KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2655
- Karar No
- 2024/471
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 28/06/2024
- Davanın konusu
- Haksız Rekabet Nedeniyle Tecavüzün Önlenmesi ve Meni
- Yazım tarihi
- 20/12/2024
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin üniversite tarafından kullanılan üniversiteye belgeli tahsisli olan resmi '...'' alan adını internet haber sitesinde, Facebook, Twitter, Instagram hesaplarında ve mail adresinde alan adı olarak kullandığını, bu kullanımın hukuka aykırı olduğunu, dava sürecinde alan adının kullanılmaya devam edilmesinin haksız rekabetin artmasına neden olabileceğinden HMK'nın 389. maddesine göre pau/paü ibaresini içeren alan adının haksız kullanılmasının tedbiren önlenmesi için nihai kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir talep ettiklerini,
alan adlarının sadece bir adres niteliğinde olmayıp işletmelerin rekabet gücünü etkileyen ve işletmeleri tanıtmaya yarayan çok önemli bir unsur olduğunu, seçilen ve kullanılan alan adının, başkasının adı markası veya işletme adıyla aynıysa veya büyük ölçüde benzerlik gösteriyorsa hukuken korumaya sahip olduğunu, davalının üniversitenin sahip olduğu tanınmışlıktan faydalanarak alan adında ve sosyal medya araçlarında ..../... ibaresini kullanarak ticari kazanç elde ettiğini beyan ederek, şirketin ..... ismini kullanımının durdurulmasına,
davanın kabulüne, haksız kullanımdan kaynaklı tecavüzünün önlenmesi ve menine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalı ... vekili, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, .... imlemine ilişkin Türk Marka ve Patent Kurumu'nda tescil edilmiş bir markanın da bulunmadığını, .... isminin ticari faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin haksız rekabeti ortadan kaldırmak amacıyla iş alanlarındaki karışıklığı gidermek amacıyla marka, patent ve isim hakkını aldıklarının ortada olduğunu, dava konusu edilen internet haber sitesinin tematik yayın yaptığını, tematik yayının erişimi hedeflediği kitlenin ise ....
Üniversitesi ile ilgisi olan herkesi kapsadığını, davacı idarenin ismi üzerinden herhangi bir ticari faaliyet ile iştigal edilmediğini beyan ederek, davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davalı şirket ve davacının .....Üniversitesi hakkında habercilik hizmetleri pazarı konusunda hizmet verdiği, davalı şirketin "..... .com" alan adını ilk 01/06/2020 tarihinde domain kaydının yapıldığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu müzekkere cevabına göre "...." alan adının 05/11/2004 tarihinde ..... Üniversitesi Rektörlüğü ..../Türkiye adresi bilgisi ile ....
Üniversitesi Rektörlüğü'ne tahsis edildiği, davacı ve davalı şirketin hitap ettiği pazar itibariyle davalı tarafından kullanılan alan adının iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, siteye girenler nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacının kullanımında olan alan adına tecavüz sayılması gerektiği, haksız rekabet oluşturacağı, bunun 3. kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunduğu, alan adı kullanımının ticari dürüstlüğe aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davacı tarafından alan adının davalı ... tarafından kullanıldığından bahisle iş bu davanın açıldığı,
alan adının davalı ....Habercilik...Şirketi adına kayıtlı olduğu ve davalı şirket tarafından kullanıldığı, davalının haber sitesinde yayıncı olarak görev aldığı, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu hususları nazara alınarak 6100 sayılı HMK'da "tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" hususunun dava şartı olarak düzenlenmesi nedeniyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
davalı ...'nin "..... " ibaresini kullanımı nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının kullanımında olan ..... internet sayfasının alan adında yer alan "..." ibaresinin kullanımının önlenmesine, durdurulmasına ve ".... " ibaresinin alan adından çıkarılmasına, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından yargılama aşamasında husumet itirazında bulunulmadığını, mahkemece ilgili tarafça itiraz edilmeyen bir hususta re'sen karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin habercilik alanında iştigal ettiğini ve dava konusu "..." alan adının da davalı şirketin internet sitesinin web adresi/alan adı olduğunu, habercilikle uğraşan şirketlerde, şirketin kendisiyle birlikte genel yayın yönetmeninin de bizzat sorumlu olduğunu, davalı ...'ün aynı zamanda şirketin tek sahibi, yöneticisi ve temsilcisi olduğunu, davalı ...'ün davada bizzat sıfat sahibi olduğunu,
davalı şirket ile diğer davalı ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 11. maddesine göre, haber ve internet haber sitelerinde, hizmeti sunan müdür, genel yayın yönetmeni, editörün de haber şirketinin eylemlerinden sorumlu olacağı hususunu ortaya koyduğunu ve desteklediğini, bu sorumluluk nedeniyle şirketin yanı sıra genel yayın yönetmeninin de davada taraf olarak yer alması gerektiğini ve genel yayın yönetmeninin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı kurumun faaliyetlerinin kesin çizgilerle birbirinden ayrılarak, bu uğurdaki iş ve işlemlerine bakıldığında, rakip olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacı kurum ve müvekkilinin birbirine rakip olmadıklarını, aynı amaç ve doğrultuda faaliyet göstermediklerini, rekabet oluşturacak şekilde eşit olmadıkları gibi müvekkilinin gayesine bakıldığında herhangi bir ticari gaye ile kar amacı gütmediğinden,
haksız rekabetten bahsedilemeyeceğini, davacının kullanmış olduğu "..." ismine ilişkin müvekkilinin faaliyetine başladığı zamanda tescil edilmiş bir marka olmadığını, herhangi bir koruma altına alınmayan isim bakımından marka hakkı bulunmayan davacı kurumun taleplerinin hukuken dayanaksız olduğunu, davacı kurumun koruma tedbirini 08/05/2023 tarihinde talep ettiğini, müvekkilinin ise bu tarihten çok önce faaliyete başladığını, müvekkilinin ''...'' ismi ile mesleğini ifa ettiği tarihin 01/06/2020 olduğunu, iddia edilen marka tecavüzünün oluşmadığını, ilgili tarihlerde tescilli korunan bir değer marka tescilinin olmadığını,
''...'' isimli marka tescilinin de bulunmadığını, marka tecavüzünden veya haksız rekabetten bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, haksız rekabet nedeniyle tecavüzün önlenmesi ve meni istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan somut ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre;
davacının daha önce kullandığı tespit edilen "...." alan adlı web sitesi ile davalının kullandığı "...." alan adlı web sitesinin aynı coğrafyada(internet) ve aynı ürün pazarı(haber) ile ilgili olarak kullanılması sebebiyle birbirine rakip olmalarına, davalının kullanımının sonradan olması sebebiyle haksız rekabet teşkil etmesine, bu sebeple davalı şirket vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmamasına, haksız rekabete konu fiilin ayrı tüzel kişiliği olan davalı şirket tarafından işlenmiş olması sebebiyle, şirket genel yayın yönetmeninin bu konuda pasif husumet ehliyetinin bulunmadığına yönelik mahkeme kararının isabetli bulunmasına,
husumetin kamu düzeninden olup, mahkemece re'sen ele alınmasının gerekmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2655, K. 2024/471, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama