KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/725
- Karar No
- 2025/890
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/04/2022
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat
- Yazım tarihi
- 15/09/2025
Karar Metni
1.437 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı bulunan ... Bankası AŞ Isparta ... Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabını kullandığını, hesap kartına ait şifreyi kimsenin bilmediğini, daha önce de kullanma için söz konusu kartı hiç kimseye vermediğini, 17.11.2018 günü saat 14:19 civarı davacı müvekkilin ... Bankası AŞ Isparta ...
Şubesideki ... nolu hesabından 10.000 TL bilgisi ve rızası dışında başka bir hesaba aktarılacağına ilişkin davacının telefonundaki ...’na ait mobil uygulamadan gelen bildirimde ONAY ve RED şeklinde gelen uyarıya RED olarak yanıt verdiği halde (HATA şeklinde uyarı vererek) 10.000 TL’nin müvekkilin hiç bilmediği tanımadığı ... isimli şahsa havale edildiğini, bunu üzerine hemen davacı müvekkilinin,
dolandırıcılık şüphesiyle durumu davalı bankaya telefon ile bildirmek için müşteri hizmetlerini aradığını bunun bilgisi dışında yapıldığını izah ettiği esnada yine hesabından aynı şekilde 15.000 TLnin müvekkilin hiç tanımadığı bilmediği ... adına havale yapıldığını da o esnada bankada konuştuğu yetkiliden öğrendiğini, bu nedenle konuştuğu müşteri hizmetleri temsilcisinden hesaplarına bloke koydurttuğunu, ancak tüm çabalarına rağmen davacı müvekkilinin 25.000 TL’sinin davacı müvekkilinin rızası dışında daha önce hiç tanımadığı,
bilmediği ... ve ... isimli kişilerin hesaplarına aktarılmak sureti ile zarara uğratıldığını, sonradan müvekkilin haricen öğrendiğine göre o sıralarda yaklaşık 3.500.000,00 Tl tutarındaki para başka hesaplardan da onayları ve rızaları dışında aktarılmış bunun 3.000.000,00 TL’si banka tarafından fark edilerek durdurulduğunu, 17.11.2018 tarihinde ... ve ... isimli şahıslar tarafından yapılan yukarıda açıkça belirtilmiş olan işlemler kesinlikle müvekkilinin izni ve onayı dışında olduğunu,
müvekkilinin onay ve izni dışında çekilen toplam 25.000.00 TL lik zararın giderilmesi için ilgili bankaya yazılı olarak da 19.11.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ayrıca TC Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... soruşturma nosu ile suç duyurusunda bulunmuş, bunun üzerine soruşturma başladığını, bu nedenlerden dolayı davanın kabulüne, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) , müvekkiline ait ... BANKASI AŞ Isparta ...
Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabındaki paranın yetkisiz kişi veya kişiler tarafından internet bankacılığı yoluyla çekilmesi sebebiyle müvekkilin uğradığı 25.000,00TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yürürlükteki ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, dava şartı olan arabulucuya başvuru işlemi gerçekleştirilmediği için iş bu davanın öncelikle dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddi gerektiğini, dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili bankanın yapılan işlem güvenliği adına tüm önlemleri almış olup, davalı müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, davacının işleminde de davacını mobil bankacılık için kayıtlı cep numarası aranmış ve telefona çıkan ve aranan müşteri olduğu bilgisi veren kişiden işlemi kendisinin yapıp yapmadığına ilişkin işlem onayı alındığını,
telefon görüşmesinin ses kaydı mevcut olup bankalarından müzekkere ile istenmesini talep ettiklerini, davacının internet bankacılığı şifresinin sadece kendisi tarafından belirlenmekte olup bu şifrenin müvekkili bankada kayıtlı olmadığını, müvekkili bankanın şifreye erişmesi ve bilebilmesinin olanaklı olmadığını, iş bu davaya konu işlemlerin de akıllı SMS ile gönderilen şifreler kullanılmak suretiyle gerçekleşmiş olması ve şifrelere ait gizliliğin de taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müşteriye olması nedeni ile müvekkili bankaya herhangi bir kusurun izafe edilemeyeceğini,
müvekkili bankanın doğrudan davacı cep telefonu ile yapılan bu işleme erişmesi ve engelleyebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı müvekkili banka aleyhine açılmış ve olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 15.sayfasında ve 16.sayfasında belirtildiği üzere yönlendirme işleminin yalnızca ...'in telefonundan yapılabileceği ve Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2021 tarihli 4. Celsesinde sanıkların birbirlerini tanıdığı, basit hataya tabi bir işlem olmadığı, sanık ...'in tanımadığı kişiye kartını vermiş olması gibi ortalama zekalı makul kimselerin bulunmayacağı şekilde beyanda bulunmuş olduğu, davacı şirket yetkilisi ...'in bilerek ya da bilmeyerek telefonunu yönlendirdiği,
bankanın teknik kusuru olmadığı kanaati ile davacıdan kaynaklı güvenlik zaafiyetinden gerçekleşmiş olabileceği, bankanın sistem zaafiyeti ve güvenlik açığı olmadığı açıklanmıştır. İlgili ceza dosyası incelendiğinde ... ve ...'in ceza almış oldukları, Antalya BAM 8.Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı ilamı ile cezalarının kesinleşmiş olduğu ancak bankanın kusuruna dair herhangi bir bilginin kararda bulunmadığı görüldü.
07.04.2021 tarihli heyet raporu ise bilirkişilerin uzmanlık alanları dikkate alınarak hükme esas alınmadı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... - ... sayılı karar doğrultusunda davalı bankanın olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde, o dönem sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli tedbirleri alıp almadığı, olay tarihinde yürürlükte bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) tebliği de gözetilerek o dönem sektörde kullanılmakta olan güvenlik tedbirlerinin neler olduğu, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı, davacının kusurunun zararın meydana gelmesinde ne derece etkili olduğu araştırılmaksızın bankanın kusuru olmadığı kanaati davanın reddine ..." şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı bulunan ... Bankası A.Ş.'nin Isparta ... Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabı kullandığını, hesap kartına ait şifreyi kimsenin bilmediğini, söz konusu kartı hiç kimseye vermediğini, 17.11.2018 günü saat 14:19 civarı davacı müvekkilinin ... Bankası A.Ş.
Isparta Gülkent Şubesideki ... nolu hesabından 10.000 TL bilgisi ve rızası dışında başka bir hesaba aktarılacağına ilişkin davacının telefonundaki ...’na ait mobil uygulamadan gelen bildirimde ONAY ve RED şeklinde gelen uyarıya RED olarak yanıt verdiği halde (HATA şeklinde uyarı vererek) 10.000 TL’nin müvekkilin hiç bilmediği tanımadığı ... isimli şahsa havale edildiğini, bunu üzerine hemen davacı müvekkilinin dolandırıcılık şüphesiyle durumu davalı bankaya telefon ile bildirmek için müşteri hizmetlerini aradığını,
bunun bilgisi dışında yapıldığını izah ettiği esnada yine hesabından aynı şekilde 15.000 TLnin müvekkilin hiç tanımadığı bilmediği ... adına havale yapıldığını da o esnada bankada konuştuğu yetkiliden öğrendiğini, bu nedenle konuştuğu müşteri hizmetleri temsilcisinden hesaplarına bloke koydurttuğunu, ancak tüm çabalarına rağmen davacı müvekkilinin 25.000 TL’sinin rızası dışında daha önce hiç tanımadığı ve bilmediği ... ve ... isimli kişilerin hesaplarına aktarılmak sureti ile zarara uğradığını, 3. kişi tarafından gerçekleştirilen sahtecilik işleminin davacıya karşı değil,
davalı bankalara yapılmış olduğundan bankanın kural olarak bu zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, banka hizmet kusurundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince ilk olarak bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda; davacı şirket yetkilisi ...'in telefon hattına çağrı yönlendirmesi yapıldığı, her iki işlemde banka tarafından gönderilen şifre ve mesajların yönlendirme sebebiyle başkasına ulaştığı, ilk 10.000,00 TL tutarlı havale işleminden sonra banka personelinin davacıyı aradığını, ancak yönlendirilmiş hattan dolandırıcının açıp kendisi davacı olarak tanıttığını, ikinci işlem olan 15.000,00 TL tutarlı havale işleminden sonra ise banka güvenlik sisteminin devreye girerek hesabı bloke ettiği, bankanın tüm güvenlik önlemlerini yerine getirdiği,
hat yönlendirmesinde davacının ihmalinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece sonrasında bir bankacı ve bir de elektrik elektronik mühendisi bilirkişilerden alınan heyet raporunda da, hat yönlendirmesi yapıldığının teyit edildiği, 10.000,00 TL’lik işlemde bankanın kusurunun bulunmadığı, 15.000,00 TL’lik işlemde ise bankanın havaleye onay/ret verilmesiyle ilgili SMS onayı göndermediğinden bu işlem için kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İkinci heyet raporunu sunan bilirkişiler arasında bankacı bilirkişinin de bulunması ve her iki rapor arasında bankanın kusuru yönünden çelişkinin oluşması nedeniyle Mahkemece çelişkinin giderilmesine yönelik olarak dosyanın bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişilerden oluşan bir başka heyete tevdi edilerek rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Öte yandan ceza dosyasının dosya arasında olmadığı görülmektedir. Bilirkişi raporu alınmadan evvel ceza dosyasının dosya arasına celbinin sağlanarak özellikle BTK'dan ceza dosyasına gelen cevaplar ve ceza dosyasına sunulu bilirkişi raporlarının da, bilirkişilerin incelemesine hazır halde bulundurulması, bilirkişilerin tüm dosya kapsamına göre inceleme yaparak çelişkiyi giderir şekilde rapor tanzim etmeleri gerekir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/725, K. 2025/890, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama