KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/504
- Karar No
- 2025/439
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 27/11/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 18/04/2025
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... İnşaat .. Ltd.
Şti arasında 05/05/2017 tarihli kredi genel sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'nın müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla 2.000.000,00 TL kefalet limiti ile borçtan sorumlu olduğunu, asıl borçlu ve kefile Beşiktaş 26. Noterliğinin 23/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek hesap kat edildiğini ve borç bakiyesini bildirildiğini, daha sonra borçlu şirket ve kefil aleyhine Antalya 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların tüm borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini,
davalı şirketin 05/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve davalı ...'nın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 2.000.000,00 TL kefalet limiti ile imzalamış olması nedeniyle borçtan ve temerrütlerinden sorumlu olduklarını belirterek davalıların Antalya 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; müvekkili şirket ile davacı banka arasında akdedilmiş kredi sözleşmeleri uyarınca muaccel hale gelmiş bir alacak söz konusu olmadığını, alacak muaccel hale gelmeden hesapların kat edilmesi ve bu hesaplara bağlı alacak kalemleri için aleylehlerine icra takiplerinin girilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacak kalemlerinin muaccel hale geldiği düşünülse bile davacı bankanın bu miktar talep hakkının bulunmadığını, yine talep edilen işlemiş faiz oranlarının TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde düzenlenmiş olan faiz oranları sınırlarının aştığını,
müvekkili tarafından hesap kat ihtarına da itiraz edildiğini, müvekkillerinden ...'nın usulüne uygun verilmiş bir kefaleti bulunmadığını, kefalet sözleşmesinde sorumlu olduğu azami miktar ve kefaletin tarihinin kendi el yazısı ile belirtilmediğini ve yine açıkça müteselsil kefil olduğuna dair bir ibarenin e sözleşmede yer almadığını, dolayısıyla hükümsüz kefalet nedeniyle ... aleyhine de icra takibi başlatılamacağını savunarak her iki davalı aleyhine açılan davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatın hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava ve icra takibine konu ticari krediler için; davacı bankanın davalı şirkete açtığı ve kullandırdığı kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranı %18 olduğundan, sözleşme uyarınca bu oranının %50 si olan %27 oranında temerrüt faiz uygulanması gerektiği , yargı denetimine ve dosya mündericatı ile uyumlu bankacı bilirkişi raporuna göre, kat tarihi itibariyle kat tarihi olan 13.02.2018 tarihi itibariyle asıl alacağın ... nolu borçlu cari hesap kredisi için 747.000,00 TL, ... nolu borçlu cari hesap kredisi için 156.155,21 TL olduğu,
ancak bu cari hesap kredisi için takip tarihinden önce yapılan kısmi tahsilatlar düşülmesi ve taleple bağlılık ilke doğrultusunda takip tarihi olan 13.03.2018 tarihindeki asıl alacağın 30.415,21 TL, işlemiş akdi faizin 9.143,58 TL, işlemiş temerrüt faizinin 349,93 TL, gider vergisinin 527,38 TL olduğu,
kat öncesi işlemiş akdi faiz ve temerrüt tarihi olan 02.03.2018 tarihine kadar işlemiş akdi faizin ... nolu kredi için, yıllık %18, ... nolu kredi için yıllık %17, temerrüt tarihinden sonraki temerrüt faiz oranının ise her iki kredi yönünden %27 oranında uygulanması gerektiği, davalı ...'nun TBK 583.maddesi uyarınca kefalet sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporunda takip tarihine göre belirlenen asıl alacak, işlemiş akdi faiz, işlemiş temerrüt faizi ve gider vergisi esas alınmak suretiyle davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,
alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davalılar aleyhine hüküm altına alınan alacak üzerinden hesap edilecek %20 oranında icra inkar tazminatı hüküm altına alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, aldırılan bilirkişi raporunu bilimsel verilere uygun yargı denetimine elverişli olduğu, taraflarca akdedilen sözleşme gereği davacı bankaca uygulanan akdi fiilen uygulanan cari faizin %50'si oranında ekleme yapılarak temerrüt faizi oranı tespitinin mevzuata ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu(Aynı yöndeki içtihat için bknz.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/04/2019 Tarih 2017/4262 Esas, 2019/2785 Karar sayılı ilamı) hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/504, K. 2025/439, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama