KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2469
- Karar No
- 2024/255
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/02/2024
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazım tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin elinde olan keşidecisi ... (T.C. Kimlik No:...), tutarı 500.000,00-TL olan 15/01/2024 tarihli, .... Şubesi'nin .... seri numaralı çeki kaybettiğini, bu nedenle Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....
Esas sayılı dosyası ile çekin zayi olması nedeniyle ödeme yasağı konulması ve çekin iptali talepli dava açıldığını ve ardından çek üzerine ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini, davalının 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile söz konusu çekin kendisinde olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istirdat davası açılması için 2 haftalık kesin süre verdiğini, müvekkilinin çeki keşideciden aldığına dair taraflar arasında protokol tanzim edildiğini,
keşideci ..... ile davalı arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını ve davaya konu edilecek meblağda bir bedelin .... tarafından davalıya ödenmesini gerektirir bir durumun da bulunmadığını belirterek ..... Şubesi'nin 15/01/2024 keşide tarihli .... seri numaralı 500.000,00-TL bedelli çekin davalıdan istirdatına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı yanın dava dilekçesinde açıkça dava menfi tespit mahiyetinde olduğundan arabulucuya başvurmadan dava açtığını beyan ettiği,
davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu istirdat davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki, davanın TTK 792.maddesi gereği açılan çek istirdatına ilişkin olduğunu, arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olmadığını, İstanbul BAM 44.Hukuk Dairesi ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin bu yönde içtihatları bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Söz konusu kanun hükmü 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A-1.maddesi uyarınca iş bu çek istirdatı davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Somut olayda; davacı tarafça eldeki çek istirdadına ilişkin davanın 7445 sayılı Kanunun 31.maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra 09/02/2024 tarihinde iptal ve arabuluculuğa davanın açılmasından önce başvurulmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2469, K. 2024/255, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama