KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2681
- Karar No
- 2024/455
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/09/2024
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili hakkında Gazipaşa İcra Müdürlüğünün ...Esas numaralı dosyası ile 2.000.000,00 TL lik alacak için icra takibine başlanıldığını, kesinleştiğini, davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek düzenlenen senedi icraya koyduğunu, müvekkilin alacaklı görünen şahsı tanımadığını, ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin maaşına ve tüm gayrimenkullerine haciz uygulandığını, davalının 08/01/2024 tarihinde satış talebinde bulunduğunu, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu beyan ederek davanın kabulünü, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, adli yardım talebinin kabulüne, menfi tespit talebinin kabulüne,
Alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı, Gazipaşa İcra Müdürlüğünün ...Esas numaralı dosyası ile 2.000.000,00 TL lik alacak için icra takibine başlanıldığını, davalının imzasını taklit ederek düzenlenen senedi icraya koyduğunu, davalıya borçlu olmadığının ve imzanın kendisine ait olmadığının tespiti ile menfi tespit istemli dava açmıştır.
Dava, 08/05/2024 tarihinde Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 08/05/2024 tarih .... ...K. sayılı kararı ile kesin olmak üzere görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Davacı vekiline 13/05/2024 tarihli tensip ...nolu ara kararı gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunması için bir haftalık süre verilmiştir.
Davacı vekili 16/07/2024 tarihli dilekçesiyle arabuluculuk başvuru formunu sunduğunu belirtmiş ve 04/09/2024 tarihli dilekçesi ile de arabuluculuk son tutanağını sunmuştur. Her ne kadar davacı tarafça 14/05/2024 tarihinde arabuluculuk başvuru formu dosyaya sunulmuşsa da, dosyanın dava tarihi olan 08/05/2024 tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecek olması, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olması, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmaması nedenleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya vermiş olduğu herhangi bir senet olmamasına karşın davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek düzenlenen senedi icraya koyduğunu, bu nedenle Gazipaşa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı ceza davasının devam ettiğini, konuyla ilgili olarak dosya içerisinde bulunan Gazipaşa Arabuluculuk Bürosunun ...numaralı arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde anlaşamama sonucu çıktığını, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı görünen ... isimli şahsı tanımadığını,
davalıya hiçbir surette bono düzenlemediğini ve imzalamadığını, aralarında bir ticari ilişkinin bulunmadığını, imza ve yazı örnekleri incelendiğinde imzanın kendisine ait olmadığı ve haklılığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra dosyasından gayrimenkulunun satıldığını ve müvekkilinin mağdur olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasında yapılan imza incelemesinde senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının ortaya çıktığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarihli görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2024 tarihli tensip tutanağının 6 nolu bendi gereğince arabuluculuk son tutanağının sunulması için ihtarlı tebligat çıkartılmasına karar verilmesi üzerine 14/05/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu arabuluculuk tutanağından anlaşılmaktadır.
Davadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutunağının dosyaya sunulmadığı, arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihinin 14/05/2024 olduğu son oturum tarihi ile anlaşamama tutanağının düzenlediği tarihin ise 02/08/2024 tarihi olduğu görülmekle menfi tespit davasının ilk açıldığı 08/05/2024 tarihi itibariyle davacının dava tarihinden tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı ve arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı gibi Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin...
Esas- ,...Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi görevsiz mahkemeden görevli mahkemeye dosyanın gönderildiği aşamada da arabuluculuğa başvurulmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği,
dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih 2021/4438 Esas, 2022/8135 Karar sayılı ilamı).
HMK’nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutunağının dosyaya sunulmamış olmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2681, K. 2024/455, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama