince hizmet alımının yapıldığını, ihale konusu işi yerine getirmek için işçi çalıştırdığını, çalışan işçilerin alacaklarından ve tazminatlarından da ihaleyi alan ve işi yapan davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili kurumun ihale bedelinin ödenmesinden başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket mahkeme kararını uygulayarak dava dışı işçiye işçilik alacaklarının, yargılama ve vekalet ücreti giderlerini ödemiş olsaydı müvekkili kurum bu tazminatları ve giderleri ödemek veya karşılamak durumunda kalmayacağını,
İlk derece mahkemesince verilen kararın müştereken ve müteselsilen sorumluluk şeklinde verilmesinin altında yatan amacının işçinin hak ve alacaklarını garanti altına almak amaç ve gayesinden kaynaklandığını, müştereken ve müteselsilen ifadesi nedeniyle müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalınan dava konusu bedellerin (işçilik alacakları, yargılama giderleri ile vekalet ücreti vs.) davalı şirketten rücu edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,
Dairemizin ...E. ...K. sayılı kaldırma kararına uygun muhakeme yapılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2021, K. 2024/430, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama