KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2415
- Karar No
- 2024/35
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/06/2024
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 13/09/2024
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında mal teslimini içeren bir anlaşma yapıldığını ve müvekkilinin de ödeme kapsamında bir kısım kambiyo senedi verdiğini ancak malların teslim edilmediği için müvekkilinin bu senetlerden borçlu olmadığını öne sürmüş davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, " cevap dilekçesinde müvekkilinin sözleşme konusu malları teslim ettiğini, buna ilişkin nakliye kayıtlarının olduğunu nakliye ücretinin de davacı tarafından ödendiğini " beyan etmiş , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " eldeki dava sözleşme kapsamında verilen kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit davasıdır. Davacı vekili sözleşmeye konu malların teslim edilmemesi nedeniyle alacağın doğmadığını bu sebeple vermiş oldukları kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadıklarını öne sürmüştür.
Bilindiği üzere ticari uyuşmazlıkta ara buluculuğa başvuru bir dava şartıdır. TTK 5/A maddesine göre menfi tespit davaları da bu kapsamdadır. Somut olayda davacı vekili duruşmadaki beyanında davanın ara buluculuğa tabi olmadığını düşündüklerinden ara buluculuğa başvurmadıklarını beyan etmiş ise de eldeki davanın ara buluculuğa tabi bir ticari dava olduğu, bu dava şartının sonradan giderilebilecek nitelikte de olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ; diğer yandan davalının sunduğu belgeler dikkate alındığında ihtiyati tedbire itirazın da yerinde olduğu, tedbirin de kaldırılmasına karar verildiği"
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığını ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığını, menfi tespit davaları konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini, dava türü bakımından arabulucuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, eldeki menfi tespit davasının ilk açıldığı,
13/05/2024 tarihinden evvel arabuluculuğa başvurulmadığı gibi istinaf aşamasında da menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olmadığında dair iddianın ileri sürüldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2415, K. 2024/35, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama