KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2712
- Karar No
- 2024/379
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 19/07/2024
- Davanın konusu
- Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması
- Yazım tarihi
- 03/12/2024
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 22.08.2016 tarihli Genel Kurul Kararlarının, Yokluk/TTK madde 622 atlıyla 447 uyarınca butlanla sakat olması dolayısıyla iptali, TTK madde 449 uyarınca davaya konu Genel Kurul kararının Yürütülmesinin Geri Bırakılması ve TTK madde 630 uyarınca şirket müdürünün azledilmesi ve şirkete geçici kayyum atanması ile tüm şirket malvarlığı üzerine tedbir konulması ve ayrıca müvekkillerine ait olmayan imzalarla sermaye arttırımı suretiyle şirket sözleşmesinin 6. maddesini değiştiren 22.08.2016 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde/butlan olduğunun tespiti ile iptalini,
verilecek kararın ticaret sicil memurluğuna tescil ve ilanını, yargılama süresince TTK madde 449 uyarınca davaya konu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasını, davalı şirket müdürünün azlini, şirkete ait ve davalı şirket müdürü tarafından satılmaya çalışılanı ... ... ...cad. no:.. ... ... mah. ... / ... adresindeki gayrimenkul ile şirkete ait başkaca gayrimenkul ve tüm menkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, esas hakkında karar verilinceye kadar şirketin temsili ve yönetimi için kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...6100 sayılı H.M.K.md.389'da "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." denilmiştir.
Anılan kanun hükmü ve dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir talep edilen taşınmazın bilgileri mahkememizce sunulduğunda tekrar değerlendirilmesine yine davacılar vekilinin şirkete kayyım atanması talebinin ise şirketin organsız kalma durumu bulunmadığından ve haklı sebeplerin gerçekleştiğinden dolayı kayyım atama talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin kurucu ortaklarından olup davalı gerçek kişi şirket müdürünün de babası olan ...'in 03/09/2016 tarihinde Mısır'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini, bu şahsın kanser hastası olup hayatını kaybetmeden 3-4 ay öncesinden de hastanede tedavi gördüğünü, müvekkillerinden ...murisinin eşi ...olup Mısır'daki hastane sürecinde eşinin yanında bulunduğunu, diğer müvekkilinin de 2016 Ağustos ayında Türkiye'de olmayıp yurt dışında olduğunu, müvekkillerinin haberi olmaksızın 22/08/2016 tarih 11 sayılı genel kurul kararıyla sermaye artırımına karar verildiğini,
kararın oy birliğiyle alındığının belirtilmesine rağmen müvekkillerinin bu genel kuruldan haberlerinin dahi bulunmadığını, davalıların da sundukları cevap dilekçesinde genel kurulun şirket merkezinde yapılmadığını açıkça beyan ve kabul ettiklerini, müvekkillerinin imzası taklit edilerek ana sözleşme tadili gerçekleştirildiğini ve şirket hisse pay oranlarının değiştirildiğini, ...'in veraset ilamının Türk Mahkemeleri tarafından tanınmaması sebebiyle Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilmediğini, 2021 yılında genel kurul toplantı yapma kararı alındığını,
toplantıya ait taahhütlü mektup listesinde vefat edenin de adresine mektup gönderildiğinin tespit edildiğini ve usule aykırı olarak yapılan toplantıyla süresiz şekilde münferiden davalının kendisini yetkili müdür olarak atadığını, davalının müdürlük sıfatını ve yetkilerini kullanmasının şirket ve müvekkilleri açısından çekilmez hale geldiğini ve davalının şirketi kendi çıkarları uğruna zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, davalı şirkete ait .... adresinde bulunan taşınmazı ortakların haberi dahi olmaksızın genel kurul kararı da alınmadan satışa çıkardığının sabit olduğunu,
müvekkillerinin inceleme ve denetim yapma haklarını engellediğini, şirket muhasebecisine bu yönde talimat vererek şirketin tüm bilgilerini müvekkillerinden sakladığını, bu nedenlerle şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, kayyım atanması talebinin reddine ilişkin 19/07/2024 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı,
müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2712, K. 2024/379, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama