KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2331
- Karar No
- 2025/194
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/02/2021
- Davanın konusu
- Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
- Yazım tarihi
- 27/02/2025
Karar Metni
1.701 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacıların davalı kooperatif yönetim kurulu kararıyla aidat borcunu ödemediğinden bahisle üyeliklerinden ihracına karar verildiği, toplantıya alınmadıkları, ihraç kararının davacılar tarafından 02/06/2018 yılı genel kurul toplantısında öğrenildiği, ihraç kararına ilişkin yasaya uygun bildirimlerde bulunulmadığı, usul ve kuralların dikkate alınmadığı, davacılardan ...ye bir kez uyarı yazısı gönderildiği, kanundaki sürelerin beklenmediği ve ihraç kararının alındığı,
kararın uygun şekilde davacıya bildirilmediği 04/12/2017 tarihli ihtarnamede 04/12/2017 tarihi itibariyle davacı ...' nin 4.300TL aidat borcunun bulunduğu 10 gün içinde ödeme ihtar edildiği, cevaben 08/12/2017 tarihli yazıda borcunun bulunmadığı ve yıllık aidatlarının düzenli olarak ödendiği iddia edilen borctın hangi yıllara ait olduğunu ayrıntılı olarak davacıya bildirilmesi halinde ödeneceğinin belirtildiği, buna karşılık herhangi bir bilgilendirme yada 2. Bir ihtar gönderilmediği, 25/02/2013 tarihli belge ile yönetim kurulu tarafından borcunun bulunmadığının beyan edildiği,
yıllık aidatın 600 TL olduğu buna göre 25/02/2013 tarihli belge ile 4/12/2017 tarihli ihtar arasında geçen süre dikkate alındığında bu tutarın 4300 TL etmediği, davacı ...nin eşi ...'ın ölümünden sonra üyeliğin ... tarafından devam ettirildiği, davacı ...a uyarı yazılarının gönderildiği ancak kanunda belirtilen sürelere uyulmadan ihraç kararının alındığı, kararın yasaya uygun şekilde davacıya bildirilmediği, davalı kooperatifin davacı ...a gönderildiği ihtarnamelerde davacının ... ile ... nolu ortaklığa ait 3.502TL borcunun bulunduğu ilk ihtarda 10 ikinci ihtarda 30 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği,
cevaben borcunun bulunmadığı ödeme belgelerinin sunulabileceği ve banka ve kooperatif kayıtlarının incelenmesi ile durumun anlaşılacağının beyan edildiği, davacılar ... ve ... gönderilen İhtarnamelerden sonra derhal tüm aidatların ödendiği buna karşın mevzuata aykırı bir şekilde haklarında üyelikten ihraç kararlarının alındığı, gerekçeli çıkarma kararlarının henüz davacılara tebliğ edilmediğinden 3 aylık itiraz süresinin başlamadığı, üyelikleri düşen davacıların hisselerine el konulduğu,
davacıların hak kaybına uğradığı benzer uygulamanın birçok üyeye yapıldığından bahisle davacıların kooperatif üyesi olduklarının ayrı ayrı tespiti ve ihraç kararlarının şekil bakımından usulden aksi kanaat halinde esastan iptalini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple HKM 128 maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edildi.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı ...'a (Kooperatifin 94 nolu ortağıdır) ihraç kararının Antalya 3.Noterliği tarafından tebliği çıkarıldığı, ancak tebligatın 05.01.2018 tarihinde iade edildiği, davanın K.K 16.maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre içerisinde açıldığı, içinde mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından kooperatif ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde yapılan inceleme ile, davacıya kooperatif tarafından 13.02.2013 tarihi itibariyle borunun bulunmadığına dair belge verildiği, bu tarihten sonra davacının genel kurul kararlarına göre belirlenen aidatları ödediği,
davacının kendisine gönderilen 04.12.2017 ilk ihtar tarihi itibariyle kooperatife borcunun bulunmadığı belirlenmekle, davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının yerinde olmadığı belirlenmiş ve davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ...'a ( Kooperatifin ... ve ... nolu ortağıdır) her iki ortaklığı için ihraç kararının Antalya 3.Noterliği tarafından tebliği çıkarıldığı, ancak tebligatın 05.02.2018 tarihinde iade edildiği, davanın K.K 16.maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre içerisinde açıldığı, davacıya 1. İhtarın usulüne uygun tebliğ edildiği, iki ortaklık için toplam 3.502 TL borcunun bulunduğunun belirtildiği ve 10 günlük ödeme süresi verildiği, ikinci ihtarda ise yine her iki ortaklık için 3.502 TL olan borcunu ödemesi için 30 günlük süre verildiği,
Kooperatifler Kanu'nun 27.maddesine göre ikinci ihtarda verilmesi gereken süresinin 1 ay olarak verilmesi düzenlenmiş olup, davalı Kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde ihtarı takip eden 30 gün içinde üyenin yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği belirtilmiş ise de, şirket ana sözleşmesinin kanuna aykırı hükmün ihtiva edemeyeceği (emsal Yargıtay 23.HD 2011/131 E-2011/83 K) için ikinci ihtarnamenin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Yine Yargıtay 23.HD emsal kararlarına göre ihtarnamede ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilmesi gerekmektedir.
Alınan bilirkişi raporlarında davacının kooperatif kayıtlarına göre iki üyelik için toplam 5.292,00 TL borcunun bulunduğu belirlenmiş, 1.ve 2. ihtarnamelerde belirtilen borçların kooperatif kayıtları ile uyuşmadığı gibi davacının her bir üyeliği için kooperatife olan mali yükümlülükleri ayrı ayrı ve açık şekilde belirtilmemiştir. Dolayısı ile bu davacıya gönderilen ihtarnamelerin yasal değeri bulunmadığından ihraç kararına esas alınamayacağı açıktır.
Bu nedenle davacının ihraç kararının iptaline yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar ...-...'ya (Kooperatifin ... nolu ortaklarıdır) ihraç kararının Antalya 3.Noterliği tarafından tebliği çıkarıldığı, 23.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu evrakın ...'ya 28.08.2017 tarihinde, ...'ya 25.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla, K.K 16/1-4,maddesi uyarınca ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle karara itiraz edilmediğinden ihraç kararının dava tarihi olan 02.07.2018 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle davacıların açmış olduğu davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hukuki dayanaktan yoksun ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacılardan ... ve ...'nın borcunun olmadığını, ihraç kararının iptal edilmesi gerektiğini, her bir davacı için ayrı ayrı lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı ...'ın aynı zamanda borcunun olmadığının hükümde belirtilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kooperatif yönetim kurulu ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz" başlıklı 16. maddesi "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.
Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir.
Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.
Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." hükmünü düzenlemektedir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davacılar ... ve ...'nin davalarının kabulüne, davacılar ... ve ...'ın davalarının ise reddine karar verilmiştir.
Davacılar ... ve ...'ın istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede; davacılar ...-...'ya ihraç kararının Antalya 3.Noterliği tarafından tebliği çıkarıldığı, 23.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu evrakın ...'ya 28.08.2017 tarihinde, ...'ya 25.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla, K.K 16/1-4,maddesi uyarınca ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle karara itiraz edilmediğinden mahkemece bu davalıların açtığı davayı usulden reddetmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 07.06.2024 tarihli dilekçeyle kooperatif genel kurulu tarafından son 5 yıl içerisinde kooperatiften ihraç edilerek çıkartılan, çıkarma kararı kesinleşen ya da davası devam eden üyelerin son 6 aylık aidat ödemesi halinde ihraç kararlarının kaldırılmasının kabul edildiği, ihraç kararına ilişkin bu davanın konusuz kaldığı öne sürülmüş ise de; bahsi geçen genel kurul kararının davacılar özelinde dava konusu yönetim kurulu ihraç kararını iptal eder şekilde olmadığından bu iddiaya itibar edilmemiş ve davacılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ... ve ...'nin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, yani elde iki dava olmasına rağmen davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davacılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olduğu görülmüştür.
Sonuç olarak, davacılar ... ve ...'nın ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2331, K. 2025/194, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama