KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/239
- Karar No
- 2025/203
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 06/10/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 27/02/2025
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ... tarafından davacı ... aleyhine ... tanzim tarihli, 05.06.2017 vade tarihli ve 412.000 TL bedelli senede dayalı olarak Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı takip dosyası ile İcra takibi başlatıldığını, ancak davacının aleyhinde başlatılan iş bu icra takibinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve davacının davalı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında bir takım ticari alışverişleri olduğunu davacının bir dönem davalının yanında çalıştığını, alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafa hiçbir borçu bulunmadığı halde takip dayanağı senet bedelinin davacı tarafından ödendiğini, senedin teminat senedi olduğunu,bu nedenlerle davacının borcu olmayan bir parayı ödemek durumunda kalabileceğinden, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise icra dosyasına yatacak paraların iş bu dava dosyası sonuçlanıncaya kadar davalı alacaklıya tedbiren ödenmemesine karar verilmesini, davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespiti ile birlikte takibin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine % 40 dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşi tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalının fidan-tohum üretimi ve ihracatı yaptığını, müvekkile ait firma adının ...
Fidancılık olduğunu, Müvekkilin Azerbeycan, Türkmenistan gibi ülkelerle ihracat yaptığını,bu işlerini yaparken ...'ın...'daki firmalarla müvekkil arasında aracılık yaptığını, Bu konuda...'da şüpheliye ait ... adı altında firma bulunduğunu, Müvekkilin de işleri için zaman zaman...'a gittiğini, Müvekkilin davacı ile birlikte, çalışarak...'da da fidan üreterek satışını gerçekleştirdiğini, davacının müvekkile olan borçlarından dolayı | vermiş olduğu 412.000.000 tl tutarındaki senet hakkında 74.12.2019 tarihinde denizli 2, İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip yoluna gidildiğini,
bu nedenlerle davacının gerçek dışı belgeye dayanarak tedbir istemesinden dolayı tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksiz davasının reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacının kötü niyetli olmasından dolayı % 40 dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı takibe konu bono bedelini ödediğine ilişkin 15.03.2019 tarihli ibranameyi ibraz etmiştir.Davalı ibraname altındaki imzayı kabul etmiş olup ibraname içeriğine itiraz etmiştir.İbraname olarak düzenlenen belgenin kendisi tarafından davacı ile birlikte yürüttükleri fidan satım işi nedeniyle imzalanarak boş olarak davacıya verildiğini iddia etmiştir.Davalı boş olarak verilen belgenin davacı tarafından iradesine aykırı olarak doldurulduğunu aynı kuvvetteki deliler ile ispat edemediğinden , davanın kabulü ile,
davacın Denizli 2. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyasında takibe konu 412.000,00 TL meblağlı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, takibe konu 412.000,00 TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir ibraname düzenlemediğini, tarih atarak herhangi bir ibranameyi de imzalamadığını, müvekkilinin böyle bir ibranameyi imzalama iradesi bulunmadığını, müvekkilinin işlerinin halledilmesi için imzalı boş kağıdı davacı tarafa verdiğini, müvekkilinin imzası davacı tarafça kötü niyetli ve hileli olarak kullanıldığını, davacı 15.03.2019 tarihi itibariyle borcu olmadığını sunduğu belge ile müvekkilinin açıkça ikrar ve beyan ettiğini iddia ettiğini oysaki tarafların 15.03.2019 tarihinde aynı ülkede yer almadığını, davacı tarafın müvekkiline olan borcunu ödemediğini,
müvekkilinin de davacının sunduğu ibranameyi düzenlemediğini tarafların 15.03.2019 tarihinden sonraki tarihlerdeki telefon ve mesaj kayıtlarında borcun ödenmesi gerektiğine ilişkin görüşmeler ve bu görüşmelerde davacı borcunu ödeyeceğini dile getirdiğini buna ilişkin kayıtları dosyaya sunduklarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, imzası inkar edilmeyen ibranamenin boş olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının davalı tarafından yasal ve kesin delillerle ispat edilememesine,
ibraname gereği davacının takip konusu senet nedeniyle davalıya borcu kalmadığının sabit olmasına, benzer gerekçelere dayanan kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/239, K. 2025/203, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama