KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2674
- Karar No
- 2024/377
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/09/2024
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazım tarihi
- 03/12/2024
Karar Metni
1.498 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: ... seri numaralı .... tarihli 1.000.000,00-TL bedelli çekin borçlu tarafından vadesinde ödenmediğini ve çekin bütün talep ve ihtarlarına rağmen halen ödenmediğini belirterek borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... talep eden çeke istinaden ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır.
İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir.
Talep eden ihtiyati haciz talebinde çeke dayanmakta olup, talep eden çeki bankaya ibraz eden kişiden önceki cirantalardan ise de bankaya ibraz eden hamil değildir. Talep eden çekin bankaya ibrazından sonra ve fakat ibraz edenin cirosu olmaksızın talepte bulunmaktadır. Çekin talep eden tarafından bankaya ibraz edildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı gibi çekin karşılıksız çıkmasından sonra da talep eden lehine bir ciro (alacağın temliki hükmünde olsa dahi) da bulunmamaktadır.
Bunun gibi ara ciranta olan talep edenin "geriye ciro" ile çekleri devralınması da söz konusu değildir. Kısacası talep eden dayanak çek bakımından yetkili hamil sıfatını haiz bulunmamaktadır. Buna göre ihtiyati haciz talep edenin yetkili hamil olmaması karşısında koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz istemiyle ilk derece mahkemesine ibraz edilen çekin incelenmesi durumunda kanuna ve doktrine aykırı bir herhangi bir unsurun bulunmadığını, ciro silsilesinin düzenli olup, müvekkilinin yetkili hamil olarak hak ve alacaklarını talep edebileceğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, çekin ibrazından sonra ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk veya bozulma durumunun yaşanmaması halinde çeki elinde bulunduranın yetkili hamil olarak kabul edileceğini, ibrazdan sonra geriye dönüş cirosuna gerek olmadığını, teslimle geri verilebileceğini, bu nedenle müvekkilinin yetkili hamil olarak ihtiyati haciz talep etme hakkı bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati haciz isteminin reddine dair 03/09/2024 tarihli karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 790. maddesinde; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir. Aynı Kanun'un 793/1. maddesine göre ise, ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, alacağın temliki sonuçlarını doğurur. Bu halde çek, kambiyo vasfı niteliğini kaybetmemekte, sadece şahsi def'iler çeki ciro ile alan yetkili hamile karşı da ileri sürülebilmektedir.
Ciro, düzenleyen veya çekten dolayı borçlu olanlardan herhangi biri lehine de yapılabilir. Bu kişiler de çeki yeniden ciro edebilirler ve bu kişilerin çeki geriye ciro yolu ile alması başkalarına ciro etmesi mümkündür (6102 sayılı TTK md. 788). Ciro silsilesi içinde yer alan kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesul olup, hamil bunların sıraları ile bağlı olmaksızın her birine yahut bunlardan bazılarına yahut hepsine birden müracaat edebilir (6102 sayılı TTK md. 818/ı-k atfıyla 724. madde).
TTK’nun 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 724. maddesine göre kambiyo senetlerinde “müteselsil borçluluk” esası vardır. Senette imzası bulunan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Güncelleştirilmiş 12. Baskı, Ankara 2006, Sayfa 70).
Keşideciden başlayarak, lehtar ile ciro silsilesindeki her ciranta ve eğer mevcutsa bunların avalistleri kendilerinden sonra gelenlere karşı senedin ödeneceğini garanti etmişlerdir. Bu garanti sözleşmesi anlamında değil bir kambiyo sorumluluğudur.
Senet bedeli ödenmezse, sorumluluk zinciri içinde bulunan her şahıs, kendisinin üstünde yer alan kişilerden senet bedeli ile faiz ve komisyon gibi eklerini talep edebilir (Poroy/Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. Bası, İstanbul 2001, Sayfa 179). Diğer bir anlatımla hamil, müracaat borçlularının borçlanmalarındaki sıraya bakmaksızın, her birine veya bunlardan bazılarına, yahut hepsine birden müracaat edebilir.
Dönüş cirosu ile birlikte ciranta tekrar yetkili hamil durumunu kazanır. Bir çekin birkaç kişiye ciro edilmesi halinde son hamil çeki cirantalardan kime dönüş cirosu ile ciro ederse, o ciranta geriye doğru çek borçlularına başvurabilir. Ciro silsilesine göre borçluya karşı müracaat sorumlusu durumunda olan alacaklının çeki geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de bu şekilde ciro ile çeki devir aldıktan sonra kendisinin sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Zira geriye ciro ile çeki devralan ciranta çeki devretmeden önceki duruma girer ve bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına kavuşur (Seza Reisoğlu, Türk Hukukunda Ve Bankacılık Uygulamasında Çek, s.169).
Bir çekin ibraz süresinin geçmesinden sonra cirantalardan herhangi birine ayrıca geriye ciro bulunmasına gerek olmadan elden vermek suretiyle devredilmesi mümkün olup böyle bir durumda çeki elinde bulunduran ciranta yetkili hamil konumunda olacaktır (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 18.Hukuk Dairesi'nin 24/05/2016 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, ihtiyati hacze konu çekin incelenmesinde, keşidecinin ... Ltd. Şti., lehtarın ... olduğu, çekin arka yüzünde ... cirosunun bulunduğu, bu cirodan sonra ... cirosunun olduğu ve bu cirodan sonra da ihtiyati haciz talep eden ... cirosunun bulunduğu, bu cirodan sonra dosya içerisinde bulunan çekin arka görüntüsünden sadece Ltd. Şti. bölümü okunabilen bir şirketin cirosunun olduğu, bu cironun üzerinin çizilerek iptal yazıldığı, bu cirodan sonra yine okunabildiği kadarıyla bir şirketin kaşesinin ve cirosunun bulunduğu 02/04/2024 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığına dair banka kaşesinin bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talep edenin çekin bankaya ibrazından önce cirantalar arasında isminin bulunduğu, çekin ibrazından sonra geriye ciro için çekin tesliminin yeterli olduğu, cirantalar arasında yer alıp yetkili hamil olan ihtiyati haciz talep eden ... , çeki kendisine cirolayan ... , çekin lehtarı ve çek keşidecisinden çek bedelini talep edebileceği (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 20/09/2021 Tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) hususları gözetilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi hatalı olmuş olup, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2674, K. 2024/377, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama